Moğollar, Elbistan’ın Kaderini Nasıl Değiştirdi?

                

 

Çocukluğumda aile büyüklerimden şunu dinledim: “Moğollar, Elbistan’da taş üstünde taş koymamış, mezarlara kadar yıkıp, yakmış.”

İşin aslının ne olduğunu Elbistan’ın tarihine göz atarak birlikte bakalım mı:

Bildiğiniz üzere Dulkadiroğulları Devleti (Beyliği) 1298-1522 yılları arasında  Elbistan merkezli olarak kurulan bir Türkmen devletiydi. Dulkadiroğulları, Osmanlı Topraklarına en son katılan beylik olarak bilinir.

  Dulkadiroğlu Beyliği  Turnadağ Muhaberesiyle 1515 yılında Osmanlı devletine bağlanır.

Peki, Dulkadiroğlu Beyliğinin içinde yer alan ve bir dönem Dulkadiroğlu Beyliğinin başkentliğini yapmış olan Elbistan, Osmanlı Devleti’ne katılıncaya kadar geçen süreç içerisinde neler yaşar:

Bölge Kösedağ Muharebesi'nden sonra Moğol hakimiyetine girer. Memlûk Sultanı Baybars'ın Moğol ordusunu yenmesi ile 112 sene Memlûk Devleti bütün bölgede etkili olunca   Dulkadiroğulları Beyliği,  176 sene Memlük Devleti'ne bağlı olarak hakimiyet kurar. 

 1400 yılına gelindiğinde Timur, Elbistan ve yöresini yağmalar. Timur’un Elbistan’ı yağmalamasıyla birlikte Elbistan’ın kaderi değişir.

Moğollar, çok fena tahrip ederek amansızca biçerek ve ateş kullanarak ilerler. Tarihçiler, Moğol istilalarını insanlık tarihin en ölümcül olaylarından biri olarak görmektedir. Pek çok kaynak, Moğol istilasında Bila tefrik-i cins ü mezhep yani cins ve mezhep ayrımı olmadığını yazmaktadır.

Ne acı ki; Elbistan, 1400’lü yıllardan 16. yüzyılın başlarına kadar sürekli yağmalanan bir yerleşim merkezi haline gelmiştir.

Hukuk bilimi, yağmalamayı nasıl tarif etmektedir:

“Yağma, diğer adıyla gasp, zilyetliği başkasına ait bir menkul malın “cebir” veya “tehdit” kullanılarak alınmasıyla oluşur.”

Dulkadiroğlu Beyliği'ne bir dönem başkentlik yapan ve tarihi çok eski dönemlere dayanan Elbistan maalesef uzun yıllar Moğol istilasından dolayı tahrip olmuş, yağmalanmıştır. 1507 yılına gelindiğinde ise Elbistan'ın savaşta tamamen yakılmasından sonra Dulkadiroğlu Beyliğinin Merkezi Maraş'a taşınır.

Timur’un istilasıyla kaderi olumsuz yönde değişmeye başlayan Elbistan, Osmanlı’ya katıldığı dönemlerde  Maraş’ın kazasına dönüştürülür. Halep vilayetinin kurulmasıyla Elbistan köy ve çevresi eski önemini tamamen yitirir.

Halbuki; tarihi, geç hititler dönemine kadar uzanan ve eski bir yerleşim merkezi olan Elbistan bugün Türkiye’nin en önemli enerji merkezi, su yatağı ve dördüncü büyük ovasıdır.

Ermeni kaynaklarda Ablasta, Arapça kaynaklarda Ablestin,  Farsça kaynaklarda Ablistin olarak geçen Elbistan, Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra bugünkü söylenişine uygun şeklini almıştır. Halk arasında  Albıstan şeklinde telaffuz edildiğine rastlanmaktadır.

Geçmişte Moğol istilasıyla tahrip edilen bu güzel vadinin her bir kaynağının çok daha verimli ve doğru kullanılmasını temenni ediyorum. 2023 senesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında tüm siyasilerin el birliğiyle Elbistan’ı il yapmak için çaba sarf etmelerini ve Elbistan’ın kaderinin pozitif yönde değişim yaşamasını diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Erden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.