BİR NAMAZLIK SALTANAT

Kanuni Sultan Süleyman’ı hatırlayın. Ne kadar da güçlü, kuvvetli, zengin… Tarihe bir bakın geçmiş milyonlarca güçlü insanlarla doludur. Güç de kişiden kişiye değişir. Kimi sağlığı olunca, kimi malvarlığı çoğalınca, kimi evlatları ile kimi akrabaları ile kimi sadece kendi ile güçlü hisseder.

            Güçlü olunca insan hükmeder. En büyük O ya hani, güçlü olmak onu hükmetmeye iter. Ailesine, çevresine, arkadaşına bu dünyaya hükmeder. Harcayınca bitmeyecek paraları, gidilince tükenmeyecek yolları vardır güçlü insanların. İnsan hiç kaybetmeyecek gibi sarılır bu kendini güçlü kılan nesnelere… Kimi sarhoş olur bu yolda; mal sarhoşluğu, makam sarhoşluğu, güç sarhoşluğu…

            Koca koca büyük aşklar görür bu dünya, koca koca büyük krallıklar. İnsanoğlu aslında düşünen, üreten, konuşan varlık olarak evrenin en güçlü varlığıdır. Düşüncesi ile çağlar aşabilir, fikirleri ile ölümsüz olabilir. En güzel heykelleri yapabilir, taşı oyabilir, dağları aşabilir. İnsanoğlunun içinde durmaz, duraksamaz bir nehir vardır. Çağlar durur o nehir… Önüne gelen her şeyi katar içine gittikçe güçlenir de güçlenir.

            İnsanoğlu bu kadar güç karşısında aynı zamanda acizdir. Boğazına bir nar tanesi takılıp, tüm malvarlığına veda edecek kadar aciz. Güç karşısında bu acizliği hisseden insan gerçek güçlüdür işte. Sadece kendini güçlü zannedip bu acizliği unutan güçlüler sarhoş olurlar. Güç sarhoşu… En büyük benim, en zengin, en akıllı, en en benim diye düşünür. Bir makam var ki; en büyük makam odur. Durup şöyle bakıldığında en büyük kim derseniz’ ’her şeyin emanet olduğunu bilen, ona göre yaşayan insan ‘’ derdim. İnsan unutunca emanetleri, hep benimle kalacak diye yaşayınca tehlikeli güçleri oluyor. Elimizde tuttuğumuz mal, mülk, şan, şöhret alev topuna dönüşüyor. Sadece bizi yakan, yanımızda tek götüreceğimiz ateş haline dönüşüyor.

            Karacaoğlan ‘’Üryan geldim üryan giderim’’ şiirinde anlatır insanoğlunun çıplaklığını, nedir bu yokluk hali? İnsanın üryan geldiği bu dünyadan üryan şekilde, malsız, mülksüz, şansız, şöhretsiz uzun bir yolculuğa çıkması demek… İpek yüklü kervanları, dağları, sarayları geride bırakıp yolculuğa çıkması. İnsanoğlu isimsiz doğar, ona isim koyarlar. ’Adı ile yaşasın’’ der büyüklerimiz. Adımız ile yaşayıp, adımızı bile geride bırakıp gittiğimiz bir yerdir bu güçlü hissettiğimiz cihan.

            ‘’Öldükten sonra senden alınacak ilk şey ismindir. Sana "cenaze" derler sadece. Kimse isminle çağırmaz. Toprağa verirken dahi adın zikredilmeden "Cenazenin ucundan tut!" der birileri. Sahi, ismin dahi seni terk etmişken soyun, dilin, paran, mevkiin ne verebilir o gün. ? Lâ Edrî . İsmimiz bile olmadan gideceğiz. Koca Yusuflar, Koca Ahmetler, Koca Sultanlar, Koca Leylalar…

            Bir namazlık saltanatın farkına varalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.