NEYİ KAZANDIK?

En çok istediğimiz nedir bu hayatta? Kazanmak değil mi? En küçük oyunlardan tutun da dünya devlerinin oyunlarına kadar her oyunu kazanmak. Peki, her kazanma gerçekten kazanma mı? İnsan neye göre kazanmış oluyor? Kazanmayı bir sonuçla bağdaştırabilir miyiz? İki iki daha dört eder kadar net mi kazanmanın cevabı?

Hepimiz kazanmak istiyoruz:’’ parayı, malı, mülkü, sevdayı, arkadaşı, hayatı, geleceği, mirası, davayı, sınavı, oyunları, aşkı, kumarı, ahireti …’’Ben hiç kaybetmem diyenleri duyuyorum, ya da ben bahtsızım hep kaybederim diyenleri… Ne zaman zor bir konuda karar verecek olsam elime bir kâğıt bir kalem alır yazarım: artıları ve eksileri. İşte kazanmanın cevabı tam da burada ortaya çıkıyor. Sonuç eksi ise kaybetmiş, sonuç artı ise kazanmış oluyoruz. Bu eksi ve artılar kişiden kişiye değişir lakin bazı kabul görmüş tüm insanlığı ilgilendiren kurallar var. Eğer bir kumarı kazanacaksanız oyun sonunda cebinizdeki varlığınızın eskiden daha iyi durumda olması lazım.

Hiç kenara yazdığınız olduğu mu, ortadan ikiye bir çizgi çekip bu uğurda şunları kaybettim, şunları da kazandım sonuç kazançlı ya da hüsran diye. İstediğimiz hedefe ulaşmak için çaba harcamamız güzel bir şey lakin hedefe ulaşmış olmamız tam olarak kazanç mı? Kazanç değil, biz A noktasından B noktasına gitmek istedik ve gittik… Kazandık öyle mi? Başardık(!)

Bir makama ulaşmak için uğraşıyoruz. Her yolu deniyoruz, hak yeme, kandırma, başkalarını iteleme, tüm kirli hareketler… Sonuçta o makam bizim oluyor. Oh mis gibi oturuyoruz. Akşam eve gittik. Yastığa koyduk başımızı. Gel de uyu. Uyuyorsak zaten en büyük şeyi kaybetmişiz: ’insanlığımızı.’’ Kim kazandı? Vicdanınız kaybetti, insanlığınız kaybetti, ahiret inancı var ise o da kaybetti, hareketlerimiz dışardan görünüyor birileri bize ‘’ne biçim insan… Vs. ‘’ dedi. El elin aynası der atalarımız, inanın herkes her şeyi her zaman olmasa da görüyor. İtibarımız da kaybetti. Bizim kâğıda yazdığımız eksi ve artılar var. Hadi hesap edelim, çıkartma işlemi yapalım. Sonuç eksi… Kaybettik. Sadece A noktasından B noktasına gittik. Kandırdık kendimizi, kazanmış saydık, vicdanımızı uyuttuk…

Âşık olduğumuz biri var, gönlümüze söz geçiremiyoruz. Bize göre de değil, mutsuz olacağımızı biliyoruz ama kazanmalıyız.  Yalvarıyoruz, yakarıyoruz olmuyor. Gönül bu ya elde etmesi lazım, kazanması… Bin türlü hile yapıyoruz. Yalanlar, hokkabazlıklar, vaatler sonunda elde ediyoruz. Kazanmak uğruna kendimizden, fikirlerimizden, karakterimizden vazgeçiyoruz adeta kukla oluyoruz elinde. Sonra diyoruz ki: ’kazandım’’. Neyi kazandın? Demir parmaklık kazandın, kendin olmadığın, kendin gibi yaşayamadığın bir hayat…

İnat ediyoruz sevdiklerimizle ‘’o kedi bu masaya gelecek…’’. Tüm saygıyı, sevgiyi yok sayıyoruz. O kedi geldi masaya… Kazandık mı? Kediyle baş başa kaldık. Ya sevdiklerimizin kalpleri, ya kaybettiğimiz saygınlığımız, hoş görümüz, güvenimiz… Yine sonuç eksi.

Malımız olsun istiyoruz. Gayrimenkuller, vasıtalar, mücevherler… Gençliğimizi yok sayıyoruz, zamanımızı, hayallerimizi, sevdiklerimizi, kendimizi… Hep daha fazlası. Yaşamayalım, daha yaşanacak günler var, bu gün önemli değil… Sonra ne oluyor, bir sürü mal, yaşanmamış bir hayat, ölmüş bir dün, belirsiz bir gelecek ile baş başa kalıyoruz. O dünyamızı, ahiretimizi yok sayarak kazandığımız mal bize yar olmuyor… Kazandık mı? Bilemiyorum…

                Bazı oyunların kazananı olmaz mesela. Dostunuzla girdiğiniz hile oyunları, evladınızla yaptığınız savaşlar, sevdiklerinizi karşınıza aldığınız durumlar… Hepsinde istediğiniz noktaya gelmiş olsanız da; kaybedersiniz. Evladınızı, dostunuzu, sevdiklerinizi… Sonuç yine eksi.

                Gelin bazen kazanmayın. Bırakın dostluk kazansın, bırakın insanlık kazansın, güven ve sadakat kazansın. Dünyadaki var oluş amacınız sadece A noktasından B noktasına gitmek ve bir ot gibi yaşamaksa amenna… Gerçekten kazandım mı diye bir muhakeme edin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.