YILDIZLARA BAKMAK

Toprak bir damın üstünde yatan minik bir yürek, gök alabildiğine parıltılı, tüm bu karanlığın içinde binlerce yıldız göz kırpıyor. Göğe bak diyor, işte biz ordayız. Tüm ışıklar sönse de; bu kâinatı aydınlatan birileri var. Hafif rüzgâr vuruyor insanın yüzüne, rüzgâr adeta içinden geçip yol alıyor. Okşuyor anne şefkati ile hafif bir titreme, yürek çarpıntısı… İnsan kendini ne zaman yalnız hissetse, ne zaman savrulsa bir rüzgârın karşısında oradan oraya başını göğe çevirmeli… Gök kubbe zifiri karanlık günlerin olmadığını, her karanlığın içinde minik minik yıldızlar barındırdığını anlatır insana.

Oscar Wılde : ’’Hepimiz bir bataklıkta yaşıyoruz ama bazılarımız yıldızlara bakıyor.’’ der. Ne zaman bataklık içinde hissetsem, boyumca derde batsam, kalkamasam altından bazı olayların, durumların elimde bir fincan çay, rüzgâra karşı kafamı uzatır pencerelerden, balkonlardan yıldızlara bakarım. Kalbim kapkara olmuştur. İnsan kendi ışığını kendi yakmazsa dışardaki hiçbir ışık aydınlatmıyor onu. Kalbin ışığı ümit ve teslimiyettir. Ümit eder insan, ona sarılır. Hayırda şer, şerde hayır arar. Yaradan’a teslim olur. Teslimiyet; artık O’na bırakmaktır işin sonunu.

Yıldızlar ordalar; tüm karanlığa meydan okurlar. İnsanın başını göğe kaldıran, gecenin sessizliğini bozan cırcır böceklerinin, kâinatın ışığıdır yıldızlar. Ayaklarımızın altında olan ağır yükler bizi dibe çekerken el uzatırlar bize. Ümidini kaybetme derler, her gün gece olacak her gün güneş doğacak. Karanlık bastırınca elbet aydınlığı da verecek Rabbin.

            Yıldızlara bakmak; tüm sis ve dumana, karanlığa, olumsuzluklara rağmen ayakta kalmak, parlamak, ümit etmeyi bırakmamak ve karanlıkta boğulmak yerine ışığa bakmayı seçmektir. Hepimizin içinde ışıklar var, hastalıkta, yokuşta, ayrılıkta, ölümde, canımızı yakan ne varsa karşımızda iken sarıldığımız, karanlıkta kalmamak için yaktığımız bir ışık. Bazen içinizdeki ışık yetmezse bunlarla baş etmeye yıldızlara bakın. Yıldızlar bu başımızdaki koca gökte zifiri karanlıklara ümit ışığı oluyor.

Siz bataklıktakilere odaklanmayın. Başınızı göğe çevirin, birkaç yıldız seçin her gün aynı yerde çıkan, selam verin ona, konuşun… Yıldızlarla dost olun, ayağınızın altındaki dikenlere, kokuşmuş bataklıklara bakıp ışığınızı söndürmeyin. Kâinat, Yaratıcısından bir nebze bile olsa iz taşır ya hani. Yıldızlar işte İnşirah suresini hatırlatır. Ne diyor :’’Elbet her zorlukta, bir kolaylık vardır.’’  Her karanlıkta bir ışık olduğunu gösterir yıldızlar bize. Gönlümüzün pusulası olur, karanlık yürekleri aydınlatırlar. Her yere ışık saçar yıldızlar, ölülere de dirilere de…

Ne kadar canınız yansa da, bu gri çağda ne kadar kaybetseniz de güveninizi, sadakati, samimiyeti, ümidi, dostluğu, kardeş gibi yaşamayı özlediğinizde göğe bakın… Orda binlerce yıldız size sesleniyor: ‘’BAK HER ZORLUKTA BİR KOLAYLIK VARDIR. RABBİN KİMSEYİ KARANLIKTA BIRAKMAZ.’’ Yeter ki; doğru yere bakalım… Göğe, yıldızlara… Bataklıklara değil.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder

# olan, anne, yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.