“Cekete İmzalanan Elbistan İl Oldu İmzası”

1993 yılında zamanın başbakanı Süleyman Demirel, muhtar Nuri Taphasanoğlu'nun ceketini imzalayarak " Elbistan İl Oldu" yazmıştı. Aradan geçen yıllara rağmen Elbistan il yapılmadı.

Sabırla dut yaprağı atlastan kumaşa dönüşüverirmiş. Sabır ama ….

Sevgili okurlarım, Gaziantep’te doğdum, büyüdüm. Ancak anne ve babamın kökenleri Elbistan’a dayandığı için her yıl veya iki yılda birkaç hafta geldiğim Elbistan bu gelişimde şehir olmak için çırpınıyor…

Nasıl mı? Türkiye’nin pek çok şehrini gezen biri olarak gönül rahatlığı ile şunu diyebilirim. Evet, Elbistan fazlasıyla il olmayı hak ediyor. Benim gözümden neden il olması gerekiyor anlatayım:

<![if !supportLists]>-          <![endif]>Ciddi bir linyit kaynağı ve elektrik üretimi var. Dünya enerji olayını tartışırken böyle bir rezerve sahip olması inanılmaz bir avantaj.

<![if !supportLists]>-          <![endif]>Dünya’da gıda krizi günden güne artarken şekerpancarı gibi stratejik bir ürüne sahip tarım havzası var.

<![if !supportLists]>-          <![endif]>İçinden geçen Ceyhan nehri yanında etrafındaki pek çok yerleşim yerinde inanılmaz su kaynağı var.

Bu bağlamda şeker, su, enerji gibi Allah’ın lütfu pek çok nimet var Elbistan’da.

Son dönemde yapılan inşaatların kalitesinin artması, hastanelerin, Avm’lerin artması; barınma, sağlık, yiyecek gibi pek çok kaynağa ulaşılabildiğini gözlemledim.

Yine Elbistan- K. Maraş arasında yapılan 11 tünel ile K. Maraş’a ve oradan da limanlara rahat ulaşılabileceğini yani lojistik anlamında da bir gelişme gördüm. Bu durum şehrin ticaret hacmini de geliştirecektir.

Dulkadiroğlu Beyliği'ne başkentlik yapan köklü tarihi olan Elbistan’ın insanları ise okumaya, kültüre ve Dünya’ya açılmaya müsait bir yapıda olduğu görülmektedir.

İlçe höyükler açısından da çok zengindir. Özellikle Moğolların geçmişte çilesini çekmiş ve sonrasında Dulkadiroğlu Bey’in önemli bir merkezi olan bu kadim şehrimize sahip çıkıp kaderini değiştirmemiz gerekmiyor mu? 

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Elbistan’ın köklü bir yerleşim yeri olduğunu, kuşaktan kuşağa ulaşan kültürel kodları olduğunu görmekteyiz:  

 Bu dağlar ve beldelerde hep Türkmenler otururlar. Lisanları (kendileri gibi) Buhara illerinden gelmedir. Bütün Türkler on iki çeşit lisan üzere konuşurlar”

Sulak, tarım ve enerji ovasıyla, zengin kültürel kodlarıyla Elbistan, il olmayı hak etmiyor mu?

Büyük şehirde doğan ve büyüyen biri olarak diyebilirim ki!

“Elbistan İl olmayı fazlasıyla hak ediyor.”

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Erden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.