33 YAPRAKLI GÜL ŞEHRİ DARENDE'Yİ VE  O GÜLLER ARASINDA YETİŞEN; SOMUNCU BABA'NIN 14. GÖBEK TORUNU HAMİDETTİN ATEŞ EFENDİ'Yİ ZİYARET VE GEZİ İNTİBALARIM:

33 Yapraklı Gül Şehri Darende ile Sağlığımla İlgilenenlere Teşekkür Yazımızı; lüzumuna binaen tekrar yayınlıyoruz:

16 Haziran 2022 Perşembe günü, başlıkta sözü geçen güzelliğe sahip, komşu ve kardeş ilçe Darende'deyiz. Cennet Mekân, Osman Hulûsî Efendinin sevgili evlâdı, güler yüz ve tatlı dili ve tatlı sohbeti ile gönüle ilham veren Muhterem Hamidettin ATEŞ Efendi'nin, çeşitli gül ve çiçeklerle bezenmiş, Tohma Irmağının kıyısı bahçesindeyiz. Bir espri; Tohma Irmağında onlarca ördek ve kazlar, kanat çırparak; sanki gelen ziyaretçileri selâmlıyorlardı.

Efendinin bendesi ve damadım Cahit Gökduman birlikteliğinde torunum Lütfiye; kucakladığı gül paketini, muhterem Hamedittin Efendiye sundu ve o anda bir de hatıra fotoğrafı çekilmesi ihmal edilmedi. Resim yan tarafta görüldüğü gibi. Ve diğer hatıra resimlerimizde sıra ile neşrettim, unutulmaz bir hatıra olması bakımından.

Sohbetine doyulması kolay olmayan Sayın Hamidettin Efendiyi dinlerken:

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın, birkaç yıl önce, teşriflerindeki ziyaret saatini uzatıp, sekiz Bakanı ile dört saati aşkın sohbet, diğer deyimle meşveret yapmalarının, ne kadar isabetli ve doğru olduğu, O anda hatırımdan geçmedi değil.

Bir saati aşkın süren sohbetimizi, unutamayacağım bu anıyı hafızama işledim. Kafamda, (acabalık) taşıyan bir husus için söz istedim; "Buyur" dedi. 1949-baharında, Hacı İsmail Toprak Hazretleri, Cennetmekân pederiniz Osman Hulûsî Efendi, Camcı Hacı Hasan(Akyol) Efendi ve ekibiyle Köyümüz Yenice'ye teşriflerinde, Sivas Ulu Camii’ne halkı yardıma çağıran şiirimi; Sivas'ın Müftüsü Efendiye göndersem, onu çerçeveletip-müsait bir köşesine assa diye hatırımdan geçiyor. Münasip mi? Efendim dedim. "Münasip, gönder, Müftü Efendinin uygun göreceğini sanıyorum" buyurdu. Bendeleri, memnun oldum. Bu arzum gerçekleşecek İnşallah..

Sohbetimizi müteakip gezi izlenimlerime değinmek istiyorum, kısa da olsa: Çevre Mühendisinin çizdiği plân çerçevesinde uygulanan sahalar, gerçekten görmeyi değer nitelikteydi. Temsilde hata yok, tabiri caizse, saklanmış bir Cennet köşesi. Bu yeri ve güzellikleri, izah etmek, diğer deyimle anlatmak oldukça zor. Açık söyleyeyim, gücümü aşar niteliktedir. Özetlersek, görmek, gezmek, izlemekle anlaşılır bir manzara.

Bu güzelliği görmeyen, yerli ve yabancı Turistlere, özellikle tavsiye ediyorum. Bu tavsiyemizden esinlenerek gelenler: "Biz bu yeri şimdiye kadar nasıl görmemişiz?. Gerçekten, O gazeteci Mehmet Göçer'in dediği kadar güzellik sergileyen bir yermiş" diyecekler, bize de gıyaben teşekkür ve Dua edecekler kanaatındayım.

Bu vesileyle, deyim yerindeyse, bakırlaşmış gönlümü kalaylarcasına ferahlatan, Muhterem Hamidettin ATEŞ Efendi'ye, bu görüşmemizin organizasyonuna öncülük yapan Musa TEKTAŞ Hoca'ya teşekkür ediyorum. Dualarına muhtaç olduğumuzu da hatırlatmadan geçemiyorum.

Maasselâm. Kalın sağlıcakla.

.......................................................................................................................................................

 

BU MAKALEM:SAĞLIĞIMLA İLGİLİ VE İLGİLENİP; EVVEL ALLAH! SAĞLIĞIMA KAVUŞTURULMAMA VESİLE OLAN: SAYIN PROF.DR. VE UZMAN DOKTOR ZÂT-I MUHTEREM BEYLERE VE SAYISINI SAYAMAYACAĞIM KADAR ÇOK, GEREK EVİME KADAR TEŞRİF EDEREK GEREK TELEFONLA; İNTERNETLE VE GAZETELERE İLÂN VEREREK: "GEÇMİŞ OLSUN" DİYEN, HATIRIMI SORUP, BENİ MUTLU EDEN, GÖNLÜMÜ FERAHLATAN DOSTLARIMA TEŞEKKÜRÜME DÂİR

Kur'an-ı Kerim’in emri: "SELÂM-I YAYINIZ) emir ve buyruk kapsamında, başlıkta sıralanan Beylere ve tüm dostlarıma, SELÂMÜNALEYKÜM diyerek başlıyorum yazıma:

Evet, sağlığın yerinde olmayınca, dünyalar dolu malın olsa hiç mi hiç değeri olmadığını, geçirdiğim hastalık sonucu anladım. Bu bağlamda, sıra ile geçen safhaları yazıp, siz muhterem dost ve okurlarıma; yineleyerek bilgi vermek istiyorum:

Elbistan D. Hastanesinde tedavi olmak için yatmakta olduğum sırada, uzun süredir Elbistan ve çevresi ilçeler halkının sağlığına; uzman ekibiyle hizmet eden Başhekim Prof. Dr. Sayın Alptekin YAŞIM Beyi telefonla arayarak: iki meme arasından ince bir sızı duyduğumu arz ettim. Hemen, Kardiyoloji Uzmanı Hayati EREN beye, "İlgileniniz, durumu bana da bildiriniz" diye emir verdi. 

Sayın Hayati EREN Bey, derhal bir film çektirdi. Aldığı sonucu masasında konuşuyoruz: "Mehmet amca, senin kalbinde ciddi bir problem var. Sen, Türkiye'de birkaç doktordan biri olan; Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde görevli Prof. Dr. Hasan PEKDEMİR'Lİ ve Birlikte Çalışan, Prof. Dr. Hakan TAŞOLAR beylere git. Onlar gereğini yaptıktan sonra, vücudundaki birçok diğer hastalıklar da geçecektir" tavsiyesinde bulundu.

"Kör istedi bir göz, Allah verdi iki göz" misali derhal, oğlum Himmet ile Malatya'ya hareket ettik. Prof. Dr. Sayın Hasan PEKDEMİRLİ'nin muayenehanesindeyiz. Meğer Sayın Hayati EREN Bey, benimle ilgili telefonla görüşüp, edindiği bilgiyi; affına mağruren arz etmiş. 

Evet, yurt genelinde birkaç kalp uzmanından biri olan Prof. Dr. Hasan PEKDEMİR'li Arkadaşı Prof. Dr. Hakan TAŞOLAR, yapılan Tıbbî tahliler sonucu derhal Kardiyoloji Cihazına aldılar. Yapılan işlemi de bizzat ben de izliyorum. PEKDEMİR'Lİ: "Aha, tam şurası" dedi ve işlem anında, tam düzelttik" dediği, tabiî bana müjde oldu.

Yatağıma yatar yatmaz, gerçekten, Sayın Hayati EREN'in, Elbistan'da dediği gibi, vücudumdaki rahatsızlıkların birçoğunun bertaraf olduğunu hissetmeye başladım. Bu faslın akabinde yoğun bakıma alındım. O gün ve gece kaldığım yoğun bakım servisinde, gösterilen ilgiden dolayı, Sayın doktorlarına ve diğer tüm görelilere teşekkür etmeden geçemiyorum. Sağ olsunlar.

Yoğun bakımı takiben, normal servise kaldırıldım. Prof. Dr. Sayın Hasan Pekdemirli ve aynı görevi paylaşarak insan sağlığına son derece hassas ve yoğun ilgi gösteren Prof. Dr. Sayın Hakan Taşolar (ikisi de Elbistanlı) Beylere sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum.

       Yineliyorum; Kardiyoloji uzmanı Hayati Eren; "Bu gideceğin Profesörler, Türkiye'de, birkaç Profesörlerdendir." demişti. Bunun gerçek olduğunu; gösterilen ilgi ve yaptıkları uygulama sonunda anladım. Bu Zat-ı Muhteremlerin ayrı bir özelliklerine şâhit oldum, şöyle ki:

 Hastalarını; lüzumuna binaen; gece yarısı bile bizzat gelip; güler yüz ve tatlı dil ile durumunu kontrol etmeleri ve "Var mı bir şikâyetin? Anlat bakalım!" diye hatırlarını sormalarından anladım.

 Gönül ister ki; bütün Profesör Doktorlar, Uzman Doktorlar, Pratisyen Doktorlar da kendi çapında; hastalarını güler yüz, tatlı dil ile karşılasınlar. Zira bir doktorun hastasını bu incelikle karşılamaları, Bence: o hastanın hastalığının yüzde 25'ini, geri kalanı da yazacağı reçete ve ilaçlarla tedavi edecektir kuşkusuz. Zira bu karşılama, hastanın moralini düzelir.

Yani, yukarıda sözünü ettiğimiz Sayın PEKDEMİRLİ ve Sayın TAŞOLAR'ın, hastalarına sıcak bakışları ve yoğun ilgileri; gerçekten takdire şayan doğrusu! Sağ olsunlar, var olsunlar. Tüm sağlıkçılar, başımızın tacı, gönüllerimizin de, tabiri caizse ilacıdırlar. Allâh, Onların yokluğunu vermesin!.. Âmîîîn, Âmin.

       "Bin işçi, bir Başçı" Atasözü kapsamında İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Ahmet Kızılay'a ve Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Sayın Adil Başkıran Beylere, Elbistan Devlet Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Sayın Alptekin YAŞIM Bey ve Kardiyolog Uzmanı Sayın Hayati Eren'e, Kalp hastalığımı, bizzat meşgul olup modern cihazla tedavi eden Prof. Dr. Sayın Hasan PEKDEMİRLİ ve Prof. Dr. Sayın Hakan TAŞOLAR'a ve kısaca tüm sağlık ekibi beylere ve görevlilerine teşekkür ediyor; "Var olsunlar, sağ olsunlar" diye dua ediyorum.

       Bu bağlam ve çerçevede: Osmanlı Padişahlarından KANUNU Sultan Süleyman'ın: kulaklara küpe olacak, diğer deyimle hafızalardan silinmeyecek vecizesini; siz sayın okurlarımla tekrar paylaşıyorum:

       "HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ:

       OLMAYA DEVLET CİHANDA; BİR NEFES SIHHAT GİBİ!"

Maasselâm; kalın sağlıcakla.

.....................................................................................................................................

 

MAHMUT EFENDİ HAKKK'A YÜRÜDÜ

İsmailağa Cemaati Lideri, Mahmut Efendi namı ile anılan Mahmut Ustaosmanoğlu, uzun süredir çektiği hastalığa yenik düşerek 93 yaşında vefat etti. Fatih Camiinde, 24/06-2022 Cuma namazını takiben cenaze namazı kılınarak, Edirnekapı şehitliğinde toprağa verildi.

Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip ERDOĞAN, yayınladığı taziye mesajında:  "Ömrünü İslâm'a vakfeden, ülkemizin manevi rehberlerinden Mahmut Ustaosmanoğlu Hoca Efendi'ye, Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyor, ailesine, talebelerine ve tüm sevenlerine sabr-ı Cemil diliyorum. Mekânı Cennet olsun" dedi.

..................................................................................................

 

ELBİSTAN BELEDİYESİ’NİN PARK VE BAHÇELER MÜDÜRÜ SAYIN TALİP DOĞAN KARDEŞE MEKTUP:

"Tereciye, tere mi satıyorsun? Mehmet Göçer" demeyeceğini umarak başlıyorum yazıma.

"AĞAÇ DALI İLE GÜRLER" Atasözü kapsamında, 90'lık bu kardeşiniz de, görevi icabı, size yardımcı, dolayısıyla bir hatırlatmada bulunacak, izninizle:

Elbistan'ı, mini bir tarama yaptım. Yeni adı ÇINARALTI, eski Öğretmen Evi Bahçesi ile doğu karşısı Ceyhan Nehri kıyısındaki başta çınar olmak üzere ağaçların dallarında bir hayli kuruyanlar olmuş. Onlar kesilince, diğer deyimle budanınca ağaç gençleşir, kesilenler de odun olur, geçen yılsonu uyguladığınız gibi.

BİTMEDİ: Devlet Hastanesi civarındaki ağaçların dallarında ki kuruyanlara ilâveten, bazıları da kökten kurumuş. Ayrıca Mutlucan Şeker Fabrikası cadde ve sahalarında da, yine kuruyan dallara ilâveten kökten kuruyan ağaçlar göze çarpmaktadır. Ayrıca, Pınarbaşı membaı sahada da, buna benzerleri görülmektedir. Özetlersek, daha başka cadde ve sahalarda da, bu gibi ağaçlar görülmektedir.

Yaprakları sararıp dökülmeden, "Demir tavında gerek" misali, gözden geçirilirse, tonlarca odun da istif edilir, (Zaten bunu, sağ olsun, Belediye Başkanımız Sayın Mehmet GÜRBÜZ uyguluyor, fakirlere odun dağıtıyor, imkânlar ölçüsünde, her kış gelmeden.)

Sayın Talip DOĞAN kardeş:

Malatya Caddesi bulvar arasındaki çimenlerin kurumaya yakınlığı gözleniyor gibi. Sağ olsun, Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Gürbüz'ün emir ve ilgisiyle ekilen çiçekler, güzelliğe güzellik katıyor. Bunu, bizzat, sen ve ekibin uyguluyor, malum. Ancak, çimenler: çiçekler gibi yeterli sulanmıyor gibi geldi bana, Malatya Caddesi örnek.

Sayın Talip DOĞAN kardeş: bir esprili örnek: "Asker kırılır, Paşa, yani komutan terfi eder" Bu misal: sizler, böyle yoğun ve olumlu hizmetler sundukça, halk sizi ve ekibinizi sever, öte yandan Başkan Mehmet GÜRBÜZ de terfi eder, yani Elbistan halkı takdir ve tebrik eder.

"Sözü uzattın haaa1" demeyeceğinizi umarak, bir hususu daha hatırlattıktan sonra, sözlerimi sonlandıracağım izninizle:

Tapu ve Kadastro Müdürlüğü binasını geçip kuzeye giden caddenin takriben 80 metre ötesi göbekten AEL sitelerine ayrılan caddenin 100 metre ötesi: İSMET ZEDELİ Apartmanı ile 12 katlı KÖKER Apartmanı arasında, takriben iki dönüme yakın saha, yani boşluk son derece kirli. Gidip görünce; "Şimdiye kadar, ben burayı nasıl görmemişim? Gerçekten çok çirkinlik arz ediyor" diyeceksiniz, kendi kendinize.:

Araçlarınız, tam tekmil geldiğinde, bir günlük işi var. Belki bir kaç kamyon toprağa da lüzum görebilirsiniz. Düzlenmesinin ardından, yapacağınız dizayn ve ekilecek çimler arasında bir kaç da çocukların oynayacağı edevatlar sergilenirse; Bu çirkinlik yerini böylece güzelliğe bırakacak, bölge halkı da. Çocuklar orada güle oynaya vakit geçirirlerken, başta tabiî ki Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Gürbüz olmak üzere size ve ekibinize teşekkür ve DUA edecektirler kuşkusuz.

       Maasselâm!,. Kalın sağlıcakla.

                                                                 

 

KISA KISA HABERLER; BÂZILARINDA DA ESPRİLİ YORUMLAR:

-AK Parti İlçe Başkanı Sayın Ahmet Tıraş: BAHÇELİEVLER, TEPEBAŞI ve ESENTEPE Mahallelerimizin Doğal Gaz'a kavuştuğu müjdesini vermiş.

-Milletvekilimiz ve AK Parti Grup Başkan Yardımcısı Sayın Mahir ÜNAL'a, dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'a sırtını vererek, daha bir çok müjdeler verecektir kuşkusuz!. Ahmet Tıraş kardeşimiz.

-Belediye Başkanımız Sayın Mehmet GÜRBÜZ. "İyilik için, çalmadığımız kapı kalmayacak, gitmediğimiz yer kalmayacak" demiş.

-ATALAR ne demiş: "İyilik et, suya at, balık bilmezse HÂLIK bilir" Sayın GÜRBÜZ, Sen yeter ki, iyilik yapmaya devam et. HÂLIK'ta bilir, Halkımız da bilir.

-Elbistan ilçe Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın İsmail ÇİTİL: Çiftçilere, %75 hibeli nohut ve fasulye tohumu dağıtılacağı müjdesini vermiş.

-Türkiye Cumhuriyeti Devletini; eli öpülesi yönetenlere, her namazın ardından herkesi ve her kesimi DUA etmeye çağırıyoruz. Yine; eli öpülesi Çiftçilerimize verilen müjdeli habere bakın: Duygulanmamak, yönetenleri tebrik ve takdir etmemek elde mi?  Tabandan-tavana; değerli şahsiyetlere, çiftçilerimiz adına teşekkür ve DUA ediyoruz!

DERKEN HATIRIMA GELDİ: 21 Yıl önceki dönemde, Elbistanlı iki genç; Pınarbaşı sahada, MİNİ BİR BILDIRCIN kümesi kurmuşlardı Gittim, bizzat izledim. Bir yanda kesime gelmiş bıldırcınlar. Bir yanda, yumurtalarının üstünde gurk yatıyor, bir kısmı çıkan civcivlerinin gagasını açıp karınlarını doyurmaya çalışıyor, Vesair. Gençleri tebrik ve hayırlı olsun deyip ayrıldım.

Sadede gelelim; sözünü ettiğimiz gençler, ilgili bakanlığa başvurdular; marka almak, resmen BILDIRCIN ÇİFTLİĞİ KURMAK için ruhsat istediler. Vaki uğraşmaları boşa çıktı, elleri boş döndü. Bu gençler de, kahredip, başlattıkları BILDIRCIN ÜRETİMİNE son vermişlerdi.

Yukarıda, İlçe Tarım Ve Orman Müdürümüz Sayın İsmail ÇİTİL Bey ise, %'75'i hibe olmak kaydı ile, çiftçilerimize nohut ve fasulye tohumu dağıtılacağı müjdesi vermektedir. Ayrıca, Tavuk ve Hindi yetiştirmek, hatta büyük ve küçükbaş(Koyun-sığır) hayvan yetiştirmek isteyenlere de, Devlet desteği verildiğini daha önce yerel basında okumuştuk; Sayın İsmail ÇİTİL'in haberini.

O gün ile bu günün değerlendirilmesini, eli Öpülesi çiftçilerimize bırakıyoruz.

 -Kandil Barajında; AĞ KAFESTE, Alabalık üretimine ÇED olumlu karar vermiş.

-Karaelbistan, Ceyhan Nehri kıyısına kurulmakta olan atık su arıtma tesisi hizmete açıldıktan sonra, sözü geçen Alabalık üretim ve yetiştirilme teşebbüsü daha iyi olur.

"Ne mi demek istiyoruz?" Barajın hizmete açılmasından sonra, o tarihten beri; lağım suyu ile yetişen balıklar, maalesef, bilhassa; Çarşı Atik Camii batı arkası caddede; "Söğütlü Çayında yetişen balık..."diye satıldı. Özetlersek; atık su arıtma tesisi hizmete açıldıktan sonra, Alabalık ve diğer cins balıklar yetiştirilmesi en doğrusudur, bizce...

Hem sağlıkçılara, hem de diğer esas yetkililere hatırlatalım dedik.

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ; Millî ve manevi değerlere zarar veren dizi ve programlara tepki göstermiş.

-Dilinize sağlık, Sayın Bahçeli. Görüşünüze katılmamak elde mi? "Bunları izleyip denetleyenler yok mu?" demekten, kendimizi alamıyoruz.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

 

KISADAN: FAYDALI, İBRETLİK SÖZLER VE BİLGİLER:

"Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir!"-Hadis-i Şerif-

"Hikmet on kısımdır. Dokuzu uzlette, biri de susmaktır. -Hadisi Şerif-

"İnsanın yaratılmasından maksat: Hakteâlâ'ya ibadet ve kulluk yapmaktır!"-Mektubat. İRŞÂDÜ'L MÜRİDİN KİTABI, 21. SAYFADAN ÖĞÜTLER:

"Allâh'ın sana verrdiğine kanaat et/ İnsanlara muhtaç olmamak için çalış/ HİÇ KİMSEYİ KENDİNDEN KÜÇÜK GÖRME/ Seni ilgilendirmeyen işlerle meşgul olma/ İnsanları selâmla, onlara tatlı söz söyle.

Aynı kitabın 23. sayfasından, büyük günahlar, şöyle sıralanmış: Fâiz almak ve vermek(riba) Rüşvet almak ve vermek/ Ana-Baba'ya karşı gelmek/ Hısım ve akrabadan ilgiyi kesmek/ Namazı vaktinde kılmamak/ Ramazan orucunu özürsüz tutmamak. Cuma günü; Cuma'nın mana ve maksadını bilmeden, ezan okunduğu halde alış verişi terk etmemek...

 

……………………………….                                                                                         

 

YURDUMUZUN HAFIZASI DURUMUNA GELEN GAZETELERDEN BİRİ DE TÜRKİYE GAZETESİDİR BU GAZETENİN AYRI BİR ÖZELLİĞİ, HASTAHANE AÇIP, İNSAN SAĞLIĞINA ŞİFA DAĞITMASIDIR!

Önce kendi anımı anlatacağım izninizle: Takriben 23 Yıl kadar önceydi. Gözden hastalandım. Nereye geldiğimi bilmeyecek kadar katarak olmuştum. Elbistan'dan kalkıp, doğru İHLÂS HOLDİNG TGRT Hastanesine başvurdum. Yanlış değilsem; Hanifi Çakır adında bir göz doktoru, bir gün ara ile iki gözümü ameliyat etti. Geldim Elbistan'a.

Gözümden, o günden beri öyle sağlığıma kavuştum ki, yaşım 91'i geçmek üzere, hâlen, ilâç kutusunun içindeki kupürü okuyabilmekteyim, Allah'a şükür.

Bu vesileyle, hem o günkü doktora ve o Hastaneyi açan, Cennet-Mekân merhum Enver ÖREN'E; Nur içinde yatsın diye dua etmekteyim.

"GÖL YERİNDEN SU EKSİK OLMAZ"

Maşallah diye başlayacağım söze: Merhum Enver ÖREN'in koltuğunu dolduran sevgili evlâdı, Sayın Ahmet Mücâhid ÖREN, aynı izden ayrılmamak kaydı ile insana-insanlığa faydalı olmaya, hem de hızla devam etmektedir.

10 Haziran 2022 tarihli Türkiye Gazetesindeki haberi okuyunca duygulandım. Gıyaben takdir ve tebrik ediyorum:

 İHLÂS HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI Sayın AHMET MÜCÂHİD ÖREN: “Yeni LOGO açtığı Türkiye Hastanesine, ZİNCİR HASTANE OLACAĞIZ, İstanbul ve ANADOLU'nun merkezi lokasyonlarında, yeni hastaneler açacağız" Müjdesini vermektedir, yaptığı konuşmada. (Keşke, birisini de Elbistan'a açsa) diye gönlümden geçmedi değil...

1991 Yılında; merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL(-1-) ile merhum Enver ÖREN'İN açılışını yaptığı Türkiye Hastanesi, (TGRT) o yıllardan beri, binlerce hasta insana şifa dağıtması, bütün takdirlerin üstündedir doğrusu. Bu sebeple de, merhum Enver ÖREN'İN defteri âmâli, kıyamete kadar kapanmayacaktır kuşkusuz. (Kitaplar, böyle yazmaktadır)

CENNET MEKÂN ENVER ÖREN'DEN VECÎZELER:  

•      Büyüklerin Sözü, Sözlerin Büyüğüdür:

•      Kim bize bir adım yaklaşırsa; biz, bin adım yaklaşırız.

•      Büyüklerimizin yolu; okumak ve okutmaktır.

•      "Küllü şey'in fân": (Her şey fânidir.)

•      Müslüman demek; hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste imanı tehlikededir!

•      Hizmet etmek için üç şart vardır: Güler yüz ve tatlı dil, cömertlik, tam bir ihlâs!

        Merhum Enver ÖREN'e; Allah'tan rahmet diliyoruz

NOT: İHLAS HOLDİNG'le ilgili yazılarımız, yakında baskıya girecek olan Un Sandığı 8. cilt kitabımızda da yer alacaktır.

................................................................................

      

KENDİLERİNE SUHUF İNDİRİLEN PEYGAMBERLERİ BİLELİM:

Cenab-ı Allah; Hz. Âdem Aleyhisselâm'a: 10 suhuf(yani on sahife), Hz. Şit (a.s.)'a: 50 sahife, Hz. İdris(a.s.)'a 30 sahife, Hz. İbrahim(a.s.)'a 10 sahife indirilmiş, toplamı 100(yüz) sahifedir. Kaynak: İslâmi Bilimler ve Terimler Ansiklopedisi, s. 258.            

 

DİĞER ÖĞÜTVÂRÎ SEÇME VECİZELER:

Bir elin nesi Var? İki elin sesi var!

•Sanatsız kalan bir milletin; hayat damarlarından biri kopmuş demektir: Atatürk

•Bir selâm ile selâmladığınız zaman, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın yahut aynı karşılık verin: Nisa Suresi/86.

•Selâm vermeden söze başlayan kimseye, selâm ile başlayıncaya kadar selâm vermeyin. Hadis.

•Bir meclise vardığınız zaman selâm verin. Oturmak icap ediyorsa, oturduktan sonra; kalkıp giderken yine selâm verin. Birinci selâm; 2. selâmdan daha kıymetli değildir. İkisi de aynı hükümdedir: (Hadis-i Şerif)

•Bir şeyi çok sevmek, insanı o şeye karşı; kör ve sağır yapar: Hadis.

•Sevmek, insanın kendi kendini aşmasıdır: Oscad Wilde.

•Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir: Yahya b. Muaz.

•Sevmeden evlenmek; inanmadan ibadet etmek kadar alçaklık olur:Anton Çehov.

•Amaç; sevgi uğruna ölmek değil; Uğruna ölünecek sevgi bulmaktır: Shakespeare.

• Peygamberimiz buyurdu: "Hâlini sormayanın hâlini sor. Sana bir şey vermeyene; vermeye bak. Sana haksızlık edeni de mümkün ise affetmeye bak."

•Veren el, alan elden üstündür: HADİS.

•Kıymetli kitaplardan: "Evlilik haklarına riayet etmeyen; EVLENMESİN!" VE YİNE: HANIMININ HAKKINA, Evlilik haklarına riayet edemeyecek olanın evlenmesi câiz değildir!"

•Öldükten sonra yaşamak isterseniz; ölmez bir eser bırakınız: Hz. Ali r.a.

•İnsanın yaşı, ruhunun gençliğine veya ihtiyarlığına bağlıdır: Thomes Mann.

•Bir kadın, kendi kızından on yaş daha genç göründüğü müddetçe, gayet memnundur. Oscar Wilde.

•Çok yazan değil; güzel yazan yaşar: Cenap Şahabettin.

•Halk; kendi yazarını buldukça uyanır: Bulmadıkça uyur: Sabahattin Eyüboğlu.

•Kalem; aklın dilidir: Cervantes.

•Okumak; bir insanı doldurur. İnsanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır: Bacon.

•Yazısı ile okuyucularını yükseltemeyen yazar, ancak bir kâtiptir: Cenap Şahabettin.

•Yazma sanatı; hayatı incelemekle kazanılır: Amie Sovcite.

•Altın ve gümüş kaplardan su içmeyin, onlarda yemek yemeyin: Hadis-i Şerif.

•Akşam yemeğini yiyin, bir avuç hurma ile de olsa akşam yiyin. Çünkü akşamın terki insana (erken) ihtiyarlık getirir: Hadis-i Şerif.

•Az ye, az söyle, az incit: Hz. Mevlânâ.

•Çok yemek, hastalık mayasıdır Feridüddin-i Atar.

•Kim davete icabet etmez, yemeğe gelmezse, Allah ve Resulüne âsi olmuştur: Hadis-i Şerif.

•Kim; evinin hayır ve bereketini; Allah Teala'nın artırmasını diliyorsa, yemeğe otururken ve yemekten kalkarken ellerini yıkasın: Hadis-i Şerif.

•Zeytinyağını yiyin ve onu (bedeninize sürünün.) Çünkü o. mübarektir: Hadis-i Şerif.

•Güzel bir yüz¸ bir tavsiye mektubudur: Publius Syrius.

•Ahmaklar zamanı nasıl öldüreceğini, akıllılar ise nasıl kazanacağını düşünür: Alain.

•Mutluluk başarıya, başarı ise zamanı değerlendirmeye bağlıdır: Saneca.

•Bir gram zekâ, bir kilo kültüre bedeldir: Lois Bromfield.

•Bir insanın zekâsı, vereceği cevaplardan değil, asıl soracağı sorulardan anlaşılır: De Lavis.

•Zekâ; dünyayı yerinden oynatmaya yarayan maniveladır: Balzac.

•Zekâsını inkâr edenin, büyük bir zekâsı var demektir: Lessing.

•Zekâ; kafanın içindeki altın madenidir: Pitigrelli.

•Zevke esir olan değil, hakim olan mesuddur: Aristoppos.    

•Bıçaklarım su oldu, boyuna bilenmekten;

•Bitti benlik madenim; her gün törpülenmekten: Duayen-Üstat: Necip Fazıl Kısakürek...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.