Halkı dinlemek gerek ve Konser

Basit bir şikâyet gibi görünen bir şey yüzlerce insanı incitiyor, canını sıkıyor olabilir.

Mesela yolların çukurlarla dolması, özellikle yağmurlu yaşlı günlerde kaldırım diplerinin adeta göle dönmesi hiç de küçümsenecek şikâyetlerden değildir.

Birkaç gün önce yağan yağmur, eğimli yollara taş çakıl doldurdu, düz yolların kaldırım diplerini geçilmez göle çevirdi. Kaç kişi arabasını park ettiği halde inemedi, kaç kişi ayakkabısının içine su dolmasına aldırış etmeden karşıya geçti, kaç kişi suyu az yerden geçebilmek için yolunu yağmur altında elli veya yüz metre uzattı.

Mesela Kızılcaoba’nın üstlerinden Lise ve Kışla Caddelerine kaç tane cadde iniyorsa hepsinin de birleşim yerinde rögar ve mazgallar vardır; bunlar ilgili makamlarca temizlenmemiş olacak ki o cadde boylu boyunca sel gibi akan ve biriken su bir tarafa kum, çakıl, taş doldu. Neden temizlenmez?

 

Daha önceki ve daha önceki dönemlerde yazdım durdum; yolların asfalt yapılması güzel; ama bu yollara yağmur suyunun nereden geleceğini, nerede toplanacağını ve nasıl tahliye edileceğini hesaplayıp alt yapısını yapmak gerekmiyor mu? Böyle bir yağmurda buyurun gezelim; Anadolu Lisesi’nin önünden köprübaşına, oradan çarşı içlerine kadar kaldırım dipleri su birikintisiyle geçit vermez hale gelmiş mi gelmemiş mi? Sonrası çamur ve kurudukça toz... Diğer mahallelerin, düz sathı olan caddelerin halini hiç sormayalım; zira bir dokunsak bin ah işitiriz kâse-i fağfurdan...

Yakında “Alt yapısı bittikten sonra” asfalt çalışmaları başlayacakmış. Alt yapısının bitmesi deyince dünya âlem benim söylediklerimin de içinde olduğu çalışmaları anlar. Evet, doğalgaz geçsin, su, elektrik ve kanalizasyon geçsin ama bunlarla yetinilmesin; yollarda birikecek yağmur ve kar suyunun tahliyesi de düşünülsün. Bu hem insanlar için hem trafiğin sağlığı için şarttır.

GENE KONSER VARMIŞ

Belediyemiz konseri sevmiş olmalı.  Bir yıl geçmeden 25-31 Temmuz tarihlerine arasında ikinci ve Haluk Levent’ten Yavuz Bingöl’e kadar zengin kadrolu bir konser daha planlamış.

 

Zengin kadrolu dememe bakmayın; sayının çokluğunu kastettim; aksi halde o kadroda Elbistanlı şarkıcı ve sanatçı(lar) yoksa o kadro bence zayıftır.

Elbistan’ın içinde veya köyünden, hatta Nurhak, Ekinözü, Afşin gibi yakın ilçelerden olan ülkemiz düzeyinde çalıp söyleyen, kaset, plak dolduran sanatçılarımızdan birer ikişer dâhil edemez miyiz?

Hepsinden önce şu anda ülkemizin en önde gelen musiki/ses sanatçılarından, bestekâr ve çalışmaları ile hemen her kesimin takdirini kazanmış Hakan Dedeler neden yok? Gerekirse müstakil olarak konser verdirmeye de davet edilmeli...

 

Bir taraftan gençlerin arzuları yerine getiriliyor, onların az çok “deşarj olmaları” sağlanıyor; ama “ Elbistan’ın şu kadar derdi varken, bu kadar pahalılık varken, önemli harcamalara para bulamazken onca sanatçıya kim bilir ne kadar para ödenmiştir.” diye başlayacak eleştirilere de var/ olacak da...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.