AVUKAT  ELİF

              Yağmur yağıyordu dışarda, naylon pencerenin sesi şap şap  kulaklarını tırmalıyordu. Sobadan çıkan ateşin gölgesi oynuyor, okumasına engel oluyor, mum ışığı adeta dans ediyordu. Okumaya devam ederken aynı odayı paylaştığı diğer kardeşleri yorganın altında uyuyordu. Sessizce tekrar ediyordu içinden okuduklarını.

                Sobanın içini kömürle doldurmuştu annesi üşümesin diye, içinden çıkan kömür kokusu boğazını yakıyordu. Derin bir nefes aldı… Çalışmaya devam etti.

                Elif dersleri çok iyi, zehir gibi çalışkan bir öğrenciydi. Bu yıl üniversite sınavına girecekti. Öğretmenleri Elif’i hep örnek gösterirdi. Elif’in okul hayatı ile ev hayatı arasında dağlar kadar fark vardı. Geceleri sabaha kadar uyuyama , tüm enerjisini dersine verirdi. Başka çarem yok diyordu. Babası işsizdi. Annesi ile babası da pek anlaşmazlar, annesi ara ara evi terk eder, büyük kavgalar olurdu. Elif kardeşlerine bakardı. Yemek yapar, temizlik, bulaşık… Okula gittiği zaman arkadaşları hep ‘’Gözün neden mor? Neden şişmiş?’’ diye sorardı. Elif bilmiyorum der geçiştirirdi. Aslında çok iyi bilirdi. Geceleri geç saatlere kadar ders çalışır, kendini avukatlık mesleğini yaparken hayal ederdi.   

                Elif’in dayıları, amcaları, halaları onun avukat olma fikrini duyduklarında hepsi değişik tepki vermişti. Kimine göre kız başına nasıl avukatlık yapacaktı? Kimine göre avukatlık zordu, kimine göre devlete memur olmadan öyle serbest çalışacak parası olmazdı, zenginlerin okuması gereken bir bölümdü… Elif herkesten farklı,  ‘’olmaz ‘’ sözcüğü hayatında çok az yer kaplayan, inatçı bir o kadar azimliydi.

                O yıl sınava gireceklerdi. Elif okulun gerçekleştirdiği ücretsiz akşam derslerine katılmak istiyordu. Babası akşam akşam dışarıya çıkmasına izin vermiyor, derse kendi de götürmüyordu. Babasını ikna etmek için elinden gelen her şeyi yaptı. ‘’ Dedemle gideyim derslere, kapıda beklesin .’’Dedi. Babası kabul etti. Akşam derslerine gidiyordu artık. Gündüzleri okul,  hafta sonları dershaneye gidiyordu.

                Elif bu küf kokan,  her gece kavga edilen, arada terk edilen, sorumluluk dolu evde ilk fırsatta kitaplarına sarılır. Tüm ümidini bağladığı bu kitaplarla dost olur, aile olur, akraba olurdu.

                Okulda öğretmenleri kitap verir, çalışması için destek olurdu. Elif altı çocuklu ailenin en büyük çocuğu idi. Başka çaresi yoktu. Bu kız başına bu yapılmaz, kız başına şu  yapılmaz, avukat olunmaz, dışarı çıkılmaz denilen yerden kurtulmanın tek yolu okumaktı.

                Çevreden sesler geliyordu.  ‘’ İş okumakta değil nasıl okuyacak? Okumak parayla, Hukuk okuyacakmış, babası nasıl okutacak? Kazansa da okuyamaz…’’

                Elif nefes bile almadan çalıştı, ne zaman ümidini kaybetse karanlığa düşse gönlü kitaplarına sarıldı.

                Evden kıyamet sesleri geliyor, aman Allah’ım bu da ne? Havada yastıklar uçuşuyor, bağırmalar, gözyaşları… Pat diye kapanan kapı sesi. Elif o günden sonra uzun süre görmedi annesini… Okuldan geliyor yemek, temizlik, çocukların bakımını yapıyor, ilk fırsatta üniversite sınavına çalışıyordu.

                Sınav günü rengi sapsarı olmuştu. Bugün olmazsa hep buradayım, ikinci şansım olmayabilir, kardeşlerim, ben gidersem onlar da okur, kalırsam tüm kalelerim yıkılır, beni evlendirirler, zengin biri, gözümü morartacak bir koca… Tüm bu stres altında sınava girdi. Eli ayağı titriyordu. Sanki zaman durmuş, kalbi durmuştu, son 15 dakikaya kadar kendine gelemedi. Hızlı bir şekilde bitirmişti. Salon görevlisi son 15 dakika dediğinde 25 sorusu kalmıştı. Olmayacak yapamayacağım dedi. Elleri titriyordu. Silkelendi, kendine geldi. Hemen yeniden sınavına koyuldu. Terleri akıyordu. Ağlamaklı oldu. Ve bitti…

                Yaz boyu tüm ümidini bağladığı, kendine ikinci bir şans tanımadığı sınav sonucunu bekledi. Annesi eve dönmüştü.

                Büyük gün geldi. Elif sınav sonucuna baktığında yüreği öyle hızlı atıyordu ki; sonuçtaki kazandınız yazısı ile dili tutuldu… Ne diyeceğini bilemedi. Sevinemiyordu, garip bir şekilde tutulmuştu. Sonra bağırmaya başladı… Çok şükür diyordu. Ağladı, dolu dolu ağladı. Üzerinde yıllardır taşıdığı o yükü atması için bir fırsat doğmuştu…

                Tercih zamanı tüm tercihlerini Hukuk bölümü üzerine yaptı. Beklediği de geldi. Artık Hukuk Fakültesi öğrencisi idi. Nasıl gideceğim diye düşündü? Biz bir ekmeği altıya bölüyoruz?

                O yaz dedesi inşaatta bekçilik yaptı. Tüm paramı sana vereceğim kızım git oku, kurtar kafayı Elif’im dedi. Elif bir bavulla içinde bin türlü ümit dolu, kayboluş, yıkılış, aydınlık dolu bir bavulla gitti üniversiteye.

                Dört yıl boyunca sıkı çalıştı. Ne zaman darda kalsa ümidine sarıldı. Parasız kaldı. Kimi zaman doymadı, kimi zaman istediğini almadı. Kimi zaman ağladı… Bir gün bütün bunların biteceğine inanıyordu…

                Tık tık tık tık adliye koridorunda topuklu ayakkabı sesi ile Elif duruşma salonuna doğru gidiyordu. O gün ilk duruşmasıydı. Avukatlık ruhsatını almış, yakın bir arkadaşı ile birlikte büro açmışlardı.

                Duruşma saatini beklerken gözünün önüne geldi. Kızdan olmaz, senden olmaz, parasız okunmaz sözleri. Uykusuz geceleri, parası z günleri, yalnız kaldığı zamanları… Gözleri doldu…

                Mübaşir bağırdı: ’Avukat Eliffffffffff’’ . Gülümsedi, gözlerini topladı ve salona doğru dik ve kendinden emin adımlarla yürümeye başladı… Bu onun yoluydu, zorluklarla dolu ama ümit dolu, güzellik dolu yolu…

                                                                                                             

                                                                                                       

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.