Başkan Bozan: “Nurhak’ımız HES’lere müsaade etmez”

Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan, ilçeye bağlı Umutlu Mahallesi’nde kurulması planlanan hidroelektrik santrallere karşı kampanya başlattıklarını belirterek, “Nurhak’ımız kendini yok ettirmez ve HES’lere müsaade etmez” diye konuştu.

+2
Haber albümü için resme tıklayın

Nurhak’taki hidroelektrik santrali (HES) projesi kapsamında Bulgurdere, Daçu Dere ve Göksu Dere üzerinde inşa edilmesi planlanıyor. Tamamı orman arazisinde kalan Bulgurdere ve Ayranpınar HES projesinde Biprikdere, Söğütlü, Bulgurdere, Daçu ve Ayranpınar olmak üzere 5 ayrı regülatör yer alacak. Proje ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca nihai karar verildi.

Nihai kararın ardından harekete geçen Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan ile çevre örgütleri, HES’in Nurhak’ın yok olması anlamına geldiğini belirterek yeni bir kampanya başlattı.

HES’lerin durdurulması için hazırlanan dilekçeyi CİMER ve sosyal medya üzerinden Çevre Şehircilik Bakanlığı'na göndermeye başlayan Nurhaklılar, projeye neden karşı olduklarını 7 ana başlıkta ortaya koydular.

HES projesinin hayvancılığa darbe vuracağını belirten Nurhaklılar, “Bölgenin ekonomisi ağırlıklı olarak hayvancılıktır. Proje kapsamında 5 adet regülatör yapılacak olup hemen yakındaki Teleme HES’le birlikte değerlendirildiğinde bölgenin hayvancılık faaliyetine zarar vereceği muhakkaktır. Konu ile ilgili ön görülen tedbirler doyurucu ve ikna edici değildir” görüşünü savunuyorlar.

​Tarım sektörünün de olumsuz etkileneceğini ifade eden Nurhaklılar, itirazlarını şu şekilde sürdürdüler:

“Projenin tamamının orman arazilerinde kalacağı belirtilmekle birlikte bölgede tarım arazileri, otlaklar, meralar yer almaktadır. Tarımsal ve ekolojik su ihtiyacı göz ardı edilmiştir. Bölge zengin bir fauna ve flora kaynağıdır. Endemik bitki ve hayvan türleri yer almaktadır. Bunların ne şekilde korunacağı belirsizdir. Ön görülen tedbirler yeterli değildir.

​Ayranpınar, Daçu Dere ve Bulgur Dere, Göksu Çayı ile bir bütünlük teşkil etmektedir. Bu su kaynaklarını birbirinden ayrı düşünmek, ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Aynı ekolojik sistemin parçalarıdır. Mevcut ekolojik bütünlük üzerinde bir çok HES ve baraj projesi vardır. Kimi faaliyete geçmiştir, kiminin de ÇED süreci tamamlanmış ve hayata geçmeyi beklemektedir. Tüm projelerin kümülatif etkisi, ekolojik bütünlük üzerinde yıkıcı olacaktır. Mevcut inceleme ve değerlendirme yöntemleriyle bu hususun hesap edilmesi ve bunun olmayacağını söylemek bilimsel değildir.

​Proje sahibi şirket, bölgede faaliyette olan Teleme HES’in de sahibi olan ve işleten şirkettir. Bu şirket bölgede ağır bir çevresel yıkıma yol açmış sabıkalı bir şirkettir. Zira bu şirket tarafından dere kayalarla doldurulmuş, balıkların göç yolları kapatılmış, dereye can suyu bırakmak imkânsız hale gelmiştir. Derenin ekolojik sistemi geri dönülmez şekilde zarar görmüştür. Dereye her yıl binlerce alabalık yavrusu bırakılmakta ancak sonuç alınamamakta, balıklar çoğalamamaktadır. Üstelik bu balıklar kırmızı benekli alabalık olup endemik bir türdür. Tüm bu hususlarla ilgili idari başvurular yapılmış ancak ne hikmetse bu başvurular sonuçsuz kalmıştır. Ayrıca bu şirket henüz ÇED raporu kesinleşmeden hatta ortada bir başvurusu bile yokken bölgede bir takım inşaat faaliyetlerine başlamıştır. Bununla ilgili olarak da yapılan idari başvurular sonuçsuz kalmıştır. Tüm bu hukuk dışı faaliyetleri nedeniyle cezalandırılması hatta üretim lisansının iptali gereken bir şirketin, taahhütlerine uyacağının tarafımızdan beklenmesi mümkün değildir.

​Projenin sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ilgili araştırma ve anketler sahtedir. Zira ilgili çalışmalar başka bir ilçede yürütülmüş ve bu husus ortaya çıkınca ÇED firması apar topar bunu telafi edebilmek için daha geçen hafta itibariyle ilçemizde anket çalışması yürütmüştür. Bu hukuka aykırıdır. Zira kanuna karşı hile yapılmaktadır.

​Projenin hayata geçirilmek istendiği küçük dere ve pınarlarda yeterli su bulunmamakta sular yaz aylarında kurumaktadır. Bu durum bölgedeki besici ve çiftçileri dahi zorlamaktadır. Durum böyle iken bahsi geçen derelere el koyarak bu projeyi hayata geçirmenin bilimsel ve hukuksal bir karşılığı yoktur. Bölge ekolojik sisteminin yeni bir HES’i kaldıracak gücü yoktur.”

​Dilekçede, nihai şekli verilen ÇED raporunun hukuka aykırı olduğu ve raporun geri çevrilmesi talep edildi.

21 Nis 2021 - 16:51 - Güncel