Depremdeki en ciddi risk zemin sıvılaşması

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü Jeoloji Dairesi Yer Bilimleri Araştırmaları Koordinatörü Doç. Dr. Selim Özalp, Türkiye’de depremlerin, Elbistan’da da olduğu gibi daha çok zeminin sıvılaştığı alanlarda görüldüğüne işaret etti.

Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye Büyük Millet Meclisi Depremlere Karşı Alınabilecek Önlemleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu başkanlığında toplandı.

Komisyon, AFAD Başkanı Güllüoğlu, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Koordinatörü Erdal Turgut, MTA Genel Müdürlüğü Jeoloji Etütleri Dairesi Yer Bilimleri Araştırmaları Koordinatörü Doç. Dr. Selim Özalp, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Karaman'ı dinledi.

AFAD Başkanı Güllüoğlu, komisyona yaptığı sunumda, hazırladıkları Türkiye deprem haritasıyla bölgelere göre nasıl bina yapılacağının belirlendiğini vurguladı. Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığına işaret eden Güllüoğlu, 2017 yılında 38 bin 237, 2018 yılında 22 bin 892, 2019 yılında ise 23 bin 644 deprem yaşandığını bildirdi.Güllüoğlu, 81 il için ayrı ayrı İl Afet Risk Azaltma Planlarını (İRAP) hazırladıklarını, Kahramanmaraş'ta çalışmaların başladığını ve zaman içerisinde tüm illerdeki çalışmaların tamamlanacağını söyledi.

MTA Genel Müdürlüğü Jeoloji Etütleri Dairesi Yer Bilimleri Araştırmaları Koordinatörü Doç. Dr. Selim Özalp, Türkiye'de depremlerin, daha çok zeminin sıvılaştığı alanlarda görüldüğünü, bu nedenle deprem zararlarının azaltılması için bölgesel içerikli sıvılaşma yatkınlık haritalarının hazırlanması gerektiğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Özalp’in bu açıklaması, deprem riski taşıyan Elbistan’la ilgili önemli bir tehlikeyi gündeme tekrar taşıdı. Güncellenen deprem haritasında Elbistan’dan geçen fay, ‘Çardak Fayı’ olarak belirlendi. Bu fay üzerinde 7’nin üzerindeki son deprem 1544 yılında yaşandı. Bu fayda 476 yıldır büyük deprem meydana gelmedi.

Yaklaşık 500 yıldır suskunluğunu koruyan bu faydaki büyük bir depremin, Elbistan için daha yıkıcı bir etkisi olabileceği uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Genç alüvyonal zemine sahip olan Elbistan Ovası’ndaki yer altı su seviyesinin yüksekte oluşu, zeminin, depremdeki sarsıntı esnasında su gibi dağılmasına neden oluyor. Zeminin tamamen su gibi bir durum almasına sıvılaşma deniliyor.  Sıvılaşmayla ilgili çok ciddi risk barındıran Elbistan Ovası, bu özelliğinden dolayı olası bir büyük depremde çok ciddi risk barındırıyor. Büyük bir depremde bina çökmese de sıvılaşmadan dolayı ya zemine batma ya da devrilme riski bulunuyor.

26 Kas 2020 - 17:20 - Güncel