Alagöz’den Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 11.yıldönümü mesajı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Alagöz, partisinin merhum kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 11.yıldönümü ile ilgili olarak bir mesaj yayımladı.

Yazıcıoğlu’nun hayatını, vatan ve millet sevgisine adadığını belirten Alagöz, “Muhsin Başkan, davasına inanmış bir iman ve ahlak adamıydı” dedi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişiyle seçim çalışmaları kapsamında Yozgat’a gitmek üzere havalanan helikopter, 25 Mart 2009’da Göksun ilçesi kırsalında düştü. Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu. Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009'da Kocatepe Camisi'nde düzenlenen törenin ardından vasiyeti üzerine Ankara'daki Taceddin Dergahı'na defnedildi.

Türk siyaset tarihine damga vuran Yazıcıoğlu, vefatının 11.yıldönümünde tüm Türkiye’de anılıyor. BBP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Alagöz, yıllarca birlikte omuz omuza siyaset yaptığı merhum Yazıcıoğlu’nun 11. ölüm yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Yazıcıoğlu için, ‘Küresel güçlerin, yerli işbirlikçilerinin satın alamadığı darbeciler ve cuntacıların dizginleyemediği lider’ tanımlaması yapan Alagöz, şöyle konuştu:

“Muhsin Yazıcıoğlu, 40 yıllık siyasi yaşamı boyunca askeri vesayete, bürokratik vesayetlere, parti vesayetine, yargı vesayetine, parti devletine hep karşı olmuştur. Darbecilerle darbe peşinde koşanlarla cuntalarla daima mücadele etmiş demokrasiyi ve milli iradeyi savunmuştur. Muhsin Başkan, 55 yıllık yaşamında hep 'Anadolu kimliği' ile hareket etti. Milli ve manevi değerleri savundu, milletin değerlerine sahip çıktı. Milletin inançlarına, değerlerine saldıran, savaş açanlara karşı hep milletin yanında yer aldı.

Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu 'MHP ve Ülkücü Kuruluşlar' davasında idamla yargılandı. Kendi tabiriyle 4 kez idam sehpasından dönmüştü. İdamını isteyen ABD uşağı 12 Eylülcülere meydan okudu. Zulme rıza göstermedi, zalimlere boyun eğmedi. Devletine, milletine küsmedi. İnandığı davadan, ideallerden taviz vermedi. Muhsin Başkan, bir konuşmasında "Ne kaderime küstüm ne devletime küstüm! Çünkü inanmak iman etmek varsa bir şeye bedel neyse katlanıp; Yarabbi kahrın da hoş lütfün da dedik" demişti. Davasına, inanmış bir iman ve ahlak adamı söyler bu sözleri.

ABD/NATO icazetli, destekli 12 Eylül faşist darbesi sonrası tutuklanmış, Ankara Mamak'ta, Askeriye'ye ait C - 5 adlı işkence merkezinde insanlık dışı işkencelerden geçirilmiş, idamla yargılanmış 7,5 yıllık mahpusluk hayatının, 5 yılını hücrelerde geçiren Muhsin Yazıcıoğlu'na göre darbecilik, komitacılık eski bir hastalıktı. Ona göre, 'darbeciliğin ahlakı yoktur.' 27 Mayıs 1960'tan beri darbecilik adeta 'yasallaştırılmaya' çalışılmıştı. Yazıcıoğlu, 1993, 28 Şubat süreci ve e - muhtıra 27 Nisan 2007 dâhil olmak üzere, geçmişten günümüze darbeler, darbe söylentileri ile ilgili olarak, şu tarihi öneme sahip sözleri söylüyor, analizleri yaptı: "Türkiye, askeri - bürokratik vesayet altında bu günlere geldi. Askeri vesayet halen devam ediyor, ülke normalleşemedi, sivilleşemedi, demokratikleşemedi.

Darbeler bir projedir. Militer siyaset tehlikeli bir siyasettir. Tankların ve süngülerin gölgesinde demokrasi olmaz ve gelişmez. Genelkurmay siyasi parti değildir. Politbüro değildir. Ordu siyasi parti değildir. TSK, siyasi parti gibi davranamaz. Asker partisi, ordu partisi, çoğulcu demokrasilerde olmaz. Demokrasinin özüne ruhuna aykırıdır. Asker bir siyasi partinin yan kuruluşu gibi veya onun partizanı gibi tavır ve tutum takınamaz. Demokrasilerde ordunun yeri ve konumu bellidir, görev alanının dışına çıkamaz. Askerin görevi, sivil siyasete karışma veya sivil hükümetlere operasyon yapmak, emretmek, talimat vermek, değildir. Ordu siyasete alet olmamalıdır. Yıpranmamalı, yıpratılmamalıdır.”

Yazıcıoğlu için, ‘O, artık Türk gençliğinin Muhsin Atasıdır’ diyen BBP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Alagöz, “Muhsin Başkan, şerefle bağrımıza bastığımız, güvenle sırtlarını bize yaslamalarından kıvanç duyduğumuz gençliğimize; Türk milletinin ruh köklerini, parlak ve övünç kaynağı mazisini, şanlı ve muhteşem tarihini ve muhterem anılarını; iman ettikleri ve inandıkları gibi yaşamayı öğretmeye, onlara rehberlik etmeye ölümü sonrasında da devam etmektedir. Şehit liderimiz Muhsin başkanımızı ve onunla şehit olan arkadaşlarımızı rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. 11 yıl oldu ama ona olan özlemimiz ilk günkü gibi devam ediyor. Unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

25 Mar 2020 - 17:22 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.