“Şeker fabrikaları ÖİB cenderesinden kurtarılmalı”

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, şeker fabrikalarındaki istihdam sorununa ilişkin olarak yaptığı açıklamada

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, şeker fabrikalarındaki istihdam sorununa ilişkin olarak yaptığı açıklamada Özelleştirme İdaresi’nin işçi istihdamına engel olduğunu savunarak; “TÜRKŞEKER gibi Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu üretimi, katma değeri sağlayan işyerleri ÖİB cenderesinden kurtarılmalıdır” diye konuştu.

Bugün TÜRKŞEKER’de 14 yıl öncesine göre, hemen hemen aynı sayıda fabrikada, sendikalı ve yasal hakları tanınarak çalışan işçi sayısı kadar, hiçbir güvenceye tabi olmadan çalışan taşeron işçi bulunduğuna işaret eden Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın işçi alımı yönündeki talepleri de görmezden geldiğini iddia etti. Genel Başkan Gök, “Sayıştay bile, şeker fabrikalarında kalifiye personel ihtiyacı günden güne artmaktadır, derken, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) kulaklarını tıkamaktadır” şeklinde konuştu.

Genel Başkan İsa Gök, şunları söyledi:

“Özelleştirme furyasıyla başlattığı taşeronlaştırmayla sektöre yıllardır işçi alınamadığı gerçeğinden hareketle, üretimin devamlılığı ve bacaların tütmesi için görevini bir gün olsun aksatmayan, üç işçinin yapacağı işi üstlenen, devleti ile didişmeyen, ülkesi ve ekmeği için canını hiçe sayarak gecesini gündüzüne katan şeker işçisinin sesini kamuoyuna duyurmak istiyoruz.

Özelleştirme kapsamına alındığı 2000 yılında Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. bünyesinde 25 Şeker Fabrikası, 5 Makine Fabrikası, 4 Alkol Fabrikası, Elektromekanik Aygıtlar Fabrikası, Şeker Enstitüsü ve Tohum İşleme Fabrikası’nda toplam 30 bin 612 çalışan var iken 2014 yılı Ağustos ayında bu sayı yüzde 70’ın üzerinde bir azalışla 10 bin 536 kişiye kadar gerilemiştir. Bu sayının 3 bin 888’i geçici, 6 bin 648’i daimi işçidir.

Bugün TÜRKŞEKER’de, on dört yıl öncesine göre, hemen hemen aynı sayıda fabrikada, sendikalı ve yasal hakları tanınarak çalışan işçi sayısı kadar, hiçbir güvenceye tabi olmadan çalışan taşeron işçi vardır. Çantacı olarak tabir edilen, ihale ile hizmet yürütümünü üstlenen, iş aldığı fabrikaya, çoğu kez sadece ihale için gelen taşeronlar, asgari ücret (veya biraz üzerinde) ücret dışında hiçbir yükümlülüğe sahip olmaksızın işçileri fabrikaya sokmakta ve en ağır işlerde çalıştırmaktadırlar. Neden mi? Çünkü TÜRKŞEKER yönetimi ihtiyaç duyduğu işçileri istihdam edememektedir. Çünkü üretmeyi değil, satmayı düşünen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) işçi istihdamına engel olmaktadır. 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu hükümleri çerçevesinde TÜRKŞEKER’in işçi alımı dahil tüm stratejik kararlarını almakla yükümlü olan ÖİB, talepleri göz ardı etmektedir. Sayıştay bile, şeker fabrikalarında kalifiye personel ihtiyacı günden güne artmaktadır, derken, ÖİB kulaklarını tıkamaktadır.”

“Sözüm ona ekonomik istikrar adı altında hazırladığı raporlarla üretim yapan karlı kuruluşları bir bir ortadan kaldıran ÖİB, ülkemize açık, borç, faiz ve ekonomik krizlerden başka ne getirmiştir?” ifadesini kullanan Genel Başkan Gök, açıklamasının devamında; “Ne var ki bütün olumsuzluklara rağmen, şundan kimsenin şüphesi olmasın ki yıllardır fabrikasını ayakta tutmak adına devletine ve milletine büyük bir sadakat ve özveriyle hizmet eden şeker işçileri derdini kimselere anlatamadığına ağıtlar yakmadan, devletine başkaldırmadan dün olduğu gibi bugün de ülkesi için aynı özveriyle çalışacaktır. Türk işçisi fabrikasının değerini en iyi bilendir. Asıl sorumlular olan ve sırça köşklerde oturup işçiler adına, çiftçiler adına karar veren ÖİB yetkilileri aynı oyunların benzerini bugün de Türkiye Şeker Fabrikaları üzerinde sergilemektedirler.

Bugün sağladığı iddia edilen avantajlardan çok daha fazlasını maliyet olarak kamuya yüklediği zaman içerisinde anlaşılmaya başlayan taşeron ile hizmet görme süreci, ne yazık ki, devlet kurumlarının bilgisi, onayı ve teşviki ile sürdürülmektedir. Hizmet alım ihalelerinde, işçilerin iş kazalarına karşı korunmalarını sağlayacak hakların hiçbirisi olmadan hesaplama yapıldığı herkes tarafından bilinmektedir. Hukuken yasak olmasına rağmen, bizzat devlet tarafından uygulanan bu işçi temini ihalelerine katılan şirket/kişilerin işçilerin eğitimine dair hiçbir çalışma ve organizasyonu yoktur” cümlelerine yer verdi.

Sorunun çözümü için taşeronlaştırma sisteminin şeker sektörü için istisnai hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkan Gök, açıklamasını; “Sorun gibi, çözüm de önümüzdedir. İddia edilen yararının kat be kat fazlası ekonomik ve toplumsal maliyet getiren taşeronlaştırma sistemi, başta TÜRKŞEKER olmak üzere tüm işyerlerinde, yeniden istisnai hale getirilmeli, üretim tesisleri ihtiyaç duyduğu kalifiye istihdamı, kabul görmüş uluslararası işçi hakları standartlarında sağlayabilmelidir. Bunun için, TÜRKŞEKER gibi Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu üretimi, katma değeri sağlayan işyerleri ÖİB cenderesinden kurtarılmalıdır. ÖİB, artık biyolojik beyin fırtınasından çıkmalı, teknolojik beyini hayata geçirmelidir. Şeker-İş Sendikası olarak; örgütlü olduğumuz gıda işkolu başta olmak üzere, çalışma hayatımızın tümünde iş kazalarının ortadan kaldırılması için sorumluluk ve yetki sahibi tüm aktörlerle, toplumsal mutabakat anlayışı içerisinde harekete geçmeye hazırız” ifadeleri ile tamamladı.

30 Eylül 2014 - Güncel --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kahramanmaraş Markaları

Elbistan Kaynarca, Kahramanmaraş ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (344) 415 04 15
Reklam bilgi