Zafer Partisi 1.sıra meclis üyesi adayı Babaoğlu, hedeflerini anlattı

Zafer Partisi’nin Elbistan Belediye Meclis Üyesi 1.sıra adayı İnşaat mühendisi M. Korkut Babaoğlu, meclis üyesi seçilmesi halinde yapacağı çalışmaları anlattı.

Zafer Partisi 1.sıra meclis üyesi adayı Babaoğlu, hedeflerini anlattı
Haber albümü için resme tıklayın

 

 

M. KORKUT BABAOĞLU KİMDİR?

 

İnşaat mühendisiyim. Zafer Partisi Elbistan İlçe Başkanıyım ve Zafer Partisi 1.sıra Elbistan Belediye Meclis üyesi adayıyım. Ben eski Elbistan Milli Eğitim Müdürlerinden rahmetli Abdullah Babaoğlu’nun ve şehrimizin önemli esnaflarından Mehmet Ali Taşkın’ın torunuyum. Eski İller Bankası üst yapı daire başkanı inşaat mühendisi Alper Babaoğlu ile Zehra Babaoğlu’nun en büyük oğullarıyım. Yani mühendis oğlu mühendisim. Üniversiteyi İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okudum. Kentsel alt yapıların tasarımı bitirme tezi ile İnşaat Mühendisi olarak mezun oldum.

 

ŞİMDİYE KADAR NE İŞLER YAPTINIZ, MESLEKİ TECRÜBELERİNİZ NELERDİR?

 

Mezun olduktan sonra baba mesleği olan kentsel altyapı projelerinde çıraklıktan uzmanlığa ve müteahhitliğe kadar mesleğin her bir safhasında çalıştım. Türkiye’de aralarında Aksaray ve Tokat’ın da dahil olduğu 50’den fazla il ve ilçenin altyapı projelerinin tamamlanmasında görev aldım.

2018`de ekonomik krizin başlamasıyla firmamın faaliyetlerini askıya alarak yurt dışında çalışmaya başladım. Çünkü krizler bir anda başlamaz, krize giren ülkelerde ilk olarak alt yapı yatırımları durur. Yani bu gün içerisinden geçtiğimiz ekonomik kriz 2018’de altyapı sektörünü vurmuştu.

İlk olarak Afganistan’da 2 yıl kadar çalıştım. Burada Afganistan özel kuvvetler komutanlığı için komando kışlası inşa ettik. Burada saha mühendisliği ve teknik ofis şefliği gibi görevlerde bulundum. Daha sonra Irak’ta TC Musul Başkonsolosluğunun yeni kampüs inşaatı yapımında şantiye şefi olarak görev aldım. Projeyi başarıyla tamamlayarak 2021 yılı içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Musul başkonsolosluğuna teslim ettik.

Musul’dan sonra Irak’ta Erbil ve Süleymaniye’de çalıştım.  Burada Khormor doğalgaz çıkarım tesisinin genişletilme çalışmalarının inşaat işlerini yaptık. Bu süre zarfında çalıştığım Ankara merkezli, Bil-tek Uluslararası İnşaat şirketinin şube müdürlüğü ve proje müdür yardımcılığı görevlerini ifa ettim.

Irak’ta geçen 2,5 yılın ardından 2022 yılında Biltek Uluslararası inşaat şirketinin kurucu Tunus ülke müdürü olarak Tunus’a gittim. 2023 yılının nisan ayında memleketimizi harabeye çeviren depremlerden ötürü memlekete geri dönüş yaptım.

Yani kısacası üniversite yıllarım da dahil olmak üzere neredeyse hiç durmadan sanayi tesislerinden alt yapı projelerine ve müteahhitliğe kadar inşaat mühendisliğinin bir çok alt branşında uzman olarak çalıştım.Şimdi sizlerin teveccühü ile tüm bu tecrübelerimi, tekrardan yapılmak zorunda olan Elbistan için harcamaya geldim. Zafer Partisi 1.sıra Elbistan Belediye meclis üyesi adayı olarak karşınızdayım. Allah utandırmasın.

 

ELBİSTAN’IN MEVCUT DURUMU HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

 

Sizlere keşke memleketimiz için daha güzel şeyler söyleye bilseydim ancak memleketin durumu ne yazık ki çok iç açıcı değil. Ancak umutsuzluğa mahal yok. Ehil ellerde elbette bu karamsar tabloyu yırtıp atmak mümkündür. Görünen o ki: şehrimiz 6 Şubat depremlerinde en çok can kaybı yaşanan şehir olmasa dahi, oranı nispetinde en çok nüfusu azalan şehirdir. 2010 yılına kadar nüfusu artarak gelen Elbistan’ımız bu yıldan sonra hatırı sayılır göç vermeye başlamış ve son 15 yıldır yetişen genç nüfusuna rağmen sadece mevcut nüfusunu korumuştur. 2010 yılında 137bin olan nüfusumuz bu tarihten sonra 140 bin seviyelerinde kala kalmıştır. Depremden sonra ise son yapılan nüfus sayım sonucuna göre şimdiki nüfusumuz 127 bindir. Yani depremden dolayı yaklaşık 15 bin kişilik bir düşüş yaşanmıştır.

Ne yazık ki özellikle son 15 yıldır Elbistan çok açıkça görünüyor ki doğru kişilerce yönetilmiyor. Neden? Ben çalışma hayatım boyunca Türkiye’de ve dünyanın değişik yerlerinde çalıştım. Birçok şehre altyapı projeleri hazırladım. Bu projeleri hazırlarken biz şehirlerin tarihlerinden, eğitim durumuna, şehrin imkan ve kapasitelerinden yer üstü ve yer altı zenginliklerine varıncaya kadar tüm yönlerini araştırırız. Bu sayede şehrin ilerideki nüfuslarını ve şehrin gelişme durumunu tahmin ederiz. Elbistan’da gördüğüm şehrin potansiyeline nazaran çok az geliştiğidir.

Çünkü Elbistan Türkiye’deki her hangi bir yer değil. Türkiye’nin 4. büyük ovasında yaşıyoruz. Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 3 gibi büyük bir kısmını üretebilecek kapasitede bir enerji santralimiz var. Ceyhan gibi Türkiye’nin en önemli nehirlerinden biri burada doğuyor. Şırıl şırıl sularımız bu verimli ovayı besliyor. Ama ne yazık ki bu kadar nimete rağmen bu ova Elbistanlıları doyuramıyor demek ki, göç veriyoruz. Bunun liyakatsiz yönetimden başka bir açıklaması olamaz.

 

ELBİSTAN’DA ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

 

Önümüzdeki dönemde Elbistan’da neler olacağını son bir yılda yapılanlardan kolayca anlayabiliriz.

Anlaşılan o ki temeli atılıp yapılan TOKİ’lerden başka Elbistan’da bir şey yapılmayacak. Ha bir de bol miktarda çim ekip, kilit parke yol yapılır. Çünkü iktidar Elbistan’ı umursamıyor. Özellikle büyükşehir yasasından dolayı da Elbistan’ın hakkı olan imkanlar, Elbistan’a gelmesi gereken yatırımlar ne yazık ki buraya gelmedi ve gelmiyor. Elbistan ovasının imkanları ile Maraş gelişirken Elbistan gelişmeyi bırakın artık geri gidiyor. Hele ki deprem sonrası Maraş’ın bu kadar ihtiyacı varken kimse Elbistan’a hiçbir şey beklemesin.

Bu konuya mühendis gözü ile bakarsanız neler yapılabilir? Aslında bu konuda yapılabilecek çok basit çözüm var. Eğer tüm Elbistanlılar olarak beraber hareket etmeyi becerebilirsek, iktidara seçimler de şu mesajı verebiliriz. Eğer iktidar Elbistan’dan, bu seçimde ve bundan sonraki seçimlerde oy almak istiyorlarsa Elbistan’ı il yapsınlar. Seçim gecesi ekranlarda Elbistan’ı kaybetmiş iktidar elbette burayı tekrar almak için il yapacaktır. Eğer il olabilirsek olacak olan en basitinden şudur. Elbistan’ın parası Elbistan’a gelir, Elbistan’ın hakkı olan yatırımlar buraya gelir. Bu sayede hem şehrimiz hem üzerinde yaşadığımız Elbistan ovamız hem de Türkiye’miz için gelen bu yatırımlarla daha büyük faydaları gerçekleştirebiliriz. Bu yüzden bu seçimde Elbistan’ın asıl gündemi, il olmak hususu olmalıdır. Bizce asıl gündem budur.

 

YILLARDIR ELBİSTAN’IN İL OLMASI HUSUSU GÜNDEMDE ANCAK YAPILMIYOR, SİZCE ELBİSTAN İL OLABİLİR Mİ?

 

Tabi ki olur ve olacak. Kimse millet iradesinin ve haklı taleplerinin önünde duramaz.

Eğer bu şehir tekrar toparlanacaksa il olması elzemdir. Bunun en basit örneği Düzce’dir. O dönem devlet planlama teşkilatı olduğu için depremden sonra bu hemen uygulamaya koyulmuş ve Düzce kendi yaralarını sarmıştır.

Hatırlatayım, dedelerimiz düşmanı vatandan kurtarırken hazırlanan tüm bildirilerde yazılan en önemli cümle şu idi, Milletin istikbalini, milletin azmi ve kararı kurtaracaktır. Eğer bu gün bizler de memleketin yaralarını bir an evvel sarabilmek ve Elbistan’ın potansiyeline ulaştırmak ve bizlerden sonrakilere daha güzel bir gelecek sunmak istiyorsak bu sözde birleşmeliyiz. Biz beraber hareket edersek hiç bir iktidar haklı talebimiz olan Elbistan’ın il olması meselesine kayıtsız kalamaz. Bu yüzden bu seçim dönemi tüm hemşerilerimizden AKP’ye oy atmamasını salık veriyoruz. Sizden AKP için oy isteyenlere lütfen şunu diyin. İl olmadan olmaz. İl olmak zor bir şey değil tek bir kararnameye bakar, ertesi gün söz veriyoruz T.C. Elbistan Valiliği tabelasını biz Zafer Partisi olarak yerine çakarız. Zaten bu yıl il olma hususunda bürokratik planlamalar devlet nezdinde hazırlandı. Tek kararname ile bu iş bir gecede biter. İl olduğumuz kertede biz kendi imkanlarımız ile şehrimizi ve Elbistan ovasını abad ederiz. Tabii ki ehil eller de olursa. Ama önce il olarak imkanlarımızı genişletmemiz gerekiyor. Yoksa zaten bu gün olandan fazla bir şey beklemeye lüzum yok.

 

SEÇİLMENİZ HALİNDE NELER YAPMAYI PLANLIYORSUNUZ?

 

Başta da belirttiğim üzere ben Zafer Partisi 1. sıra Belediye Meclis Üyesi adayıyım. Ne acıdır ki benden başka seçilme ihtimali yüksek herhangi inşaat mühendisi bir aday da yok. Aslına bakarsanız depremden bu derece hasar almış bir belediyenin neredeyse tüm meclis üyesi adaylarının mühendis ve mimarlardan oluşması gerekiyordu. Çünkü bu dönem belediye olarak şehri tekrardan ayağa kaldırma dönemimiz olmalıydı. Ne yazık ki Elbistan’da ehliyet ve liyakat halen particilik ve kabileciliğin önüne geçmiş durumda değil.  Ben seçilmem halinde öncelikle belediye meclis üyesi bir mühendis olarak belediyenin imkan ve kabiliyetinin analizini yapacağım. Çünkü bu dönem her dönemden daha çok belediyenin her kuruşunun doğru yerlere harcanması gerekiyor. Daha sonra imkanlarımızın el verdiği ölçüde öncelikli neler yapılmalı, ne gibi projeler üretilirse şehrimize daha hayırlı olur onun muhakemesini yapacağız. Ve proje haline getirdiğimiz bu planlamaları belediye meclisine sunacağız. İnşallah bu çalışmalarımız şehrimizin gelecek vizyonuna ışık tutacaktır. Ayrıca önümüzdeki dönemin en büyük konusu kamuoyunda rezerv alan yasası olarak bilinen kanunun Elbistan’da tatbiki olacaktır.

 

REZERV ALANLAR HAKKINDA ELBİSTAN’DA NE ÖNGÖRÜYORSUNUZ?

 

Kamuoyunda rezerv alan yasası denen “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi” yasası henüz Elbistan’da fili olarak uygulamaya başlanmadı ancak kanunu incelediğimiz de olası sıkıntılar görülmekte. Kanun bakanlık ve belediyelere çok büyük bir güç atfetmiş durumda, kısacası vatandaşın haklarını savunma noktasında elini kolunu bağlamış. İtiraz süreleri çok kısa, vatandaş daha ne olduğunu bile anlamadan bu süreleri kaçırabilir ve çok ciddi hak kayıplarına uğrayabilir. İdarelere acilen kamulaştırma ve vatandaşı mülkünden uzaklaştırma salahiyeti veren bir kanun. Kısacası kötü niyetli kişilerin ellerinde milleti mülksüzleştirmek için çok rahat kullanılabilir. Biz seçilmemiz halinde olası kötü niyetli uygulamaların peşini bırakmayacağız, teknik ve hukuki yönden halkımızın alın terini rantçıların yiyememesi için elimizden geleni yapacağız.

 

 

PEKİ, NEDEN ZAFER PARTİSİNDEN ADAY OLDUNUZ?

 

Ben Afganistan’da, Irak’ta çalıştım. Davulun sesi uzaktan güzel gelebilir ancak Ortadoğu’yu ve Ortadoğu insanının kafa yapısını biliyorum ve ülkemin geleceğini çok büyük tehlikede görüyorum.

Bu gelenler vatanımızı, kendi vatanı, bayrağımızı, kendi bayrağı, dilimizi, kendi dili, devletimizi, kendi devleti, şehitlerimizi, kendi şehidi, tarihimizi, kendi tarihi, kültürümüzü, kendi kültürü, şehrimizi, kendi şehri olarak görmüyor.

Bizlerle beraber sevinip, beraber ağlamayan, terör örgütlerinin ve yabancı istihbarat servislerin içlerinde yuva yaptığı, başımıza gelen en küçük kötü durumda bile, bir anda yanımızda değil karşımızda bulduğumuz, kısacası hiçbir zaman bizle ve bizden olmayan ve olmayacak olan 13 milyon kaçak ve sığınmacıyı istemiyorum. Türkiye’nin bir Suriye, bir Irak, bir Afganistan, Lübnan olmasını istemiyorum.

Ümit Hoca bu konuda Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli bilim adamı. Şimdiye kadar öngördüklerinin hepsi oldu.

Türk milleti olarak bekleyecek zamanımız kalmadı. Geleceğimize Türkiye’yi, Türkiye olarak bırakmak istiyorsak. Zafer Partisinden başka bir adres gözükmüyor.

Seçimler halkın siyasi partilere dertlerini anlattığı ve taleplerini en net ortaya koyduğu zamanlar.

Zafer partisine verilen her oy, sığınmacı ve kaçakları bu ülkeye doldurarak ülkemize kurulan bu büyük tuzağa karşı verilecek en güzel cevap olacaktır.

Şimdi bu seçimde tüm Türkiye olarak sığınmacı ve kaçakları istemiyorum diyerek il genel meclislerinde ve belediye meclis üyeliklerinde Zafer Partisine oy verecek. Biz de Elbistan’da kendimizi göstereceğiz inşallah.

Elbistan’ın tüm milliyetçilerine sesleniyorum. Siz bu ülkeyi babalarınızdan bir Türk vatanı, Türkiye olarak devraldınız. Şimdi bizlere ‘göçmenistan’ olarak mı devredeceksiniz. Bu mu bize bırakacağınız miras? Biz vatan mücadelesi veriyoruz, peki sizler ne yapıyorsunuz?

 

 

SON OLARAK ELBİSTAN’A NE DEMEK İSTERSİNİZ?

 

Şimdi ben ve arkadaşlarım, kardeşlerim sizden rey bekliyoruz. Bu işe ehil olan biz olduğumuz için bekliyoruz. Sizlerin menfaatlerini savunmak için bekliyoruz. İlim ve bilgilerle yıkılanı tekrardan doğrusunca yapabilmek için bekliyoruz. Bu günün imkanlarını geliştirip sonrakilere daha güzelini bırakabilmek için bekliyoruz. Çünkü özellikle bu çağda memleketin ihtiyacı olan ehil mühendislerdir.

Ben inşaat mühendisi Muhammet Korkut Babaoğlu, ben politikacı değilim, alt yapı konusunda uzman bir inşaat mühendisiyim. Ben belediye başkan adayı değilim, belediye meclis üyesi adayıyım. Sözlerim partim adına ve belediye meclis üyeliği içindir. Ben, bu işe ehil olan benim derim ve sizlerden belediye meclis üyeliğinde Zafer Partisine oy isterim.

Ben sizden şıh, şeyh torunu olduğum için oy istemem. Ben sizden Elbistan’ın en tanınmış adamı benim diye oy istemem. Ben sizden En güzel ben konuşurum, en güzel kuran okuyan benim diye oy istemem. Ben sizden saraylara en güzel yağı ben yakarım, saraydakiler beni destekler diye oy istemem. Ben sizden bin bir zorlukla edindiğim ilmi ve tecrübeyi, sizlerin yararına, bila bedel kullanayım diye, bizlerden sonrakilere daha güzelini bırakmak için oy isterim, yetki isterim. Ve ben bunu cebime bir dirhem, bir çekirdek dünya menfaati, ahiret azabı doldurayım diye istemem.

Allahtan korkarım, hepimiz faniyiz. Bir gün gelecek can sineden gidecek. Ben hesabını veremeyeceğim yetkiyi sizden istemem. Ben, bu işe en layık olan benim diye rey isterim ve bu işin altından kalkacağımı bildiğim ve inandığım için rey isterim. Layığı olmayan makama talep bile vebaldir.

Ve layık iken, gerekli olan ve yararlı olan ben iken geri durmak da vebaldir. İşte bu inançla naçizane ben Zafer Partisinden 1. sıra Belediye Meclis üyesi olarak aday oldum. Seçildiğim takdirde bilgimi, emeğimi, görgümü, bilgimi sizler ve arkadan gelenler ve gelecekler için bila bedel 5 yıl boyunca sunmayı taahhüt ediyorum. Bu hizmetimin karşılığını da yalnızca inandığım bir olan Allah’tan bekliyorum.”

28 Mar 2024 - 16:37 Kahramanmaraş/ Elbistan- Güncel