• BIST 90.787
  • Altın 254,429
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • Kmaraş 20 °C
  • Malatya 18 °C
  • Kayseri 16 °C
  • Sivas 13 °C
  • Adıyaman 20 °C
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı

ZORUNLU OSMANLICA DERSİ

Dr.Zafer Eren

Neden aga? Sen daha Türkçe'yi öğrendin ve öğretebildin de Osmanlıca mı kaldı? Neymiş,mezar taşlarını bile okuyamaz olmuşuz. Bak şu işe! Yav,mezar taşı okumak arkeologların,tarihçilerin işi. Mezar taşı okumak için dil mi öğrenilir?
Osmanlıca dil değildir.Osmanlıca,Osmanlı zamanında bile halk'a mal olamamıştır.Bu yüzden bu millet yüzlerce yıl dilini yazamadı.Okuma yazma oranı %5'leri geçemedi.Osmanlıca'da basılan ve okunan kitap sayısı Kel Behzat'ın kafasındaki saç sayısı kadardır. Osmanlıca yüzünden Türkçemiz Arapça ve Farsça sözcüklerle doldu.
Haa,hakkını yemeyelim.Osmanlıca, bazı divan şairlerinin çok işine yaradı.Nasıl mı? Üst mevkidekilere Osmanlıca övgü şiirleri yazarak bu şiirlerle yalakalık yapıp geçimlerini sağladılar.
Osmanlı'da Sırp vardı,Bulgar vardı,Arap vardı,Yunan vardı,Arnavut vardı.Vardı da vardı.Ama hiç birine bu dil mal olamadı.Türk'e ise hiç olamadı. Divan şairleri Farsça sözcüklerle şiir yazmaya çalışırken İran'daki şairler bunlarla dalgasını geçmiştir.
"Okuma yazma bilmek" diye bir söz vardır değil mi? Hiç düşündünüz mü,ne kadar saçma bir söz; okuyan elbette yazabilir de. Değil mi? Hayır değil! Osmanlıca zamanında okuyanların büyük kısmı yazamıyordu.Onun için kimi yazıp okuyabiliyor, kimi de sadece okuyabiliyordu.Bu saçma durum, o zamanlar doğaldı."Okuma yazma bilmek" sözü de o zamandan kalma sözdür.
Osmanlıca dil değildir. MÖ devirlerden başlayıp Orta Asya'dan çağlayarak gelen,Göktürk alfabesiyle vücut bulan ruhumuz,yüreğimiz,dilimiz Türkçeyi, Arabizm ve İranizm sevdasıyla duraklatan bir dönemin, zaten ölü doğmuş, dilimsi bir yapısıdır.Farsça,Türkçe,Arapça karışımı olup ne Türkçe ne Arapça ne de Farsçadır. Hatta Osmanlıcada öyle sözler vardır ki sadece yüklemi Türkçedir.
Yeniçerioğlu diye bir zat(milletvekili) şöyle diyor:" Benim doğum tarihimi Osmanlıca yazmışlar,okuyamıyorum." Abi,gel de çıldırma! Peki ey Yeniçerioğlu, bu doğum tarihini öğrenmek için Halk Eğitim Müdürlüklerinde bunca yıldır Osmanlıca kursları var,onlara gitmeyi içinden hiç geçirmedin mi? Yazık, demek ki doğum tarihini bilmiyorsun.Hadi sen,Osmanlıca öğrendin,doğum yılını öğrendin; peki gençler niçin Osmanlıca öğrenecek? Senin doğum tarihini okumak için mi?
Tarihçi vekil Halaçoğlu gerçekleri bir cümleyle açıklıyor: "Çocuklara yazık,uzaya mı çıkacaklar."
Bardakçı (ki izlencelerini izlemem, bir kez izledim, saatinin yarısı millete küfür ve hakaretle geçiyor.) da şöyle diyor: "Bir İngiliz nasıl Şekspir'i okuyorsa bir Türk de eski eserini okuyabilmeli." Allah'ım,sen aklıma sahip ol. Bir kere Şekspir,zamanının İngiliz'ine İngiliz diliyle ve İngiliz harfleriyle hitap etmiştir.Bu nedenle de o zamanın İngiliz'i de bu zamanınki de onu anlar. Kaldı ki o günkü İngilizce ile bugünkü arasında yine de farklar vardır. Çünkü dil canlı bir yapıdır,devinim içinde olup bazı değişikliklere açıktır. Şekspir,İngiliz'e Fransızca seslenmemiştir. Alfabesiyle,sözleriyle İngiliz onu anlamıştır.Biz de öyle mi? Alfabe Arap'ın, sözler Fars ve Arap'ın. Bize kala kala cümlenin yüklemi kalmış. "Dehânun üzre la’lün istemiş dil def’i müşkildür." Cümlesinde "istemiş" sözcüğü dışında hepsi ithal.Ama Şekspir İngiliz'e hitap ederken ithalat yapmamıştır.

Osmanlıca, zamanın Türk kimliğine saldırısıdır. Türkçe halkın dilinde yaşayarak günümüze dek gelebilmiştir. Yunus Emre'nin şiirlerini al oku; yüreğin ve beynin yetiyorsa bir de Baki'yi oku.(Baki'nin bir dönem Türkçe şiirler yazdığını,ama para etmeyince döndüğünü de bu arada belirtelim.)
Osmanlıcanın günümüzde pratik hiçbir değeri yoktur.Zamanında da halkla hiçbir ilgisi olmamıştır.İsteyen öğrenebilir. Cumhuriyet Türkiyesinde Osmanlıca eğitimi, Osmanlı döneminin 100 kat üzerindedir. Yani cumhuriyet,Osmanlıcaya Osmanlı'dan daha fazla önem vermiştir. Sosyal liselerden tutun da birçok fakültede zorunlu olarak öğretilmektedir.Yani Osmanlı zamanında olmadığı kadar,onun kat kat üstünde Osmanlıca eğitimi verilmektedir. Onun için mezar taşı masallarının bu açıdan da bir geçerliliği yoktur. Osmanlıca bilmesi gereken tarihçi doğru dürüst Osmanlıca bilemezken lise öğrencisinden bunu istemek ne kadar doğru? O öğrenci, "Ne işime yarayacak?" dediğinde "Dedenin mezar taşını okuyacaksın." dan başka verecek ne yanıt olabilir? Osmanlı eserlerden söz edecekseniz eğer, ben de derim ki cumhuriyet döneminde, Osmanlı'dan kalıp da Türkçeleşmemiş eser yoktur; o halde mesele yoktur. Elin adamı Mars'a insan yollama çalışmalarına başlamışken bizim çocuklarımızı mezar taşı okumaya yönlendirmemiz akıl alacak şey değildir.
Milletin kitap okuma oranı yerlerde sürününce herhalde birileri "Bari mezar taşı okusunlar." diye halisane düşünmüş olabilir.
TÜİK (Türkiye istatistik Kurumu) verilerine göre günde 6 saat televizyon izliyoruz,3 saat internete giriyoruz,1 dakikada kitap okuyoruz. Yani günümüzün 1440'da 1'ini kitap okumaya ayırıyoruz. Utanmamız gereken,yerin dibine batmamız gereken,düzeltmemiz gereken,başımızı duvarlara vurmamız gereken durum bu iken kalkıp da dil olduğu bile tartışılan Osmanlıcayı "Öğrenin de mezar taşı okuyun." demek hangi aklî gerekçelere dayandırılabilir?
Harf Devrimi ile cahilleştik, diyenler!
Asıl Harf Devrimi'nden önce cahildin.Harf Devrimi'nden önce Okur yazar oranı %5'lerde iken Harf Devrimi'nden sonra bu oran % 95 olmuştur.Osmanlı'nın 600 yılda yapamadığını cumhuriyet 50 yılda yapmıştır.
Osmanlıcanın öğretilmesini savunanlar tamamen duygusal nedenlerle savunuyorlar ve bilimsel bir dayanakları yok.
Osmanlıcanın öğretilmesi değil,zorunlu olması yanlıştır.Hani İngilizceyi öğrendik mi de bunu öğreneceğiz diyeceğim ama aklıma şunu söylemek geliyor: "Türkçe ders kitapları bile anlatım, yazım ve noktalama hatalarıyla doluyken Osmanlıcanın zorunlu olması kel başa şimşir tarak gibi olmaz mı?"
Biri kalkmış, "Dedemin mezar taşını okuyamıyorum." diyor. Aslanım,o mezar taşını deden görse o da okuyamazdı, çünkü bilmezdi.
İsteyenler için liselere seçmeli Osmanlıca dersi konulabilir. Ama adım gibi eminim,üniversite sınavlarına çalışmak için İngilizceyi ikinci plana iten öğrenci Osmanlıcaya da aynı muameleyi yapacaktır.Zaten önünde iki seçenek vardır: Birincisi, fen ve sosyal derslerine çalışıp üniversiteyi kazanmak,ikincisi Osmanlıcayı öğrenip Mezarlar Müdürlüğünden mezar okuma onayı almak.

Bu yazı toplam 1684 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim