ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,8305
EURO
2,3355
IMKB
56.540
ALTIN
626,44
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Kayseri7/17 ºC
Malatya6/16 ºC
Kmaraş12/22 ºC
Sivas5/12 ºC
Adıyaman12/25 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Celaleddin KURT
YÜKÜ HAŞMETLİ OLAN KERVANA
30.03.2010 15:23

Cemiyet nazarında hiçbir işe yaramayan, memleket meselelerinde taşın altına elini hiç sokmayan, izbe ve sisli mahfillere çekilip, sadece dedikodu üreten insan tipleriyle karşılaşmak her zaman mümkündür.

şte bu tiplerin cemiyet nazarında sergileyecekleri hiçbir marifetleri olmadığından, bu hilkât garibesi tipler; gündemde kalabilmek için, hep dedikodu ve bühtan yolunu seçerler. Çünkü bunların hayatta, hamam karıları gibi, dedikodu yapmaktan başka, yapabilecekleri bir şeyleri yoktur.

 

Toplumun faydasına onca insan, karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışırlarken, yine kendi çaplarında geliştirdikleri bir takım çalışmaları sergilerlerken, bahsettiğim bu tipler; sırf kıskançlık, hasislik ve “ulaşamadıkları üzüme koruk” demelerinden dolayı, toplum dokusunu bozup dururlar. Aslında bunlar; kendi kabuğundan çıkamayan, toplumda yer edinemeyen tiplerdir. Böyle bir ahvâlde kaldıklarından dolayı da, daimâ her şeye muhalif olurlar. Eğer, kendilerine muhalif bulamazlarsa da, kendi kendilerine muhalif olurlar; kendi kendileriyle çarpışır dururlar.

 

 

 

Akılları bir çok şeye yetmeyen bu zavallılar; insanların karşılarına çıktıklarında, üzerlerine her şey vazifeymiş gibi, her şeye limon olurlar. Hiç alâkaları olmadığı hâlde, bazen din maskesine, bazen milliyetçilik, bazen siyaset, bazen ilim adamı kisvesine bürünürler. Hatta hatta, şairlikle-şiirle hiç mi hiç yakınlıkları olmadıkları hâlde; şair olduklarını bile iddia ederler; şiirden, sanattan, edebiyattan dem vururlar. Yayınlanmış bir satır ifadeleri olmayan bu zevatlar, milleti de affedersiniz; kahkahalar içinde güldürürler.

 

 

 

Bazen bir horozcu kahvesinde, bazen bir it panayırında mazoşist duygularla horoz ve it dövüştürenlerin şairlikle ve şiirle ne gibi alâkaları olur; o da bilinmez? Ha! Bu tipler; dövüştürdükleri horoz ve itler için sanat değeri çok yüksek şiirler yazıyor iseler, buna da bir şey denmez!... Ama, eğer yazdıkları bir şey varsa, onların da daha bir yerde yayınlandığı görülmüş değildir!

 

 

 

Birde bu tipler, belki de it panayırında itlerle çok hemhâl olmalarından olsa gerek, yükü haşmetli bir kervan gördüklerinde yakınlarında bulunan itlerden huy kapmış olmalılar ki, havlayıp dururlar.

 

 

 

Hayatta mütevazı hâl lisanı adamı adam eder. Hayatta hiçbir marifet-i farikâsı olmayanlar her cephede boş sözlerle laf-ı güzaf ettiklerinden dolayı, içinde yaşadığımız toplum yaralanıp durmaktadır. Beyler, beyler!... Eğer bir alâmet-i farikânız varsa, taşların altına ellerinizi sokun, ortaya eserler koyun ve işte o zaman konuşma ve söz söyleme yetkiniz olsun... Eleştiri yapmanız için, eleştirdiğiniz insanların ortaya koyduklarının yüzde birini ortaya koyabildiniz mi ki, ucuz ve adi eleştirilerinizi sürdürüp duruyorsunuz... Ortaya hiçbir şey koymadan karanlık dehlizlerde pinti pinti dedikodu yapmanız, biliniz ki sizleri büyütmüyor; bilakis sizleri küçültüyor.

 

 

 

Ataların boşa gitmiş hiçbir sözü yoktur. “Meyveli ağaç taşlanır, yükü haşmetli olan kervana havlayan it çok olur, ulaşılmayan üzüme koruk denir, âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” lafızları; atalar tarafından ne kadar da doğru ve güzel söylenmiş...

 

 

 

Bu toplum, kendisinin faydasına ve zararına iş yapan kişilik ve şahsiyetleri gâyet iyi biliyor ve irfan terazisinde çok iyi tartıyor. Bilinmelidir ki halkın irfanı, zübüklerin laf-ı güzaflarını hiç de gaile almıyor. Bende diyorum ki; “ürür it, yürür kurt / etme ..... cart curt”... Varsa bir marifetin, varsa bir eserin, varsa bu topluma bir faydan; tek bir numune de olsa ortaya çıkar da öyle konuş... Yoksa sükût ette seni adam sansınlar.

 

 

 

Bu yazı kime mi? Bu yazı; toplum dokusunu bozan, hiçbir marifet-i farikâları olmadığı hâlde durmadan her şeyi eleştiren, her şeye muhalefet olan, tek malzemeleri dedikodu olan, hiçbir zaman yapıcı ve birleştirici olmayan, hep ayrıştırmayı seven hilkât garibesi zübükleredir. “Ârife tarif mi gerekir. Ârif olan anlar...” Vesselâm.   

 

 

 

Bu yazı toplam 335 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ökkeş SAATÇI
Muhsin ÖZALP
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
NÖBETÇİ ECZANELER
KIZILAY
2 Nolu Sağlık Ocağı Karşısı
413 44 04
LOKMAN HEKİM
İ.KARAOĞLANOĞLU MEYDANI
4154699
POSTA LİSTESİ