1 1
  • BIST 99.740
  • Altın 219,973
  • Dolar 5,3173
  • Euro 6,0395
  • Kmaraş 4 °C
  • Malatya 0 °C
  • Kayseri -3 °C
  • Sivas -2 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor

YİTİK RUH

Dr.Zafer Eren

Yıl 1798. Fransız imparatoru Napolyon, "Hz. Muhammed'e hayranım, Kuran'a saygılıyım. Allah'a Memlûklulardan daha yakınım." diyerek demeçler vermeye başlar. Hemen, Napolyon'un Müslüman olduğu söylentisi yayılır. Tüm Müslümanların gardı düşmüştür. Sonra...? Napolyon, Mısır'ı işgal eder. Müslümanlar bu işgale direnirken Müslüman(!) Napolyon İslam topraklarının ruhuna Fatiha okumakla meşguldür.
Yıl 1838. İngiliz, Osmanlı hükümetini görüşmeye davet eder. Onları pohpohlar; büyüksünüz, der; soylusunuz, der; sizi seviyoruz, der. Osmanlı makaraya alındığının farkında olmadan kendinden geçmiş haldedir. Bir İngiliz sevgisidir alev alır gider. Osmanlı tam kendinden geçmişken; İngiliz, önlerine bir kağıt uzatır ve imzalatır: Baltalimanı Sözleşmesi. Sonra...? Zaten can çekişmekte olan Osmanlı sanayisi şimdi tam olarak çökmüştür. Sırtı sıvazlanıp "Ağamızın oğlu" muamelesi yapılan Osmanlı, yüksek ateşle yatağa düşer. Koskoca Osmanlı, artık yarı sömürge durumundadır.
Yıl 1869. Alman başbakan Bismarc, tek geçerli semavi dinin İslamiyet olduğunu, tek hak peygamberin de Hz. Muhammed olduğunu fırsat buldukça dile getirir. İslam alemi, Bismark'ı kucaklamaya hazırdır. Bismark'ın da Ortadoğu'yu sömürmekle ilgili güzel hayalleri (!) vardır. O da kucağını açar, ancak kucaklamasına ömrü vefa etmez.
Yıl 1878. İngiliz, Rus karşısında hezimete uğramış olan Abdülhamit'in kulağına fısıldar: "Korkma, sen benim biricik dostumsun. Seni Rus'a yedirtmem." Aslında İngiliz'in korkusu Rusya'nın güçlenmesidir. Komadaki Osmanlı, gözlerinden birini hafifçe açar ve İngiliz'e yanağını uzatır. İngiliz okkalı bir öpücük atar. Sonra...? Kıbrıs, İngiliz'e geçer. Hem de hediye kabilinden. İngiliz sevgisi daha da alevlenir. Ne de olsa aşk, körler derneğinin onursal başkanıdır.
Yıl 1914. Alman imparatoru II. Wilhelm, Osmanlı'yı yanına çekerek Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere karşı cephe sayısını arttırma peşindedir. Birden bir söylenti yayılır. Wilhelm Müslüman'dır, Hacc'a bile gitmiştir. İhram'a girdiği dilden dile dolaşır. Aslında Wilhelm'in amacı ihram'a değil Ortadoğu'ya girmektir. O artık İslam'ın kılıcıdır. Ne de olsa iş bilenin kılıç kuşananındır. Sonra...? Osmanlı, bu savaşta Müslüman (!) Wilhelm'in oyuncağı olur. Ayrıca Galiçya gibi birçok gereksiz cephede Osmanlı askeri şehit düşer.
Yıl 1918. Mondros ateşkes antlaşması imzalanmış, imzayı çakan Rauf Orbay yurda dönmüştür. Aslında kimin kime çaktığı 3 gün sonra belli olacaktır. Rauf Orbay, antlaşmanın harika olduğunu, Birinci Dünya Savaşı'nda yenildiğimiz halde bu antlaşmayla ucuz kurtulduğumuzu söyler. Yurtta bayram havası eser, sevinç gösterileri yapılır. Sonra...? Canımın içi, son yılların sevgilisi İngiliz bu şenliklerden üç gün sonra Musul'u işgal eder. Bizimkiler göbek havası atarken İngiliz bu kez Yunan'ı İzmir'e çıkartır. Anlaşmadaki işgal maddelerini Mustafa Kemal Paşa'dan başka gören olmamıştır. Uyarır. Ama göbek havasının bozulmaması için duymazdan gelinir.
Yıl 1995. Avrupa Birliği (Ortak Pazar) ile Gümrük Birliği Anlaşması imzalanınca yer yerinden oynar.İmzayı atanlar, Avrupa fatihi olarak karşılanır.Sonra...? Avrupa, ortak kalır; biz pazar oluruz. Ankara'nın göbeğinde şinanay yavrum şinanay çekerken Avrupa'nın bizi kandırdığı, dahası dolandırdığı ortaya çıkmaya başlamıştır bile.
Yıl 2001. İngiliz başbakanı Tony Blair, Kuran okumaya başladığını, Kuran'a hayran olduğunu söyler. Müslümanlar, yine kendilerinden geçip mayışırlar. Sonra...? İngiliz ve Amerikan istihbaratının gözetiminde 11 Eylül saldırıları gerçekleşir. Böylece, bu saldırıların ardından gelecek olan Afganistan ve Irak işgalleri haklılaştırılmış olur. Nasıl ama?
Yıl 2004. Türkiye, Avrupa Birliği'nden üyelik için takvim alır. Tüm Türkiye, bayram ilan eder. Parmaklarımızla şıkıdım, kalçalarımızla da Düriye'nin güğümleri'ni oynarken Avrupa'nın bizden bunun karşılığında Kıbrıs'ı istediğini kimse görmez. Sonra...? Kıbrıs, Birliğe girer; biz de tokatı yemiş halde evimize döneriz.
Yıl 2008. Obama diye biri Amerika'nın başkanı olur. Bizimkiler; Barak olan adını Burak yaparlar, bir de ortasına Hüseyin'i ekleyip Müslümanlığını ilan ederler. Tüm İslam alemi ayaktadır. Bir Müslüman, Amerika'ya başkan olmuştur. Adam, teheccüd namazı bile kılmaktadır. Adam bas bas bağırır "Ben Protestan'ım." diye. Yok, derler. "Sen Müslüman'sın; hem de en hasından. Seni Allah gönderdi. Mehdisin sen, Mehdiii, koçum benim." diyerek iki de makas alırlar. O sırada fonda, Hatice, "Gömleği keten oğlan, damda yatan oğlan" türküsünü söylemektedir. Türkiye dahil birçok İslam ülkesinde Barak için kurbanlar kesilir, dualar edilir. Sonra...? Obama, bu kurban kesmeleri karşılıksız komaz. Gömleği keten olup damda yatan oğlan, damdan iner ve Müslüman ülkelere asker yollayıp Müslümanları kıtır kıtır kestirir. Eee, kana kan işte böyle olur! Sen Obama için kan akıtırsın da Obama senin kanını akıtmaz mı?
Ey Türk Milleti!
Neden bir türlü titreyip ayağa kalkamadığını, hep tokat yiyenin sen olduğunu şimdi anladın mı? Tarih bilmeyen balık hafızalı milletler hep böyle sendeler. Ve sen, yaşadığın tarihten ders alana dek tarih ısrarla senin kafana vurmaya devam edecektir.
Taaa ki sen uyanana dek!
Not: Bu şekilde ofsayta düşürülüp de ardından golü yediğimiz 53 tarihi olay daha saptadım. Ancak yer darlığından dolayı yukarıdaki tarihi derslerle yetindim.

Bu yazı toplam 1033 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim