ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,8305
EURO
2,3355
IMKB
56.540
ALTIN
626,44
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Kayseri7/17 ºC
Malatya6/16 ºC
Kmaraş12/22 ºC
Sivas5/12 ºC
Adıyaman12/25 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan GÜLLÜ
YİTİK KUŞAĞIN MAHALLESİ
30.03.2010 00:23

Sevgili okurlar, sizleri zamanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkartmak istiyorum. Çok uzaklara değil 15–20 yıl önceki dönemlerde ki mahallelerimize doğru uzanalım. Senin çocukluğunda ki mahalle ardına kadar kollarını açmış, yeniden kucaklamak için sizleri bekliyor olacak. Dünde kalan bugün için masallaşan anılarınızı birlikte hatırlayalım.

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel mahalleler varmış.  Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. Dışardan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağıya iner, beraber olacak anları iple çekerlermiş. Kavgada etseler kin tutmaz, hergün yeniden dünyalar kurarlarmış. Herkeste sevgi, paylaşma ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. O zamanlar, çocuklar evden okula servis ile değil, buluşarak giderlermiş. Onların yolunu gözlemezmiş; evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları. Bilmezlermiş; hamburgeri, MTV’yi, interneti, cep telefonunu, tetris’i.

Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbeti ve anket defterleri doldurup, sevgileri keşfetmeyi. Horoz şekerini, elma şekerini, Pamuk şekercisinin, köhne makinesinde imalatını yaptığı çöpün üzerine dolanan pamuk şekerini, arzu dolu gözlerle izlemek. Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, sonrada bir ıslıkla tekrar aşağıya ve gecenin derin karanlığında saklambaç, löddük, şaka-tura ve minevara oynamayı. O hakkında türlü şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı, küsmeyi ve O garip adam(baba)’ma gözükmeden gece yarısı evi girmeyi. Aynı kıza asılmayı, torbalarla misket(cam gülleler) toplamayı, gıcır gıcır renklilerini ayırmayı, değiş tokuşu, oynarken ölçmek için süngeç ve karışın kavgasını yapmayı, en önemlisi kavga sonunda kapıp kaçmayı.

Cızgı (çizgi) kitapları Tommiks, Teksas, Kinova, Teks, Redkit Karaoğlan, Bahadır, Akbulut, Tolga, Tarkan vb. resimli kitaplardan sergi açıp para karşılığı okutmak ya da değiş tokuş yapıp okumak, o kitaplarda ki kahramanlar gibi dürüst ve vatansever olmak.

Naylon topları iç içe koyup ve taşlardan da kale direkleri yapıp, üç korner bir penaltı kuralı ile şu an üstünde apartmanlar yükselen arsalarda top oynamak, hele oyun öncesi takımlar kurulurken oyuncu seçme yarışması içinde iyi oyuncuya karşılık iki adam verme ve mahalleye yeni taşınan komşuyu kapma.

 İlk ergenliği, boyların ölçülmesi, beden gösterisi, kalınlaşan ses tonları ile etrafa caka satmak. Yaşça büyük olanlarla oturmaya heves etmek, onların gittiği çayhanelerde gözükmek

Elbistan’da günlük değil(çünkü ulaşım nedeniyle günlük gazeteler birgün sonra gelirdi)  dünkü gazeteleri almak için gazete bayisi önünde sıra kavgası yapmak, ve oracıkta gazeteyi eve götürmeden didik didik edercesine her sütununu harf harf okumak. Haftalık gelen Hey gençlik dergisi, TV’de Yedi gün dergisi, Resimli Roman ve Foto Roman mecmuaları, Cep Foto Romanı ve en önemlisi Hayat mecmuası’nı dört gözle beklemek.

Boş arsalarda yakantopu, çelik çomak, amıdamya, güvercin taklası, vb. oyunlarının mücadelesini yapmak ve sıra beklemek. Mantarlı gazoz kapakları ile oyun oynamak, onları kazımak, yan mahalle ile kavga etmek, o kavgalar içinde kahraman çıkartmak ve ödlekleri cezalandırmak. İp atlamak, seksek (mici) çizip oynamak, deleme(topaç) çevirme, buz üstünde döndürme, delemeleri oyun öncesi cevizlerle yağlayıp kaygan hale getirmek, delemeyi çeviren kayten ipleri sağlamlaştırmak.

Yaz günleri Ceyhan nehrinde yıkanma (çimme) yarışmaları yapmak, su oyunları oynamak, mırıkta(sıvı çamur) bulunarak boğuşmak, akşam evde kerme olmuş suratlarımızı saklamak için evin büyüklerine gözükmemek. Bütün bunlarla doya doya çocuk olduklarını hissetmek ve İçlerinde ki çocuğu büyütmek istememek.

Sonra zamanla, bu diyarda durumlar değişmeye başlamış. Yaşlar ilerledikçe, bu birliktelik, kollama-koruma duyguları, bu mahallenin çocuklarının başlarına çok işler açmış.

Daha sonra işsizlik, enflasyon, köşeyi dönme, adamını bulma, malı götürme falan derken, herkes yüzünde soluk bir bakış içinde hayatın yenilgisi, çaresizlikleri, tatminsizlikleri ile baş başa kalmış.

Çocuklar mı?  Çocukları şimdi koca koca apartmanların arasında, nefes alınmaz bir havada evlerinde, sanal bir dünyada emniyet içerisinde yalnız yaşıyorlar. Anneleri- babaları onları çok seviyorlar. Hiç sokmuyorlar kalabalık ortamlara virüs kapmasın diye. Hep beraber büyük alışveriş merkezlerinde birlikte oluyorlar. Okul servisleri, çocukları nerdeyse yataklarına kadar götürüyorlar. Çocuklar trafik kaygısından yakın dükkânlara bile gönderilmiyorlar.

Babalar şirket bilânçolarını, çocuklarda dershane reytinglerini izliyorlar. Hepsi birer test uzmanı, sayısal- sözel yuvarlanıp gidiyorlar. Sokak oyunları oynamayı değil ama taban puanları çok iyi biliyorlar. Hayata açılan pencereleri “Windows –XP” onlar ekrana – ekranda onlara bakıyor ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor. Şehrin dışında ki ağaçlar,  tırmanacak, salınacak kuracak, kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor.

Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içerisinde gürbüz, güvenlikteki çocukları…  Hiç sopa yememiş, ağaçtan düşmemiş, topu yanda ki bahçeye kaçmamış, dizlerinde yara kabukları olmamış çocukları bekliyor… Yitik kuşağın mahallesi.

 

Bu yazı toplam 666 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ökkeş SAATÇI
Muhsin ÖZALP
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
NÖBETÇİ ECZANELER
KIZILAY
2 Nolu Sağlık Ocağı Karşısı
413 44 04
LOKMAN HEKİM
İ.KARAOĞLANOĞLU MEYDANI
4154699
POSTA LİSTESİ