1 1
  • BIST 99.740
  • Altın 219,973
  • Dolar 5,3173
  • Euro 6,0395
  • Kmaraş 4 °C
  • Malatya 0 °C
  • Kayseri -3 °C
  • Sivas -2 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor

YAŞŞA YASİN ABİ!

Dr.Zafer Eren

          YAŞŞA YASİN ABİ!

MKYK üyesi ve profesördür abimiz.

Bir toplantıda;  “Türk Milleti” diye bir millet yoktur, demiş.

Tamamen doğrudur. Şimdiye dek bize böyle bir milletin olduğu, bizim de bu millete ait olduğumuz söylendi. Oysa hepsi palavraydı. Binlerce yıldır bize bu yalanı  yedirdiler, yutturdular. Taaa ki profesör Yasin abi bizi uyarana dek. Çok şükür, bu zat gerçekleri açıkladı da biz de ne idüğü belirsiz, ipsiz ve soysuz bir yığın olduğumuzu öğrenmiş olduk.

Tarih de profesör Yasin abimizi destekliyor zaten.

Çinliler M.Ö. 214’te Çin Seddi’ni, ileride astronotlar uzaydan görebilsin diye yaptılar. Oysa bize bu seddin Türk saldırılarından korunmak için yapıldığı yalanı yutturuldu.

Mete Han (Oğuz Han), Orta Asya’da ilk büyük çobanlar birliğini kurmuş; hatta keçi, koyun, deve, kedi, köpek ne varsa tüm hayvanları da bu birliğe üye yapmıştı. Mete Han bu birliği kurarken, Çinlilere karşı savaşmış, savaşta yararlılıklar göstermiş kurtlara da önemli payeler vermişti. Oysa tarih kitapları bize bunun Türk milletinin birliği olduğunu söylüyor. Neyse ki profesör Yasin abi böyle millet olmadığını söyledi de gerçeği öğrendik.

Bilge Kağan, karşısına alıp konuştuğu keçilere “Ayrılmayın ey keçiler; sizler bir milletsiniz. Yoksa sizi kurtlar kapar.” dedi. Hatta bu sözleri Orhun anıtlarına yazdırdı. Bize tarih kitaplarında bu keçilerden hiç söz etmez; onun yerine Türk adında bir milletten söz ederler. Bunu da yedik, yuttuk. Çok şükür profesör Yasin abimiz uyardı da gerçekleri öğrendik. Kendimizi, yıllarca babası sandığı kişinin aslında babalığı olduğunu öğrenen yetimden bile daha kötü hissettik, açıkçası.

Alparslan, 1071’de Anadolu’ya girerken yolda karşılaştığı çapulcularla arkadaş oldu ve bu topluluk zamanla çoğalıp Bizans’ı yendi. O çapulcuların savaşta kılıçları “Törk, Törk” diye ses çıkardığı için bu çapulculara “Türk” adı verildi. Aslında böyle bir millet yoktu. Bu Malazgirt yalanı da bize yutturuldu.

II. Kılıç Arslan da yeri yurdu belli olmayan; ama kılıç kullanmasını iyi bilen bir çobandı. Dışarıdan transfer ettiği diğer aylaklarla bir ordu oluşturdu ve Haçlıları kılıçtan geçirdi. Hatta bu çobanlar o kadar başarılı ve keramet doluydu ki kılıçlarını sabit tutuyorlar, Haçlıların kendileri gelip kafalarını sallayarak kılıçtan geçiriyorlardı. Haçlılarla savaşanların aslında bir millet değil, bir güruh olduğu profesör Yasin abi tarafından bize dolaylı da olsa anımsatılmış oldu.

Böylece “Anadolu Türkleştirildi.” sözü de bir masaldan ibaret oluyor.  “Selçuklular, Anadolu’yu Türkleştirdi.” sözü bir uydurmadır. Selçuklular, Türk değildi; karışımdı; hatta karmakarışımdı; kimi esmer, kimi de sarışındı. Oysa Türk olduğu iddia edilenler kırmızıydı!

Osmanlı Devleti’ni kuranlar da Türk değildi. Peki neydi? İnşallah onu da profesör Yasin abi söyler de öğreniriz.

Sahi İstanbul’u kim fethetti?  Hangi milletten olduğu bilinmeyen Mehmet adında biri fethetti. O da Asya dolaylarından gelmiş, şöööööyle bir gezerken İstanbul Boğazını beğenmiş , hatta boğazda yalı yaptırmak istemiş;ancak   Bizanslılarca imar izni verilmediği için o da kızmış ve yanındaki çobanlarla İstanbul’u fethetmiş ve inadına  İstanbul’a hisarlar yaptırmıştı. Ama bu olay da bize “Türklerin fethi” olarak yutturuldu.

Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Haçlıları Anadolu’dan atanlar da bir güruhtu, millet değildi. Mehmet Akif de şiirinde “ırkıma…” derken Türkleri değil, Ege’deki zeytin ağaçlarını kastetmişti.

Aslında bize Türk adını takanlar, M.Ö. Çinliler idi. Hain Batı da bu adın üzerine atladı. Batı’dan bize hayır gelir mi? Gelmez. Batı, bize Türk diyorsa elbette ki biz Türk değilizdir.

Hay Allah, şaşırdım da “biz” sözcüğünü kullandım. Sahi profesör Yasin abi, söyle Allah aşkına, biz kimiz?

Biz, Türk değiliz; anladık! Böyle bir millet yok; onu da anladık. Bu Türk sözcüğüyle bu millet sözcüğü nasıl bir araya geldi, anlat bize Yasin abi. Bize bir masal anlat Yasin abi, içinde Türk ve millet sözü olmasın. Bize bir masal anlat Yasin abi, içinden yollar geçsin de o yollarda Türk olmasın. Bize bir masal anlat Yasin abi, içinde Bizans olsun, Rum olsun, Ermeni olsun; ama Türk olmasın.

Profesör, doktor Yasin abi! Bu kadar unvanın var da, sana bu kadar unvanı veren milletin adını söyle bize Yasin abi.

 

 Peki, Yasin abi, söyle bize ne olursun;  biz kimiz, neyiz, neyin nesiyiz?  Ne olur söyle Yasin abi, yoksa biz p.ç miyiz?

Bu yazı toplam 1251 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim