Bitişiğine ne eklersen o olur.
“yandaş basın…yandaş medya…yandaş partici…yandaş kurumlar… vs.”
Bunu uzattıkça uzatmak mümkün. Yandaş’ın yanına neyi bırakmak istiyorsan yaz gitsin.
Bizi rahatsız eden basına yakıştırılan haksız yandaşlık sıfatı.
Bu söylemi en çok kullananlar kimler?
Fazla düşünmenize hiç gerek yok.
Tabiî ki kendilerinin deyimi ile yandaş siyasiler …
Birde siyasi tabanlı kurum idarecileri…
Bunların suçlama biçiminde kullandıkları söylemlerinin öznesi basın…
Bu sözcükten rahatsız olması gerekenler ise her nedense mümkün olduğunca suspus.
Bu suskunluk sanki bir kabullenme gibi.
Meslek onuruyla oynandığını aklının ucundan bile geçirmiyor.
Aklından geçirse de, itiraz etmek işine mi gelmiyor?
Bilmiyorum.
“Ne demek bu yandaşlık?
Halkın doğru haber alma hakkına duyarlı basına, yandaşlık sıfatını nasıl yakıştırırsınız?
Sonra bunun ölçütü ney?
Sana göre yandaşın tarifi ayrı
Bana göre yandaşın tarifi ayrı
Gazeteci yayınladığı bir haber veya yorumun kimin faydasına kimin zararına olacağı gibi bir hesabın içinde olmaması gerek.
Bu hesabın içine girdiği zaman da bu mesleği kesinlikle yapmaması gerekir.
Hesap işi ayrı bir sektör…
Hesap işine kafa yoracaksan o zaman mesleği değiştirip ticari kulvarda boy gösteceksin.
Ha ikisini bir arada yürüten ve yürütmek isteyen yok mu?
Yüzdesi oldukça yüksek.
Çünkü bizce gazetecilik mesleği ticari bir olgu olarak değerlendirilmemeli.
Ha bu sıfatı hak eden basın yok mu?
Her sektörde olduğu kadar…
Kendisine sufle edilenleri yazarak, bu sıfatı hak ettiğini kanıtlama çabası içinde olanlar mutlaka vardır.
İşte böyle bir duruma düşmüş basını “yandaş” ya da “yalaka” diye sıfatlandırmak yanlış olur mu? Bilemiyorum…
Sonuç olarak; her sektörde hızla gelişen yozlaşma, çok tehlikeli bir biçimde sürüyor.
Basın, “yandaş”lıktan, “yalaka”lıktan kurtulmadıkça, durum böylece sürüp gidecekmiş gibi de görünüyor.
Saygılarımla