• BIST 108.615
  • Altın 145,126
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Kmaraş 30 °C
  • Malatya 30 °C
  • Kayseri 28 °C
  • Sivas 26 °C
  • Adıyaman 34 °C
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu

Yağmur’dan ‘Mevlana’yı anlamak’

Yağmur’dan ‘Mevlana’yı anlamak’
KAYNARCA- Özel Altınküre Eğitim Kurumları’nda “Mevlana’yı Anlamak” konulu konferans düzenlendi.

Elbistan Belediyesi Kent Konseyinin düzenlediği 1. Eğitim Kültür ve Kitap Fuarının konuğu olarak ilçeye gelen Eğitimci-Yazar Sinan Yağmur, Altınküre Eğitim Kurumları’nda öğrenci ve velilere Mevlana’yı anlamak konulu bir konferans verdi.

Elbistan Müftüsü Ramazan Tolan, okul müdürleri ve velilerin ilgi gösterdiği konferansa konuşmacı olarak Eğitimci-Yazar Sinan Yağmur katıldı.

Kendi yaşadıklarından ve Mevlana’nın hayatından kesitler sunarak konuşmasına başlayan Yağmur, Mevlana’nın öğretilerinin hayata yön vermesi için azami gayret sarf edilmesi gerektiğini ifade etti.

Yağmur, Mevlana’nın hayatını üniversite hazırlık döneminde gördüğü bir rüya üzerine araştırmaya ve ilgi duymaya başladığını ifade ederek, “Bizim öğrencilik dönemimizde bugün ki imkanlar yoktu. Babam bize bir tahta kalem alır ve onu ortadan ikiye kesip kardeşimle bana verirdi. Okulda sınav olacağımız gün o kalemi oynarken düşürüp kaybetmişim. Oturup ağlamaya başladım. Kimseden fazla kalem isteme şansımızda yok neden mi? O dönem kimsede fazla kalem yok. Benim bu durumumu gören öğretmenim bana bir kalem verdi. O gün sınavı atlattık. 1984 yılında üniversite sınavına gireceğim. Akşam rüyamda yeşil bir kubbe gördüm sisler arasından bir el bana sınava burada gir diyor. Uyandım ve o yeşil kubbenin bulunduğu yeri araştırmaya başladım. Bu Mevlana’nın yaşadığı Konya’daki türbesi idi. Ben sınav merkezi olarak bulunduğum yere 8 saat mesafedeki Konya’yı yazdım. Arkadaşlarım benimle dalga geçtiler. Yorgun olursun bu kadar uzak yere gitme diye. Sınav günü Konya’ya gittim. Dua ettim ve sınavı kazanıp bir eğitimci oldum. Hayatımı Mevlana’nın hayatını araştırmaya ve onu insanlara anlatmaya adadım. Yayınladığım kitapların ilk baskılarını her zaman cezaevlerinin kütüphanelerinde bulunması için çalıştım.

Mevlana günümüze, asırlar öncesinden şöyle seslenmektedir. Beni çokça konuştunuz, sıkça andınız, afişlerde sözlerim sloganlaştı, ziyaretime koştunuz, andınız ancak beni anlamadınız. Anlasaydınız evlerde kavga tütmezdi, trafik ışığında geç kaldın diye cinayet işlenmezdi, yan baktın omuz çarptın diye insanlar canice bakışmazdı, beni anlamış olsaydınız, bir elin parmakları gibi olan kardeşler terör belası ile kan kaybetmezdi. Ben Gel dedim, geldiniz peki gelişinizle yüreğinize ne doldurup sizde neler değişti? Cezaevleri neden tıka basa dolu? Ahlak, birlik, yardımlaşma, halden anlama masallarda kalan meziyetler olmazdı. Sahi beni gerçekten anladınız mı? Ben sizin için yanıp tutuştum, avucumda denizleri çöllerinize taşıdım, hani yetiştirdiğim güller? Beni olduğum gibi anlasaydınız. Ah anlasaydınız. Ağlatmadınız anaları. Beni anlamış olsaydınız gökkubbe altında hoş bir seda bırakmanın, hoşça bakmanın mutluluğuna ermeyi o kadar kolay yakalardınız ki” diyerek konuşmasını sürdür

Bu haber toplam 838 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim