• BIST 107.202
  • Altın 145,970
  • Dolar 3,5167
  • Euro 4,1262
  • Kmaraş 32 °C
  • Malatya 34 °C
  • Kayseri 32 °C
  • Sivas 25 °C
  • Adıyaman 34 °C
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Kaymakam Akkoyun, Yaz Spor Okullarındaki öğrencilerle bir araya geldi
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Kaymakam Akkoyun, Yaz Spor Okullarındaki öğrencilerle bir araya geldi

Ünal: “AK Parti bir millet hareketidir”

Ünal: “AK Parti bir millet hareketidir”
KAYNARCA- AK Parti Kahramanmaraş milletvekili adayı Mahir Ünal,

 

unal-3.jpg

unal-1.jpg

hafta sonu partisinin düzenlediği seçim çalışması kapsamında Karaelbistan, İğde, Doğan ve Akbayır beldesinde seçim bürosu açılışlarına katıldı. Partililerden destek isteyen Ünal, “AK Parti partilerden bir parti değildir. AK Parti bir millet hareketidir. Bu partiyi bu millet kurmuştur. Biz sadece bu partinin tabelasını astık. Çünkü bu partinin kumaşını bu millet dokudu” diye konuştu.

AK Parti Kahramanmaraş milletvekili adayı Mahir Ünal, seçim çalışmaları kapsamında İlçe Başkanı Yunus Kaan Kısaca, Belediye Başkanı Av. Durmuş Küçük ve ilçe yönetimi ile birlikte beldeleri ziyaret ederek, seçim bürosu açılışı yaptı.

Karaelbistan Kasabası’nda belediye başkanını ziyaret eden Ünal, burada İğde beldesine geçti.

İğde Belediye Başkanı Hüseyin Marangoz’un girişimleri ile beldeye yapılan sosyal tesisinde açılışına katılan Ünal, buraya hizmetin geldiğini görmek için bu mekana bakmanız yeterli diye konuştu.

İğde Belediye Başkanı Hüseyin Marangoz, “Benim ilkokul yıllarım hep buralarda geçti. 8 yılda burada öğretmenlik yaptım. Buranın çatısı dökülmüş, pencereleri kırılmış harabe bir şekilde, virane bir şekilde olması benim vicdanımı sızlatıyordu. Bu nedenle burayı tekrar ilim-irfan yuvası haline getirmek, güzel toplantıların, güzel işlerin yapılacağı bir mekan haline getirmek amacıyla böyle bir çalışma yaptık. Öbür tarafta iki bölüm var. Orası cenaze, taziye salonu olarak kullanılacak. Burası da sosyal etkinlikler toplantı, tiyatro, lise ve ilkokul öğrencilerimizin hizmetine sunulmak amacıyla böyle bir tesisi yaptık. Bu tesisin kasabamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Önümüzde tabiî ki çok önemli bir seçim var. Ülkemizi ve dünya Müslümanlarının geleceğini yakından ilgilendiren bir seçimimiz var. Bu seçimin önemine öncelikle kendi nefsimize inanıp çevremizdeki insanları inandırırsak inşallah daha etkili olacağına inanıyorum. Çünkü inanmadığımız bir şeyi başkasına söylememiz etkili olmaz diye düşünüyorum” diye konuştu.

AK Parti Kahramanmaraş milletvekili adayı Ünal’da burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Artık bilindiği üzere hizmetin gelmesi için şuan içinde bulunduğumuz mekan bunun en belirgin göstergesi. Hizmetin gelmesi için iktidarda güçlü olmak gerekiyor. Güçlü gitmek gerekiyor. Bundan önceki dönemlerde anayasa değişikliği ile ilgili oylamalarda meclisimiz büyük bir sıkıntı yaşamış, halkımız büyük bir sıkıntı yaşamıştır. İnşallah bu sıkıntıların tekrar yaşanmaması için sizlerden büyük destek bekliyor, her zamankinden daha fazla oy çıkartmamız gerektiğini bilmenizi istiyorum. Artık memleketin zaman kaybetmesi, memleketin hizmetlerinin aksaması, bunların hepsinin bitmesi son bulması lazım. Memleket hizmete aç, memleketin büyümeye ihtiyacı var” dedi.

Ünal, “Bu coşkunuzdan, kalbinizdeki bu heyecandan, gözlerinizdeki bu ışıltıdan dolayı hepinizi kucaklıyorum. Her biriniz bu milletin evlatları olarak sorumluluklarını kalbinde hisseden, ferasetiyle eğriyi doğrudan ayıran, yanlışı yalandan ayıran ve hakikati kalbinden hissederek bugüne kadar bu milletin evlatlarına vermiş insanlar olarak her birinizin önünde saygıyla eğiliyorum. Biz şunu söylüyoruz. Diyoruz ki AK Parti partilerden bir parti değildir. AK Parti bir millet hareketidir. Bu partiyi bu millet kurmuştur. Biz sadece bu partinin tabelasını astık. Çünkü bu partinin kumaşını bu millet dokudu. Hamurunu bu millet yoğurdu. Bu milletin sevdalısı, bu milletin derdini dert edinmiş evlatları 60 yıldan beri mücadele veriyorlar. Bu millet 1950 yılında Adnan Menderes’i ve arkadaşlarını iktidara getirdi ve 10 yıl bu millet bir hizmet gördü. Ama bu 10 yılın hesabını, bu millete tam 42 yıl sordular. 1950-1960 Demokrat Parti iktidarı. 1960’da bu milletin evlatlarını darbeyle indirdiler. Terbiye etmek için. Bu milletin bir başbakanını, 2 tane bakanını idam ettiler. 1960’dan 2002’ye kadar da darbeler, muhtıralar, post modern darbelerle, sağ-sol çatışmalarıyla bu milleti adeta 10 yıl boyunca 1950-1960 arasında kendi iradesini sandığa yansıtmasından dolayı adeta cezalandırdılar. 42 yıllık mücadeleden sonra bu milletin evlatları AK Partiyle birlikte yeniden iktidar oldu hamdolsun ve 8.5 yıldan beri bu ülkenin 70 yıllık, 80 yıllık sorunlarını çözmek için canla, başla çalışıyor. Her yerde şunu söylüyoruz. Diyoruz ki siyaset kurumu sorun çözme kurumudur. Siyaset kurumu bu milletin sorunlarını çözmek için çalıştırılmalıdır. Siyaset kurumu üzerinde hiçbir vesayet kabul etmiyoruz diyoruz. Çünkü siyaset kurumu milletin iradesini tecelli ettiği kurumdur. Ancak siyaset aracılığıyla milletin iradesi, milletin egemenliği sandığa yansır, sandıktan da Türkiye Büyük Millet Meclisine yansır. Biz, Birinci Dünya Savaşı’nda koca bir imparatorluğu kaybettik. Ama hamdolsun genç bir Cumhuriyet kurduk. Bu genç Cumhuriyetin dinamizmi, gücü, enerjisi Türkiye Büyük Millet Meclisine yansıdı. O kutsal çatı altında bu milletin evlatları, bu milletin sevdalıları, dertlileri bu milletin sorunlarını çözmeye ayıştı. Ama vesayet sahipleri statükoya bel bağlayanlar yılarca neler yaptılar siz biliyorsunuz. O kısma fazla girmeyeceğim. Ben en çok şuna üzülüyorum. 8.5 yıl içerisinde hamdolsun hebasını veremeyeceğimiz hiçbir şey olmadı. Ama 80 yıldan beri birçok sorunun, birçok sıkıntının müsebbibi, sorumlusu olan siyaseti kendi var oluşları için kullananlar, kendi nefisleri, kendi çıkarları için kullananlar, siyaseti istimrar edenler, siyasetin sorunlarını, sıkıntılarını istismar edenler bugün kalkıp bize hesap sormaya kalkışıyorlar. Bugüne kadar taş üstüne taş koymamış olanlar, bugüne kadar bırakın sıkıntı- sorun çözmeyi, bu ülkenin asıl sorunlarının adeta bir kangrene dönüşmesine sebebiyet verenler, kalkıp bize hesap sormaya kalkışıyorlar. Başbakanımız ne diyor. Biz iktidara ilk geldiğimizde 3 yıl bizden bir şey istemeyin dedi. Niye? Çünkü çıraklık dönemimizdi. 80 yılın sıkıntısını derdini son ekonomik krizini ağırlığını biz hızlı şekilde 3 yıl içerisinde telafi ettik. 2005 yılına geldiğimizde ekonomimiz hızlı bir şekilde büyümeye başladı. Sonra 2007’da AK Parti kalfalık dönemine geçti. Ama hatırlayın bu 8.5 yıla hepiniz şahitsiniz. Bu 8.5 yılı sizler canlı şahitlerisiniz. Her şey bu milletin gözü önünde cereyan etti. 8.5 yıl içerisinde neler yaptıklarını biliyorsunuz. Gelin bu milletin sorunlarını beraber çözelim dediğimizde gelmediler. Gelin Mecliste uzlaşma komisyonu kuralım. Siz de taşın altına elinizi koyun. Bu sıkıntıları beraber çözelim. Gelmediler. Gelin mutabakat yapalım. Yapmadılar. Gelin anayasayı birlikte değiştirelim. Değiştirmediler. Gelin bu ülkenin sıkıntısını, sorununu, derdini siyaset kurumunu güçlendirerek birlikte çözelim dedik. Çözmediler. Çözümü nerede aradılar? Çözümü siyaset kurumunun dışında aradılar. Ordu göreve diye pankart açtılar. Muhtıralardan medet umdular. Niye? Çünkü bunlar milletle birlikte siyaset yapmadılar şimdiye kadar. Şimdiye kadar millet iradesine yaslanarak siyaset yapmadılar. Başka yerlere yaslanarak siyaset yaptıkları için siyaset kurumunun güçlenmesi bunların işine gelmez. Çünkü siyaset kurumunun içinde bu milletin kendisi, bu milletin iradesi vardır. O yüzden bu işlerin böyle olmasını itemezler. Şimdi bu milletin evladı çıktı sözünün arkasında durarak hiçbir şeyden çark etmeden ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız diyerek millete efendilik yoktur, hizmetkârlık var diyerek insanı yaşat ki devlet yaşasın diyerek egemenlik kayıtsız şartsız bu milletindir. Bu milletin üzerinde hiçbir vesayet kabul etmeyiz diyerek sadece Türkiye’de değil, bölgesinde de egemenlere ret çekerek, kâğıttan kuklaları tek tek dünyaya deşifre ederek yürüyor ve arkasından yürüyor.  O yüzden sorunları sıkıntıları biliyoruz. Sizlerde şahitsiniz. 8.5 yıldan beri 80 yıllık sorunları çok hızlı bir şekilde çözüyoruz. Ama takdir edersiniz ki 80 yıllık sorunlar 8 yılda bitmez. Ama hamdolsun hızlı ve öncelikli olarak sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada,  acilde tüm sorunların çoğunu çözdük. Bu milletimizin asli ihtiyaçlarını 8.5 yılda bütün engellemelere rağmen hamdolsun çözdük ve çözüyoruz. Bunlar ne diyorlardı. İlk günden itibaren bunlar ne dediler? Bunlar ne pahasına olursa olsun AKP’den kurtulmalıyız dediler. Aynen böyle kullandıkları ifade. Niye her ne pahasına olursa olsun, AKP’den kurtulmalıyız diyorlar bunlar. Neden? Çünkü AK Parti bir millet hareketi de ondan kurtulmak istiyorlar. Çünkü bunlar 1950 ile 1960 arasında milletin iktidar olmasını nasıl sıkıntı doğurduğunu gördüler. Son 8 yılda milletin iktidar olmasının nasıl sıkıntı doğurduğunu gördüler. Şimdi milletle birlikte siyaset yapmaya çalışıyorlar, sözüm ona. Şimdi millete şirin gözükmeye çalışıyorlar, sözüm ona. Bunların çarkçılığı buradan kaynaklanıyor. Niye çark ediyorlar biliyor musunuz? Milletten yana görünmeye kalkışıyorlar. Milletle birlikteymiş gibi gözükmeye kalkışıyorlar ama efendileri diyor ki 1 dakika dur. Şu arkadaşları bir listeye koy bakalım. Şunu şunu listeye al. Kuzu kuzu listeye koyuyorlar. Bu millete kastetmişleri listeye koyuyorlar. Bey efendi Zonguldak’ta başında merhum Bülent Ecevit’in kasketti Bülent Ecevitçilik oynuyor Zonguldak’ta. Fakat Bülent Ecevitçilik oynarken öbür taraftan Bülent Ecevit’in canına kast etmiş adama oy istiyor. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Rahşan Hanım söyledi. Bunu Ecevit’in koruması Recai bey söyledi. Hastanede Bülent Ecevit’in canına kimin kastettiğini açıkladılar. Savcılıkta o dönemde harekete geçti. Şimdi çıkacaksın Zonguldak’ta başında Ecevit kasketiyle Ecevit’in canına kast eden birisine oy isteyeceksin. Bu adam onurlu adamdır diyeceksin. Sonra da diyeceksin ki milletin önünde benim başım diktir diyeceksin. Bu millet kimin ne olduğunu çok iyi biliyor. Çünkü bu millet ariftir. Bu millet feraset sahibidir. Bu millet sesinin tonunda adamı anlar, tanır. Yıllarca bu milleti hafife aldılar. Önce Haso-Memo dediler bu millete. Sonra bidon kafalı dediler. Sonra göbeğini kaşıyan adam dediler. Bunlar 1940’lı yıllarda Ankara’da Ulus’a Kızılay’a köylüleri sokmazlardı biliyor musunuz? Köylülerin Ankara’da Ulus’a girmesi yasaktı. Daha doğrusu bu milletin girmesi yasaktı. Niye? Yabancı misyon şefleri kasketli, şalvarlı vatandaşı görürde utanırız diye. Bunlar millete hep yabancıydılar. Hiçbir zaman bu milletin ruh damarına ait olmadılar. Ama artık bu milletle siyaset yapmayı öğrenecekler, bu milletin değerlerine, bu milletin inançlarına saygı duymayı öğrenecekler. Şimdi hamdolsun güven veren bir adalet sistemini kurmak için, bu milletin temel hak ve özgürlüklerini birilerine kurban vermemek için son referandumla birlikte çok büyük bir mesafe kat ettik. Şimdi geriye bir şey kaldı. İnşallah seçimlerden sonra bu milletin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan ilk defa sivil bir anayasası olacak. Şimdiye kadar maalesef bir sivil anayasamız olmadı. Yapamadık. Buda bizim için bir eksikliktir. 1921’de bir anayasa yapıldı. 1924’te bir anayasa yapıldı.   1960’da asker darbeden sonra bir anayasa yaptı. 1960’tan sonra yapılan anayasa Atatürk’ün 1924’te yaptığı anayasayı temelde n değiştirdi. 1924 anayasasında egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ibaresi vardı. 1960 darbesinden sonra yapılan anayasada bu ibare değiştirildi. Egemenlik millet adına şu, şu anayasal kurumlarca kullanılır haline dönüştürüldü. Yani şimdi bize Atatürk’ün anayasasını değiştirecekler diye kıyamet koparanlar, Atatürk’ün anayasasını 1960’da değiştirdiler. Atatürk’ün egemenliğe verdiği ve efendi gördüğü milletten egemenliği aldılar. Şimdi hamdolsun Atatürk’ün demokrasi iradesi de AK Parti gerçekleştiriyor. Bunlar Atatürkçü geçiniyorlar. Ama Atatürk’ün mirasını da, Atatürk’ün demokrasi iradesini de, Atatürk’ün vizyonunu da hamdolsun yine biz gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bugün bir sivil anayasaya ihtiyacımız var. Bizim için anayasa bizim özgürlüklerimizi teminat altına alacak bir anayasa ekmekten, aştan değerlidir. Sorunları biliyoruz. Sıkıntıları biliyoruz. Bunları çözeceğiz inşallah. Bugünü kadar da çözdük. Yaptıklarımız ortada. Her biriniz ne yaptığımız, neler yaptığımızı görüyorsunuz. İnşallah bu sorunlar Kahramanmaraş’ımızın, Elbistan’ımızın, Karaelbistan’ımızın, İğde’mizin sorunları çözülecek. Bakın bugün bir sosyal tesisin açılışını yaptık.  Nihayetinde dertli olunca, dertlenince milletin sıkıntılarını kendi sıkıntılarınız bilince her şey hamdolsun yoluna giriyor. Şunu unutmayın Elbistan’dan baktığınız zaman Türkiye’ye Şardağ’ını görürsünüz ve Elbistan’ın sorunları gözünüzde çok büyür. Ama Elbistan’a Türkiye’den bakarsanız Elbistan’ın da Kahramanmaraş’ında, İğdenin de çözülmeyecek bir sorunu yoktur. Allah’ın izniyle bunların hepsini çözeriz. Ama yeter ki öncelikle bu milletin 70 yıldan beri devam eden iradesi üzerindeki vesayeti tamamıyla kaldıralım. Millet iradesini egemen kılalım. 74 milyon insanımızın her biri birinci sınıf vatandaş olsun. Her bir vatandaşımızın temel hak ve özgürlüğünü güvence altına alalım. Güven veren bir adalet sistemiz olsun. Çünkü adalet olmadan hiçbir şey olmaz. O yüzden seçimler çok önemli. O yüzden meclise en az 335 kişi göndermeliyiz. Bu mesel AK Parti’nin, Tayyip Erdoğan’ın meselesi değil, bu mesele Türkiye’nin meselesidir. Bu mesele milletin meselesidir. Her birimiz canla-başla çalışacağız. Her birimiz bu sorumluluğu yerine getirmek için elimizden geleni yapacağız. Ve inşallah önümüzdeki dönem Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin ustalık dönemi olacaktır. Türkiye’nin önü açıktır. Türkiye’nin 12 yılı planlanmıştır. 2015’te ne olacağını biliyoruz. 2019’da neler olacağını biliyoruz. 2023’te ne olacağını biliyoruz. Türkiye 12 gün sonrasını göremezken artık Türkiye 12 yıl sonrasını görebiliyor. Türkiye kaynaklarını planlayabiliyor. Türkiye artık bir vizyon belgesine sahip. O yüzden gönlünüzü ferah tutun, sizin sevdalınız olan, sizin dertlerinizle dertlenmiş olan evlatlarınız, bu milletin sorunlarına sahip çıkmıştır, sahip çıkacaktır” diye konuştu.

Ünal ve beraberindeki heyet daha sonra sırasıyla Doğan ve Akbayır beldesini ziyaret ettiler.

 

unal-2.jpg

unal-4.jpg

Bu haber toplam 741 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim