• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • Kmaraş 5 °C
  • Malatya 4 °C
  • Kayseri 4 °C
  • Sivas -3 °C
  • Adıyaman 6 °C
  • Elbistanspor, play-out oynayacak
  • Polis Haftası, törenle kutlandı
  • ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini güzel okuma yarışması düzenlendi
  • Elbistanspor, play-out oynayacak
  • Polis Haftası, törenle kutlandı
  • ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini güzel okuma yarışması düzenlendi

TELEVİZYONDAN DÜDÜKLEME (UZUN REKLÂMLAR)

Dr.Zafer Eren

Şakşuk TV’de şimdi reklâmlar: “Kırk TL’ye düdüklü tencere seti.” Alıyorsun, bir de bakıyorsun ki düdüğü var, tencere nanay.

Bir reklâm daha: “Elli TL’ye işitme cihazı. Yok böyle bir şey. Alın, karıncanın karın gurultusunu duyun.” Cihaz geliyor, o da ne? Kendi gurultunu bile zor duyuyorsun. Bir de cihazın düdük sesi, düdüklü tencereden hallice. 6 veya 7 gün sonra da cihaz mortoyu çekiyor.

Bu da başka bir reklâm: “ Yüksek yaylaların enfes balı, onu mutlaka tatmalı, hatta alerjiniz varsa kavanozunu dışından yalamanız bile yeterli.” Bal geliyor, bir de bakıyorsunuz ki üzerine konan arı, besin zehirlenmesinden ölmüş. Balı yiyenlerin sesleri düdük gibi çıkmaya başlıyor. Kan şekerine etkisi de cabası.

Erkeklerde kısalık sorunları için gergedan boynuzu reklâmı, izleyenleri gülmekten kırıyor; ama “denize düşen gergedan boynuzuna sarılır” misali sipariş verenlerin sayısı epeyce.

İşte bir mağdurun firma ile yaptığı görüşme:

---Kardeşim hortumum kırıldı.

---Bir doktora görünseniz diyorum.

---Öyle değil kardeşim. Çok işlevli ve nitelikli diye yolladığınız hortum daha ilk kullanımda kırıldı. Ya adam gibi bir hortum yollayın ya da paramı.

---Hortum kırıldı ha, Allah Allah demek hortumunuz kırıldı. Size bir şey oldu mu?

---Bana niye bir şey olsun kardeşim ya.

---Oh oh çok iyi, aman mala gelen cana gelmesin. Bizim için müşterimizin sağlığı önce gelir.

---Yav sağlığımdan size ne? Malınız dıbık çıktı diyorum size!

---Hortum geldiğinde kıvrık mıydı Beyefendi?

---Allah razı olsun, kıvırıp yollamışsınız. Ee, ne olmuş yani?

---Gördünüz mü? Hortum bu; kıvrılır da kırılır da. Ne olmuş yani, içinizde kırılmadı ya. Hem elimizde hortum mortum kalmadı kardeşim, tüm hortumları millete giydirdik. Hadi eyvallah!

Şimdi de başka bir mağdurun telefon konuşmasını aktarıyoruz:

---Alo; kardeşim, “piyasa değeri iki bin lira olan Zamazingo marka akıllı telefona iki yüz liraya sahip oluyorsunuz.” dediniz; ama gönderdiğiniz paketten salatalık çıktı. Bu ne iş ya!

---Agam; baktın mı, salatalık turfanda mıydı?

---Ne?

---Ne telefonu, ne salatalığı lan! Akıllı telefonu ben buldum da sana yollaması mı kaldı?

---Anlamadım!

---Bak kardeşim, ben Sümbüller Apartımanı kapıcısı Hüsrev. Git işine kardeşim, kafa mı buluyon benle?

---Ama, “Siparişte sorun olursa bu telefondan arayın.” dediler.

---Seni üfelemişler kardeşim, geçmiş ola.

---Ne yani, şimdi ben iki yüz lira verip bir adet salatalık mı aldım?

---İki bin liralık telefonu iki yüz’e alacağını sanan adama başka ne yollanır ki? Sana kibarlık etmişler, mor patlıcan yollasalardı daha mı iyiydi? Neyse uzatmayalım, agam paketten telefon çıksaydı, nereye koyacaktın?

---Nereye olacak, cebime tabii ki!

---Hah işte, salatalığı da oraya yakın bir yerlere koyuver gitsin.

--Ne?!!!

Evet, şimdi de bir başka mağduriyeti aktarıyoruz:

---Beyefendi, size bir sorumuz var. Bilirseniz piyasa değeri 250TL olan saate 20TL'ye,evet yanlış duymadınız tam 20TL'ye sahip oluyorsunuz. Bir kara koyunla bir ak koyunun toplam kaç bacağı vardır?

---Koyunun bacanağı mı varmış, öyle mi? Haa bacağı mı dediniz. Beş! Yoksa altı mıydı? Yok yok yedi. Değil mi? Sekiz desem.

---Bravo, tebrikler. Saati kazandınız. Süper bir zeka!

---Şeyy, matematiğim biraz iyidir de.

---Ne iş yapıyorsunuz beyefendi?

---KPSS'ye çalışıyorum.

---İyi, iyi, maşallah, az kalmış, biraz daha çalışın, kesin derece yaparsınız. Şimdi saati yolluyoruz; parayı, gönderimiz evde teslim edilince ödüyorsunuz.

Yine cinsel güçlendirici, düdük öttürücü diye satılan “Uganda pekmezi”, birçok ümitsiz düdüğün istismarında kullanılıyor.

“Tansiyon düşürücü bitki özlü tozlar…”

“Kısırlığa birebir gelen şuruplar…”

“Kellikte gelinen son nokta…”

İlaç olmadığı halde ilaç gibi sunulan bir yığın düdük ürünler…

İşte böyle. Vatandaş aldatılıyor, mağdur ediliyor, açık açık yapılıyor tüm bunlar.

Eskiden sahtekârlıklar gizli olurdu. Öyle bir düzen vardı ki ne düzen belliydi ne de düzülen. Ama şimdi TV'lerde utanmadan sıkılmadan cirit atıyorlar. Nasıl düzen ama?

Reklâmı yasaklayalım desen, kimsenin böyle yetkisi yok. Sadece, reklâm yayınlandıktan sonra RTÜK ceza verebiliyor. Yani “Çukura düşüp ölmeden çukuru kapatmak yok.” gibisinden bir anlayış.

Gözler;  Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ticaret bakanlığı ve Rekabet Kurulu yetkililerini arıyor.

Düdüklü tencere, düdüklü kulakçak (işitme cihazı), düdüklü bal… Uzun reklâmlara dikkat; aman...

 

Bu yazı toplam 749 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim