Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım sinirlenmiş. Bankaya gitmiş ve hem hükümete atıp tutan, Başbakan’ı sert dille eleştiren bir kişinin ailesine ait 5 ayrı banka kartı ile devletten yardım, yaşlılık maaşı vs aldığını görmüş. Haliyle bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye serzenişte bulunuyor. Aslında bu durum ciddi bir sosyal çelişkinin de habercisi. Muhalefetim ama verdiğin parayı da paşa paşa alırım. Bunun adı hak aramak ya da devletten hakkını almak oluyor. Yine bir dönem işsiz kalmış ve bu nedenle devletten 6 aylık işsizlik maaşı almış bir vatandaşın söylenmesi geldi aklıma. Genç haliyle işsiz kalmış ve en azından kira giderimi alayım mantığıyla PTT’de sıraya girmişti. Sokakta yürümeye hali olmayan bir vatandaşın kendisinden bir sonra ki sırada yer aldığını görüyordu. Kendisi 260 TL’lik işsizlik maaşını aldı ve bir telefon görüşmesi için bir kenara çekildi. O arada hali vakti yerinde olmayan gözlerinde feri kalmamış yaşlı adam veznede aslan kesilmişti. Ve farklı yardımlar adı altına 800 TL’yi aşkın bir para alması karşısında şoke olmuştu arkadaşım. Ona göre ortada bir sorun vardı. Haliyle başladı yardımlara muhalif bir çizgi çekmeye kendi ruh halinde. Şahsen şahit olduğum başka bir realite var sırada. İlçe Tarım Müdürlüğü önünde olabildiğince uzamış bir kuyruk dikkatimi çekti. Gittiğimde çok sayıda vatandaşın homurdandığını gördüm. Aksakallı bir amcaya da sıranın sebebini sordum. Malum basın-yayın organında görev yapmak uzman bir psikolog olarak dert dinlemeye ve yerel idareci olarak çözüm üretmeye yetiyordu vatandaş gözünde. Aksakallı amcam kendi kendine ve başkasının da duyacağı şekliyle sayıştırıyordu bu işi organize edenlere. Ve sayıştırmanın ardından mevzusuna gelip meramını aktardı. Hükümet Buğday ekenler için teşvik veriyormuş ve onun için bekliyormuş. Çok şaşırmadım desem yalan olur. Ben genç halimle bazı şeyleri hatırlıyorsam mutlaka yaş olarak bizim yaşımıza tur bindiren insanlarında hatırlamasında herhangi bir sorun olamazdı. (tabi Alzheimer yok ise..) Daha düne kadar ürününün elinde kaldığını bağırıp araç-gereçlerini satışa çıkaran çiftçilerimiz bu gün onlarca teşvikten, onlarca destekten yararlanıyor ve oturduğu yerden tarla parası vs gibi alıyor. Sorun yok mu elbette var. Çözümü konusunda çalışılması gerektiğini zaten bağırıyoruz. Ama biraz da insanımız kanaat etsin ne olur… Van da deprem olmuş çadır götüren araçlar yağmalanıyor. Yağmalayanlar yukarıdan çadırları atıyor aşağıda Volkswagen markaya onlarcasını yüklüyor ve köşede bucakta satmaya kalkıyor. Nasıl bir eğreti anlayıştır anlamış değilim. Örnekler yukarıda varın gerisini siz anlayın. Doğal afetleri bir şekilde aşarız, ölürüz kalırız birlik oluruz çözeriz ama içimizdeki bu yıkımı nasıl aşacağız bilmiyorum.