Tarihi geçmiş olarak değil, geleceğimiz olarak görüyorum, Tarih, keyifli, yaratıcı bir alandır.
Tarihe birbirinden kopuk, bir dizi ezberlenmiş bilgi ya da bağlamından soyutlanmış magazin haberleri olarak değil, yaşamın tüm yanlarını kapsayan, alabildiğine zengin, bir büyük deneyim olarak yaklaştığımızda, çok geniş bir keşif alanı ile karşılaşırız. Ayrıca Tarih, bir toplumda yaşayan insanların ortak hafızasıdır. Tarihi vesika, belge veya resimler ortak hatıraların tazelenmesi anlamına gelir. “
Tarihimizin çok az bilinen ve kamuoyunda fazla bahsedilmeyen, acılarla dolu tarihi olayı siz değerli okurlara sunuyorum. Bu yazıyı okuduktan sonra çevrenizdekileri ne anlatınız ki, kimlerin tarihten özür dilemelerinin gerektiğini görürsünüz.
Birinci Dünya Savaşı'nda
İngilizlere,
150 bin askerimiz esir düştü.
Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın
İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na
Hapsedildi.
********
Kampın tam adı,
'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi.
Bu kampta,
1918'de
Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı
Osmanlı Askerleri
Tutuluyordu.
********
12 Haziran 1920'ye kadar
İki yıl boyunca
Her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar.
********
İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…
********
Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların
Yalan yanlış çevirileri ve
kışkırtmaları nedeniyle,
kampların İngiliz komutanları,
azılı Türk Düşmanı haline
gelmişlerdi.
********
Savaş bitmişti.
Ancak,
Kamptaki ağır koşullar nedeniyle
ölenler dışındaki askerleri
Teslim etmek,
İngilizlerin işine
Gelmiyordu.
Çünkü,
olası yeni bir savaşta,
Bu askerlerin
Yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından,
İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.
********
Çözüm
Toplu katliamdı…
Askerlerimiz,
Mikrop kırma bahanesiyle,
süngü zoruyla
Dezenfekte havuzlarına sokuldu.
Ancak;
Suya normalin çok üzerinde
'krizol' maddesi
katılmıştı..
Mehmetçik,
Suya daha ayağını soktuğunda,
aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu.
Ancak,
İngiliz Askerleri,
dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı.
Mehmetçikler,
Bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler.
Ancak,
Bu kez İngilizler havaya
(başlarının üzerine)
ateş etmeye başladı.
Askerlerimiz,
ölmemek için,
çömelerek başlarını suya soktular.
Ancak,
başını Sudan kaldıran artık göremiyordu.
Çünkü gözleri yanmıştı…
********
Dışarı çıkanların halini gören
sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi
Ve 15 000 (15 bin) askerimiz
kör oldu.
Bu vahşet,
25 Mayıs 1921 tarihinde
TBMM.' de görüşüldü.
Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler
Bir önerge vererek,
Mısır'da esirlerin
Krizol banyosuna sokularak,
15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini,
Bunun faili olan
İngiliz doktor,
Garnizon Komutanı ve
Askerlerin
cezalandırılması için,
TBMM' nin teşebbüse geçmesini istediler.
********
Ancak,
Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı.
Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de
Bu hesap sorma işi
Unutuldu gitti.
Ama onlar
Unutmuyorlar…
Kendi ihanetlerini bile
soykırım ambalajına sarıp,
dünya kamuoyuna
Sunuyorlar.
********
ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR.
NE ACIDIR Kİ BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.!!!