• BIST 99.466
  • Altın 224,054
  • Dolar 5,6867
  • Euro 6,5770
  • Kmaraş 25 °C
  • Malatya 19 °C
  • Kayseri 17 °C
  • Sivas 12 °C
  • Adıyaman 21 °C
  • Kamyonun Altında Kalan Yaşlı Adam Hayatını Kaybetti
  • Şeker fabrikasının devir işlemleri başlatıldı
  • Elbistanspor, altyapıya önem verecek
  • Kamyonun Altında Kalan Yaşlı Adam Hayatını Kaybetti
  • Şeker fabrikasının devir işlemleri başlatıldı
  • Elbistanspor, altyapıya önem verecek

TAHSİN YÜCEL’İ ANARKEN

DOĞAN SOYDAN

Türkiye’nin hangi iline, ilçesine gitsem hep aynı soruyla karşılaşmışımdır; “nerelisin?”  Ben, “Elbistanlıyım,” dedikten sonra gelecek soruyu tahmin eder ve beklerim: “Mükrimin Halil Yinanç da Elbistanlı değil mi?” Bu, her zaman her yerde böyle olmuştur. Ordinaryüs Prof. Dr. Mükrimin Halil Yinanç… Anadolu'nun Türkler tarafından fethini anlatan ve yazan, Cumhuriyet döneminin akademisyenidir. Adı Elbistan ile birlikte anılan önemli bir tarihçi,  önemli bir bilim adamıdır. 
Mükrimin Halil Yinanç sorunun ardından Mahzuni Şerif,  ardından Abdurrahim Karakoç vb… İnsanın kendi memleketinden; tanınmış, ülkesine yararlı olmuş, iz bırakmış şahsiyetlerin yetişmesi ne güzel! Böyle insanlar öldükten sonra da yaşamayı, yaşatılmayı hak edenlerdir.
Adı, “Elbistan” ile birlikte anılanlardan biri de, 1970’li yıllarda “Haney Yaşamalı” öykü kitabını okuduğum Tahsin Yücel’dir. Sonraki yıllarda da Mutfak Çıkmazı, Kumru ile Kumru, Peygamberin Son Beş Günü eserlerini okuyup bitirdiğimde, “İyi ki bu kitabı okudum!” deyip sevindiğim kitaplar. Hepsi de Elbistan dili, kültürü sinmiş, Elbistan kokusunu duyumsatan kitaplar… 

 Geçen gün Kızılay, Karanfil Sokaktan geçerken, “Tahsin Yücel Anma Etkinliği”  duyuru panosu dikkatimi çekti. Tahsin Yücel’in hemşehrisi olarak hem heyecanlandım hem sevindim. Böyle bir etkinliğe katılmamak duyarsızlık olurdu! Katılmalıydım; çünkü hemşehrimdi, şehrimizin yetiştirdiği önemli bir edebiyatçı, önemli bir bilim adamıydı, belki benim de bir katkım olurdu. İki saat olarak belirlenen program dört saat sürdü. Tahsin Yücel’in tüm kitaplarını okuyan ve bu panele özenle hazırlanan yazar Hatice Sönmezkaya’nın sunumu, Ekonomist-yazar Halit Suiçmez ve Ekin-Sanat yayın kurulundan Ayşe Kaygusuz’un katılımlarıyla zengin bir sunum oldu. Tahsin Yücel’in kitaplarından bölümler okunup yorumlanırken hemen her cümlesinde benim de çocukluğumun “Eski Elbistan’ı” gözümde canlandı, her cümlesinde Elbistan kokusunu duyumsadım.
Tahsin Yücel 17 Şubat 1933 yılında Elbistan’da doğmuş. Çocukluğunu, ilkokul yıllarını Elbistan’da yaşamış. Kişiliğinin oluşumunda önemli bir payı olan Elbistan’ı ve belleğindeki çocukluk yıllarını şöyle anlatıyor: “Ötegeçe Semti, Ceyhan’ın iki yanında sıralanan tek ya da iki katlı kerpiç evler, yazın tozlu, kışın çamurlu ya da buzlu sokaklar, son evlerden sonra boş tarlalar, meyvelikler… Ceyhan kıyısındaki evin damından inerken duru sularda dönen iri balıklar… Anne, ağabey, abla; inekler, ördekler, tavuklar…  Bir de üç yaşımdayken babamı, beş yaşındayken on dört yaşındaki ablamı, ilkokulu bitirdiğim yıl da yirmi üç yaşındaki ağabeyimin ölümü…”
Tahsin Yücel’in belleğinde iz bırakan “eski Elbistan’ı” bugün de bizler özlemle anıyor ve arıyoruz. Elbistanlı Tahsin Yücel’i tanımamak her Elbistanlı için eksiklik, eserlerini okumamak ise büyük eksikliktir.

Bu yazı toplam 2350 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim