• BIST 108.489
  • Altın 151,105
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kmaraş 21 °C
  • Malatya 11 °C
  • Kayseri 11 °C
  • Sivas 10 °C
  • Adıyaman 20 °C
  • “Sonu sağlıksa eğer, yürümeye değer” sloganı ile yürüdüler
  • Elbistan’da geçici iş izdihamı
  • Ekinözü ÇPAL öğrencileri staj için Macaristan’da
  • “Sonu sağlıksa eğer, yürümeye değer” sloganı ile yürüdüler
  • Elbistan’da geçici iş izdihamı
  • Ekinözü ÇPAL öğrencileri staj için Macaristan’da

SÖYLEŞİ

SÖYLEŞİ
Şeker İş Sendikası Elbistan Şubesi Başkanı İsmail Şahin ile Kaynarca Gazetesi olarak Şeker Sanayinde son dönemlerde yaşanan gelişmeler üzerine bir söyleşi yaptık.

Şeker fabrikaları bugün özelleştirilirse, Türkiye nelerini kaybedecek? Şahin; “Bugün Türkşeker'e bağlı fabrikaların verileri incelendiğinde, Türkşeker'in özelleştirilmesi durumunda, birim maliyetleri düşük, kapasitesi, kârlılığı ve verimliliği yüksek 5-6 fabrikanın haricindeki en az 18-20 fabrikanın kapanması kaçınılmaz olacak. Bu fabrikalardan 15 tanesi (Ağrı, Alpullu, Ankara, Çarşamba, Elazığ, Elbistan, Erciş, Erzurum, Kars, Erzincan, Malatya, Muş, Susurluk ve Uşak fabrikaları) birim şeker üretim maliyetleri, birim şeker satış fiyatının üstünde. Fabrikaların özelleştirilmeleri halinde özel sektörün kâr amacıyla hareket ettiği göz önüne alındığında, kârlılığı belli bir seviyenin altında kalan fabrikaların da yaşama şansı olmayacak. Bu kârlılık seviyesini minimum yüzde 10 olarak kabul etmemiz halinde, toplam 5 fabrikanın (Burdur, Çorum, Kastamonu, Kırşehir ve Yozgat fabrikaları) birim şeker üretim maliyetlerinin bu kârlılık oranını sağlayamadığı görülmektedir. Bu durumda mevcut verilere göre en az 19 fabrikanın kapanması kaçınılmaz hale gelecek” dedi. Tüketici daha ucuz şeker tüketecek iddiası ne kadar doğru? Şahin; “Şeker sanayisinin özelleştirilmesini olmazsa olmaz olarak gösteren kesimlerin en önemli iddialarının başında 'daha ucuz şeker tüketeceğiz' iddiası geliyor. Bu iddialarını da masum göstermek için, Türkiye'de şeker fiyatlarının dünya pazarına göre oldukça yüksek seviyelerde seyrettiğini, bu ana gıda maddesinin tüm toplum tarafından daha pahalı tüketilmesinin bir sosyal adaletsizliğe sebep olduğu vurgulanıyor. Günümüzde Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) sektörünün iç pazarda pancar şekeri aleyhine büyümesi ve içerisinde Fruktoz şurubu bulunan katı ve sıvı gıda maddelerinin genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) içermesi nedeniyle NBŞ olarak bilinen kimyasal destekli sentetik tatlandırıcılar gerek dünyada gerekse AB’de rağbet görmemektedir. Kısıtlanmaktadır. AB ülkeleri yüzde 2’yi geçmeyen sınırlandırmalar getirildi. 2010 yılı içinde AB’de toplam 16 ülke NBŞ üretiminden tümüyle çekilirken Türkiye’de ise bu oran 406.350.00 tona ulaşmıştır. Bizde bu oran yüzde 15’dir. Her yıl bakanlar kurulu kararıyla bu oran artırılarak devam etmektedir. Ülkemizde tatlandırıcı üretimi yapan Amerikan şirketleri Cargill ve onun ortakları ile değişik firmalar 940 bin ton civarında üretim kapasitesinde çalışmaktadır. Türkiye yıllık 25 bin ton şeker üretimi yaptığına göre Türkiye’de tatlandırıcının payı yüzde 40’lara varmaktadır” dedi. AB ülkelerinde tatlandırıcı yasaklanırken bizim ülkemizde neden serbest? Şahin; “Dünya NBŞ fiyatları ortalama 700 $/ton civarında seyrediyor. Yurt içinde tüketilen NBŞ fabrika çıkışı KDV hariç satış fiyatları yaklaşık 1.320-1.430 TL/ton (900-950 $/ton) arasında bulunuyor. Bu durum NBŞ üreticilerinin ülkemizde dünya piyasa fiyatlarından yaklaşık 250-300 dolar daha fazla kârla NBŞ pazarladığını, bu nedenle dış pazarla yönelmek yerine, dâhilde kota artışına yönelik gayret gösterip, pazar paylarını ve kârlarını artırmayı hedefledikleri görülüyor. Dünya NBŞ fiyatları yaklaşık 700 $/ton olduğunu düşündüğümüzde fark 657 $/tona çıkıyor. Görüldüğü üzere NBŞ'ler, ülkemizde dünya borsa fiyatlarına göre yaklaşık iki katı fiyatla tüketiliyor. Dünyada üretilen NBŞ ile ülkemizde üretilen NBŞ'ler arasında kalite ve nitelik olarak hiçbir fark bulunmuyor. Buna rağmen en pahalı NBŞ'lerin Türkiye'de tüketiliyor olması, çokuluslu NBŞ üreticilerinin tatlı kârlarını da gözler önüne seriyor. Bu yüksek kâr marjlarından dolayı, çokuluslu NBŞ üreticilerinin, dahilde pazarlanan NBŞ'lerin üretim kotasını daha da artırma çabalarının temeli ve tek amacını, ticari kâr marjına dayanıyor. Ayrıca kapasiteleri olduğu halde üretimlerin kotalarla sınırlandırıldığını iddia eden NBŞ üreticileri neden üretimlerini ihraç etmiyorlar? Bu da Türkiye içerisindeki tatlı kârı açıklayan önemli unsurlardan birisini oluşturuyor” dedi. Pancar üretimi yok edilmek mi isteniyor? Şahin; “En fazla çiftçiye gelir sağlayan bu yolla yılda yaklaşık 3 milyar dolar katma değer sağlayan, taşımacılık sektörüne yılda 25 milyon ton iş hacmi sağlayan, hayvancılığı ve besiciliği destekleyen, dolaylıda olsa 10 milyon insanımıza iş imkanı sağlama etkisi gösteren pancar tarımı ve şeker üretimi baskı altında tutulup yok edilmek istenmektedir. Ayrıca 1 dekar mısır üretimi, tarım ve sanayide 12 saat istihdam sağlarken, 1 dekar şeker pancarı ise tarımda 80 saat, sanayide 13 saat olmak üzere 93 saat istidam sağlamaktadır. Onun için ekonomimizin can damarı olan pancar tarımı yani şeker sanayi desteklendiğinde, yaşatıldığında halkımız ve ülkemiz için daha hayırlı olacaktır. Ülkelerin ekonomilerine yön vermek için kurulmuş Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşlar, güçlü sermaye sahibi devletlerin eline geçtiği görülmektedir. Tüm bu çalışmalarında güçlü devletlerin egemen olması için yapılmakta olduğu görülmektedir. Bunlar için işçiliğin ve emeğin değeri ne kadar ucuz olursa, kar oranlarının artacağını hesap ederler. Faaliyet içinde oldukları ülkelerin bağımsızlığını bile yok ederler. Diğer yandan Avrupa Birliği reform çerçevesi adı altında şeker üretimi yapan ülke sayısı 21’den 6’ya çekilecek. Böylece rekabet edemeyen ülkeler sektörden çekilmek zorunda kalacaklardır. Bu durumda Türkiye, pancar tarımını ve şeker üretimini korumalıdır. Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerine yakınlığı sayesinde şeker ithal eden hu mevcut sektör desteklenmeli, üretim artırımına gidilmeli, şeker ihraç edilmesi içinde bütün imkânlar kullanılmalıdır. Türkiye şeker sektöründe gerçekleştirmek istediği talihsiz uygulama niteliğindeki yanlış özelleştirme politikaları ülkemizde şeker üretimi ve pancar tarımı AB’ye tam üyelik uyum aşamasında ülkemizin şeker üretimi son üç yılın ortalamalarına göre belirleneceğinden fabrikalarımızın çoğu kapanacak. Şeker üretimi küçük bölgeyle sınıflandırılacak ülkeler arası kota transferiyle kotamız kaybolacak. Ülkemiz ve insanlarımız şeker sanayi ve pancar tarımından vazgeçmek zorunda kalacak. Şeker sanayinde danışmanlık görevini 220 yıldır şeker ticareti yapan ED&F Man firması yapmaktadır. Bu firmanın verileri de özelleştirme politikalarının yanlışlığını, Türkiye’de şeker sanayinin çökmesi için ne lazımsa yapıldığının bir örneğidir” dedi. SÖYLEŞİMİZ DEVAM EDECEK…

seker-fabrikasi’nda-terfi-sinavi-heyecani.jpgpancar.jpg

Bu haber toplam 816 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim