1 1
  • BIST 99.712
  • Altın 219,913
  • Dolar 5,3226
  • Euro 6,0481
  • Kmaraş 4 °C
  • Malatya 0 °C
  • Kayseri -3 °C
  • Sivas -2 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor

SOSYAL CİNAYETLER

Dr.Zafer Eren

 Bazı cinayetler kişisel nedenlerle işleniyormuş gibi görünebilir. Ancak durum veya olay irdelenirse, o cinayetin temelinde "toplumsal anlayış"ın yattığı görülür.

 Toplumlar da insanlar gibi gelişim aşamalarına sahiptir. Bir insanın nasıl ki bebeklik,çocukluk,yetişkinlik,yaşlılık,ölüm dönemleri varsa aynı aşamalar toplumlar için de geçerlidir.

 Toplumların çocukluk dönemi, tarihsel dönemlerde "mitolojik dönem" olarak adlandırılır.Nedir mitolojik dönem? Bir toplumun mitolojik evresi,insanın çocukluk dönemine denk gelir.Yani bu dönem "AKILDIŞILIK" dönemidir. Bu evre, toplumun henüz tam olarak olgunlaşmadığı,olay veya durumlara akli açıklama getirmekte zorlandığı,akıldışı durumlara eğilim gösterdiği veya bu eğilimleri desteklediği evredir. Mantık gelişimi tamamlanmadığı için,bu toplumlar, ilkel güdüleri okşanarak ikna yöntemi kolayca yönetilebilr.

Şimdi hazır olun.Acı ama gerçek!Türk toplumu ne yazık ki,evet ne yazık ki hala mitolojik evrede bulunmaktadır. Demokrasiyi içselleştiremeyişimiz, akıldışı olayları yadırgamakta zorlanışımız, haktan çok güce tapmamız, şiddete eğilimimiz, tavan yapan yalakalıklar, liyakattan ziyade iltimasın baskın olması...Tümü, bu akıldışılık (İrrasyonellik) nedeniyledir.Kabul etmek zorundayız ki biz "mitolojik evre"de takılmış bir toplumuz.

İşin ilginç olan bir yönü; mitolojik evrede takılı kalan bu toplumun mitolojik evreyi yüzyıllar geçmesine karşın atlatamaması; diğer ilginç yönü de Mevlana,Yunus Emre,Hacı Bektaş,Hacı Bayram gibi insanlık dahileri yetiştirmiş olmasıdır.Bu da Tanrı'nın bir lütfudur.

 Özgecan cinayetine de bu açıdan bakmak gerekir.Yani akıldışılıkların egemen olduğu bir toplumda görülmesi hiç de şaşılası olmayan bir cinayet işlendi. Kim tarafından? Suphi diye bir ürün tarafından.Mitolojik toplumun bir ürünü. Bu ürünün adı Ahmet de olabilirdi,Mehmet de. Ki say say bitmez.

 Mitolojik toplumların bir yönü de bu olaylara aşırı (ki normaldir) tepki göstermesi ve ardından kolayca unutup çareler arama performansı gösterememesidir (ki bu anormaldir.) Aşırı tepkinin nedeni, hiç ama hiç uyumayan vicdanı rahatlatmaktır.Çabuk unutmaya ne demeli? Bunun nedeni de "bastırma" mekanizmasıdır.Başta dedik ya; çocuk işte. Toplum, olayları akıl yoluyla incelemek yerine bilinçaltına bastırır. Bu da "huzursuz toplum" olarak kendini gösterir.

 Evet,cinayeti toplum işledi.Suphi denen canlı türü,sadece bir ürün.Hiç şüphe etmeyin,aramızda binlerce Suphi dolaşıyor.Toplumdaki sakat anlayış,kadını mal gören,yedinci sınıf gören,aşağılayan,kadını cinsel nesne gören bu gelişmemiş toplum işledi cinayeti.Suphi denen canlı türü, sadece bir ürün.

 Böyle toplumlarda aynı düşmanlığı doğaya karşı tutumda da gözlemleriz. Doğa katliamı,çevre düşmanlığı, 80-90 katlı binalar yapmak için yeşilin,doğanın yok edilmesi...Boş alanları,yeşillikleri,ağaçları yok etmek ile kadını toplumda silikleştirip yok etmek. Aynı anlayış,aynı akıldışılık.

 Aynıdır doğa düşmanlığı ile kadın düşmanlığı.Çünkü kadın,doğadır. İkisi de üretkendir,yaşamın devamlılığının anahtarıdır. İnsanlığın ortak bilinçaltında bu gerçeklik yatar. Tanrısal bir şifredir bu: Kadın=doğa. Durum böyle olunca doğa düşmanlığı ile kadın düşmanlığı paralel gider.

 Toplumun yarısı kadındır;kalan yarısını da kadın eğitir,yetiştirir. Kadını aşağı tür gören iktidarsızlar! Anladık,Allah'tan korkmuyorsunuz, hiç olmazsa üzerinizde emeği olan ananızdan utanın.

Bu yazı toplam 1149 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim