• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Kmaraş 25 °C
  • Malatya 21 °C
  • Kayseri 19 °C
  • Sivas 18 °C
  • Adıyaman 21 °C
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu

Siyaset Akademisinde sertifika heyecanı

Siyaset Akademisinde sertifika heyecanı
ELKAY-AK Parti Elbistan İlçe Başkanlığı tarafından 2. defa organize edilen Siyaset Akademisi Sertifika Töreni, 28 Ağustos 2010 Cumartesi günü Şehit Er Mehmet İnan parkında yapıldı. Sertifika törenine konuşmacı olarak katılan Sosyolog

ELKAY-AK Parti Elbistan İlçe Başkanlığı tarafından 2. defa organize edilen Siyaset Akademisi Sertifika Töreni, 28 Ağustos 2010 Cumartesi günü Şehit Er Mehmet İnan parkında yapıldı. Sertifika törenine konuşmacı olarak katılan Sosyolog Prof. Dr. Abdullah Topcuoglu, 12 Eylül’de kullanılacak oyun ehemmiyetine değindi. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Topçuoğlu, Elbistan Belediye Başkanı Av. Durmuş Küçük, Siyaset Akademisi Kahramanmaraş İl Koordinatörü Av. Vahit Bağcı’nın yapılan sınav sonucu sertifika almayı hak eden katılımcılara belgelerini takdim etti. Proğramda Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Topçuoğlu, ‘Dünden bugüne, arka planda ne var’ konulu konferans sundu. Prof. Dr. Abdullah Topçuoğlu konuşmasında, artık insanlarının soru sorduğunu ve sorguladığını kaydederek, bildiğiniz gibi değilleri ortadan kaldıracaklarını söyledi. Topcuoglu, “Artık insanlarımız soruyor sorguluyor. Durum bildiğiniz gibi değil ifadelerinin arkasından neler olduğunu öğrenmek için artık sorguluyoruz. Türkiye çok hareketli çok hızlı gelişen bir ülke. Elbistan’ı gördükten sonra sizi çeken bağlayan bir ilçe. Bu nedenle buradayım. Elbistanlılar ile bugün bildiğiniz gibi değilleri ortadan kaldıracağız. Türkiye’nin her yerinde herkes bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Ama biz artık kendi kararlarımızı nasıl kullanacağımızı göstereceğiz. Çünkü yüzyıldır değişik fikirlerin arkasında sürüklenip gidiyoruz. Bu yüzyıldır da ayağa kalkmaya çalışıyoruz. Ama ne oluyorsa o dizimizin üstünde bir türlü doğrulamıyoruz. Bu nedenle artık kalkmak istiyoruz. Bugünün ana temasında ‘Dünden bugüne, arka planda ne var’ konusunu işleyeceğiz. Ben sosyologum. Yani ben bugünü dünle değerlendirmeye çalışacağım. Yakın zamanlarda bizi bir sözcük çok rahatsız ediyor. Nedir bu? Derin devlet. Bir Türkiye Cumhuriyeti devleti var. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin daha derininde, daha içine işlemiş, başka devlet veya devletler mi var. Esasında bu sözcük şunu kastediyor. Devletin halkın seçtiği yöneticilerin arkasında ve onların üstünde bir devlet daha var ki siz ne kadar kimi seçerseniz seçin onlar sizin seçtiklerinize hükmediyor. Seçtiğim kişi iyi veya kötü onun cezasını ben verebilmeliyim. Çünkü irade bende olmalı. Fakat benim seçtiğim adam boynu bükük bize durum bildiğiniz gibi değil deyip çekiliyor. O gidiyor başkası gelir oda aynı ifadeleri kullanıyor. Bakalım önümüzdeki referanduma. 12 Eylülde Türkiye şuana kadar her attığı adımda kendisine engel olan yapıyı aşacak. Sene 2001’de bir ekonomik kriz olmuştu. Bu krizde Türkiye’yi kurtaracak bir adam geldi dışarıdan. O zaman bir koalisyon hükümeti var. Bir adam geldi Kemal Derviş. Türkiye’yi kurtaracak. Ve hazinede para kalmamış. Nereden isteyeceğiz İMF’den. Türkiye İMF’ye gidip yalvardı bana para ver diye. İMF Türkiye’ye para verdi. O günkü hükümetin imzalarıyla İMF ile bir anlaşma yapıldı. Anlaşmayı biz bilmiyoruz. O anlaşma daha bugün anlaşıldı ne olduğu. Ne olmuş anlatayım. İMF Türkiye’ye diyor ki, sana para veririm, bu parayı bu yıl ödersen yüzde 5,5 faiz alırım. Eğer bu yıl içinde ödeyemez isen borcu yapılandırırım 10 yılda ödersin, faizi yüzde 14.75 olarak tahsil ederim. Oranlara bir bakın. 2006 yılında Türkiye ekonomiyi düzeltmiş, her şey rayında gidiyor. Ama İMF 6 ayda bir gelip rahatsız ediyor bizleri. Başbakanda diyor ki sıkıldım bu İMF’nin borcunu ödeyelim. O zaman 10.5 milyar dolar borcumuz var İMF’ye. Hazine kaç paramız var. 65 Milyar dolar paramız var. Ali Babacan Başkanlığında bir heyet gidiyor İMF’ye oturuyorlar görüşmeye. İMF diyor ki niye geldiniz? Biz parayı ödeyeceğiz borcu bitireceğiz. İMF bize siz anlaşmayı biliyor musunuz? Biz bilmiyoruz diyoruz. Çünkü anlaşmanın bir nüshası Türkiye’de yok. Ali Babacan gelen anlaşmayı okuyor ve renkten renge giriyor maddeleri gördükçe. Maddelerin 1.’si yüzde 5.5, 2. madde 10 yıla borç yayılır faiz 14.75, 3. madde 10 yıl boyunca Türkiye İMF ile birlikte çalışmaya mecbur, 4. madde ise Türkiye borcunu erken öderse hiç ödememiş gibi faiz ödemeye devam eder. Ben borcumu ödeyeceğim adam ben paranı alayım ama ben sana faizini yazarım. Bu anlaşma imzalanırken neredeydiniz ‘hayır’cı beyler. Bu nasıl bir anlaşma? Nasıl imza attınız. Türkiye daha yeni temizliyor ve bu yıl bitti. İstanbul’da hayır diyen beyefendiler halen İMF ile yeni bir anlaşma yapılsın diyor. Türkiye krize girecek diye. Bu büyük adamlar İMF ile anlaş aksi halde işçi çıkartacağım ve çıkardılar. Oradan da yayın yaptılar bir takım kanallardan. Şuna alışmış beyefendiler. İMF ile anlaş parayı al o parayı da bize dağıt. Çünkü biz ekonomik kriz içindeyiz. Bide bakıyorsunuz ki Türkiye’nin önde gelen iş adamlarının tespit edilen İsviçre bankalarında 80 milyar dolar kuru paraları var. Bu adalar bu paralarını ipotek veriyor ve İsviçre bankasına diyor ki bana kredi ver. Parayı alıyor ve Türkiye Cumhuriyeti’ne geliyor. Benim şu bankalara borcum var. Dünyada kriz var benim şu borçlarımı öde yi ver. Geçmişte hep böyle yapmış ağalar. Şimdi durumu tepsi edince maliye senin orada paran var git onunla öde diyor. Devletin içindeki devletçikleri fark etmeye başladınız mı? Bu millet çok acılar gördü darbelerde. Darbeler dışında heron görüntüleri hepimizin gözü önüne serildi. Bir kişi çıkıp açıklama yapmıyor. Kim kimle beraber kimi kim yönetiyor. Bir korku imparatorluğundayız şuan. O yüzden bundan çıkışın yolu 12 Eylüldür. Perde aralanacak ve arkasındakiler bir bir açığa çıkacak. Artık Türkiye inanıyorum ki sorguluyor. Bu sorgulamaların sonucunda perdeyi açacak ve görecek kral çıplak. 12 Eylül hamlenin son virajıdır. 12 Eylülde perde açıldığında vay canına diyeceğiz. Çok değil Türkiye 2040 yılında dünyanın 2.büyük ülkesi olacağı belirtiliyor. Artık dünya Türkçe öğrenmek için ülkemizden hoca istiyor. Bu yüzden bize büyük görev düşüyor ve bu görevi en şekilde yerine getirmemiz şart” ifadelerini kullandı.

sertifika3.jpg

sertifika-toreni2.jpg

Bu haber toplam 788 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim