Bir şehrin kadimliğine delâlet, verilecek hizmetlerin şehir normlarıyla uyuşmasıdır. Eğer hizmetler, çeşitli cephelerden uyumsuzluk noktasına bürünüyorsa, o şehir kadimlikten uzaklaşıyor demektir.
Şehir-site hayatında medenî yaklaşımdan estetik çehreye kadar bir armoni gerekir ki, işte şehirleşme bu ahenk içinde kadimleşmeyi doğurur.
İşte bu noktada Elbistan’da, günümüz itibariyle iş başına gelen cari yönetimin dört aylık zaman diliminde, şehir arzı açısından uyum ve uyumsuzluk görüntüleri fotoğraf makinelerimizin kadrajlarına takılmaktadır. Belirli bir armoni içinde şehrimizle uyum arz eden hizmetler görülmekle birlikte, uyumsuzluk serdeten görüntüler de fotoğraf makinelerimizin kadrajlarındadır..
Estetik kaygı; tarih varola insanların aradığı, güzellikler zaviyesinde yakalamak istediği bir arzudur. İnsanlar daimi olarak güzel ve zarif olanı tercih alanlarına alırlar. Aslında şehirlerin hafızaları da güzellik, zarâfet ve estetik kaygılarla beslenir. Eğer şehirler nizam ve intizamdan uzaklaşırsa, o şehirlerin hafızaları yok demektir.
Fotoğraf makinemizin kadrajına yansıyan, şehrimizle uyum arz eden son yapılan hizmetler Elbistan’ı bir estetik bütünlüğe taşımaktadır. Kaldırım taşlarının boyasıyla, hercai görüntüde dikilen elvan çeşit çiçekler; şehir arzına bir intizam; beyaz çehreli badanalanmış bahçe duvarları da şehrimize bir ferahlık getirmektedir. Ecdadımızın yattığı mezarlıkların temizliklerinin yapılması ve ışıklandırılması, hem liyakat, hem de ecdâda saygı açısından gerçekten önem arz etmiştir. Ayrıca, Köprübaşı parkına beşeri ihtiyaçların giderilmesi için yapılan bayan ve erkek tuvaletleri, bu tuvaletin bünyesinde çocuk emzirme yeri estetik kaygının yanında medeni hayatın gereklerini de kadrajlarımıza yansıtmıştır.
Kadrajlarımıza yansıyan uyumsuzluklar da vardır. Çok büyük masraflarla Elbistan’ın incisi konumuna getirilen Pınarbaşı mesire alanının, otantik arzının giderek bozulması üzüntü vericidir. Otantik arz ve estetik kaygı açısından en çok dikkat edilecek mekanlarımızın başında Pınarbaşı gelmesi gerekirken, derme çatma barakalarla, el arabalarıyla ticari bir bünyeye kayan Pınarbaşı; ne yazık ki otantik yapısından süratle uzaklaşmaktadır. Soluklanma yeri olarak adlandırılan bu mekânın, çok acil nizam ve intizamı gereklidir.
Diğer bir uyumsuzluksa, kanserojen ihtiva eden asbest borulardan kurtulmak için deşilen yollarımızın uzun vadeli açık kalması ve çalışma yapılan yerlerde yön tayin edici levhaların bulunmamasıdır. Hatta, yapılan çalışmalardan dolayı çevreye verilen rahatsızlığın, çalışma yapılan her bölgede bir özür levhası beyanı mutlaka gereklidir.
Kadrajımıza yansıyan bir başka görüntüyse; Pınarbaşı mevkiinde bazı çimlenme sahaların kurumaya yüz tutmasıdır. Sıhhatli sulanmama ya da otomatik su tesisatlarının bozukluğu eğer bu işe sebebiyet veriyorsa; bu problemin acilen onanması bir mecburiyettir.
Şehir notlarımızı zaman zaman gündeme düşürerek, şehrimizde uyum ve uyumsuzluk arz eden her ne varsa bu köşede yazacağız... Gayemiz elbette ki, çok sevdiğimiz Elbistan’ın bütün cephelerinde güzellikler bütününe kavuşmasıdır.
Mârifet ne kadar iltifata bağlı ve önemliyse; yapılan öz eleştiriler de samimi idrâklerden çıkıyorsa, bir o kadar önemlidir. Mârifetin iltifat bulması için, bazen öz- eleştiri de gereklidir. Eleştiriden kaçanlar, yalnız kendi doğrularıyla hareket edenler; güzellikler bütününü yakalayamazlar.
Dileğimiz; kayıplar noktasında çok zaman geçiren Elbistan’ın, kayıplarını bir an önce bulmasıdır.