• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kmaraş 9 °C
  • Malatya 3 °C
  • Kayseri 0 °C
  • Sivas 3 °C
  • Adıyaman 14 °C
  • “Sonu sağlıksa eğer, yürümeye değer” sloganı ile yürüdüler
  • Elbistan’da geçici iş izdihamı
  • Ekinözü ÇPAL öğrencileri staj için Macaristan’da
  • “Sonu sağlıksa eğer, yürümeye değer” sloganı ile yürüdüler
  • Elbistan’da geçici iş izdihamı
  • Ekinözü ÇPAL öğrencileri staj için Macaristan’da

Referandum için “Evet” oyu istedi

Referandum için “Evet” oyu istedi
Kenan Arayıcı- Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Türkiye Buluşmaları” toplantısı için geldiği Elbistan’da, Anayasa paketi değişikliği için 12 Eylül’de yapılacak olan halk

Kenan Arayıcı- Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Türkiye Buluşmaları” toplantısı için geldiği Elbistan’da, Anayasa paketi değişikliği için 12 Eylül’de yapılacak olan halk oylamasında vatandaşların evet oyu kullanması için destek istedi. AK Parti Elbistan İlçe Başkanlığı tarafından organize edilen Türkiye Buluşmaları adlı toplantı Elbistan Belediye Düğün Salonu’nda yapıldı. Ak Parti Elbistan İlçe Başkanı Bünyamin Kılıç’ın konuşmasından sonra kürsüye çıkan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti iktidarının 8 yılda yaptığı icraatları anlattı. Ergin konuşmasında: “Son Anayasa değişikliği çalışmaları yoğun bir çalışma dönemi sonrasında kabul edildi. Kabul edildiği nazar itibari ile 306-367 arılığında kabul edildiği için milletin görüşüne sunuldu. Nasip olursa 12 Eylül gibi referandum yapılacak. Öyle bir günde öyle bir soru sorulacak ki bu ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu. 12 Eylül 1980 yılında bu ülke de mevcut yönetime müdahale edilerek demokrasi askıya alındı. Bu ülke yeniden demokratik bir yönetime kavuşuncaya kadar geçen zaman içerisinde birçok insan ıstırap yaşandı. Ülke ikiye bölündü. Hayatını kaybedenler oldu. Bu ülkenin gelişimine önemli darbeler vuruldu. Yıllar sonra demokrasinin geliştirilmesi noktasında yeni bir siyasi iktidar anayasa düzenlemesi yaptı. O düzenlemenin milletin görüşüne sunulacağı gün ise 12 Eylül tarihidir. Ben bunu kaderin tarihi bir cilvesi olarak görüyorum. 12 Eylül 2010 tarihinde millete şu sorulacak? Ey millet, 12 Eylül 1980 yılında yapılan askeri müdahaleyi onaylıyormusunuz? O müdahale esnasında ve sonrasında insanlarımıza reva görülen eziyeti, işkenceyi, yapılan muameleyi haklı buluyormusunuz? O mantalitenin ürünü olan bir takım organların aynı şekilde devam etmesini arzu ediyormusunuz? Milletin iradesi üzerine konulmuş olan ipoteklerin sürmesine evet diyormusunuz? Yoksa meclisin duvarında yazdığı gibi ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ibaresinin vecibesinin gerçekten bütün unsurlarıyla bu milletin mukadderatına hakim olmasını arzu ediyormusunuz? Söz ve karar millete ait olsun istiyormusunuz? Size 12 Eylül de bunlar sorulacak. Eğer sözde kararda millete ait olsun diyorsanız bu anayasa değişikliğine oyunuzun evet olması lazım. Yok biz halimizden memnunuz bu millet bakış açısı itibariyle her zaman doğruyu bulamayabilir. Doğruyu tespit etmeye bilir. Millet bazen yanılabilir. Onun için milleti doğrultacak organlar kurmamız lazım, bu millete çokta güven olmaz her şeyi de bu milletin eline bırakmamalıyız. Anlayışıyla bu anayasa oluşturulmuş belli mekanizmalar devam etsin, bizim yerimize bir takım bürokratlar bir takım güç odakları karar vermeye devam etsin diyorsak buna bir karar vereceksek o zaman hayır demeliyiz. Burada kararı sizler vereceksiniz. Egemenlik millete gelsin mi? Gelmesin mi? Bu referandumun temel esprisi budur. Merkezi idare için 4 yılda bir seçim yapılacak. Yerel yönetimler için 5 yılda bir seçim yapıyoruz. Ama yapmış olduğumuz bu seçimlerden sonra ortaya çıkan iradenin egemen olması için o irade üzerinde antidemokratik sınırlamaların antidemokratik dayatmaların o iradeyi başkalaştıran müdahalenin olmaması gerekiyor. Sizin verdiğiniz talimatların geçerli olmasını istiyorsanız, bu referandum da oyunuzun evet olması lazım. Bu anayasa paketi ile ilgili çok konuşuldu. Çok eleştiriler yapıldı. Sanki bu anayasa paketi 2 maddeden, 3 maddeden oluşuyor gibi gösterildi. Döndü dolaşıldı anayasa mahkemesinin yapısı, hakimler savcılar yüksek kurulunun yapısına indirgendi ve bunun üzerinden yargı siyasallaşıyor, yargı kuşatılmak isteniyor gibi klasik, klişeleşmiş, sloganlaşmış bir takım tespitler söylendi. Anayasa paketi içerisinde sadece bu iki madde yok. Bu anayasa paketi bu milletin mensuplarına çok önemli yenilikler getirecek. Hak arama yollarını çeşitlendiriyor. Artırıyor. Bu anayasa paketinin içerisinde kişisel hakların korunmasından tutunuz, yurt dışına çıkış yasağını bürokratlar koymasın, ancak mahkeme kararı ile vatandaşın yurt dışına çıkışı engellensin diye düzenlemeler var. Bunun içerisinde sendikal hakların geliştirilmesi var. Bunun içerisinde memura toplu sözleşme hakkını tanıyan düzenlemeler var. Bu paketin içerisinde 12 Eylül darbesini yapanların, Anayasa’ya koyduğu 15. maddesi ki 1982’den buyana var. Bu anayasanın içinde kalsın mı? Kalmasın mı? Sorusu var. O gün bu darbeyi yapanlar, eziyet edenler. Bu milletin geleceğine olumsuz müdahalede bulunanlar bunun hesabını versin mi? Vermesin mi? Sorusunun cevabı var. Sayın Bakanım bu paket geçse ne geçmese ne aradan şu kadar yıl geçmiş 30 küsur yıl sonra siz bunları yargılayabilecekmisiniz? Gelişmiş bir demokraside Türkiye’nin 21. yüzyılda anayasasından darbe yapanların sıraya çekilemeyeceğine dair bir madde olamaz. Böyle bir yasayı biz kendi anayasamızda muhafaza edemeyiz. Bu Türk demokrasisi açısından, Türkiye’de insan hakları açısından kabul edilebilecek bir düzenleme değil. Bu ülkenin geldiği nokta artık anayasanın geçici 15. maddesinin bu anayasa içerisinde kalmasını taşıyamaz. Buna inanıyoruz. Bu referandum da bunu kaldırıp kaldırmamak size soruluyor. Bunun içerisinde çok önemli sizin hukukunuzu ilgilendiren düzenlemeler var. Yüksek Askeri Şura kararlarının, TSK kararlarının yargı denetimine açılması var. Onun ötesinde kamu denetçiliği ve anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı getiriyoruz. Onun için bir kapalı devre yapının değişmesini istiyoruz. Bu milletin iradesinin üzerine konulmuş olan ipoteklerin kaldırılmasını istiyoruz. Bu anayasa paketi özgürlük alanlarını genişleten, bu milletin dertlerine yeni hak arama yolları açan ve bağımsız ve tarafsız yargıyı güvence altına alacak mekanizmaların temelini atan bir pakettir. Eğer bu ülkede daha hür olmak istiyorsak yargının tarafsız ver bağımsız olmasını istiyorsak güven veren bir adalet sistemi arzu ediyorsak, verilen mahkeme kararlarının hem toplumsal adalet beklentilerinin hem de vicdanlardaki adalet duygusunu tatmin etmesini arzu ediyorsak bu pakete oyumuz evet olmalıdır. Efendim bu paket ülkenin ihtiyaçları ile örtüşmüyor. Millet aş istiyor. Millet iş istiyor. Milletin sıkıntıları başka sizin uğraşlarınız başka, niye milletin işiyle aşıyla uğraşmayıp anayasa ile uğraşıyorsunuz diyenler var. Onlara da söyleyeyim. Bakınız bu paket ülkeye aş ve iş paketidir. Aş dediğin yatırımla olur. İş üretimle olur. Mevcudun üzerine tesisler kurarak olur. İşadamları bizi arıyor. Ben yabancı bir ülkeye yatırım yapacağım. Orada bir sıkıntı olduğunda ben yatırımımın karşılığını alabilirmiyim? Bir sorun olur mu? Bir anlaşmazlık çıktı hak hukuk koruyacak bir mekanizma var mı? O ülkede güven veren bir adalet var mı? Diye bize soruyorlar. Bizde araştırıyoruz. AB insan hakları mahkemesinden ihlal kararı almış mı? Almamış mı? Buna bakıyoruz. Eğer ihlal kararı almışsa bu ülkenin güven veren bir adalet sistemi yok diyince insanlar vazgeçiyor o ülkeye yatırım yapmaktan. Aynı şey için kendi ülkeme bakıyorum. Türkiye’de güven veren bir yargı ve adalet sistemi var mı? Vatandaşlarımız yargı sisteminin işleyişinden memnun mu? Bütün bunları araştıralım. Türkiye’ye yatırım için gelmek isteyen global sermaye bu ülkeye gelip bir yatırım yapmak istediği zaman biraz önce benim söyledim parametrelere bakıyor. Bu ülkede güven veren bir adalet sistemi varsa, evrensel hukukla barışıksa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden çokça ihlal kararı çıkmıyorsa bu ülkeye yatırım yapmak için geliyor. Ama Türkiye Avrupa İnsan Haklarına en çok müracaat eden ikinci ülkedir. Böyle bir yapının aynen devamını sağlamak mümkün mü? Bu ülkede bu yapı devam ettiği sürece küresel, evrensel sermayenin gelip yeni yatırımlar yeni iş alanları açması mümkün mü? Bu ülkede güven veren bir adalet sisteminin tesis edilmesinin ardından birçok sermayedar bu ülkede yatırım yapmak için can atacaktır. Bu paketin içinde iş de var aş da var. Bu pakette gelecek var. Onun için bu referandum bu ülkede yapılacak olan 10 tane genel seçimden daha önemlidir” diyerek yapılacak olan referandum için evet oyu desteği istedi.

referandum-icin-“evet”-oyu-istedi-3.jpgreferandum-icin-“evet”-oyu-istedi-4.jpg

Bu haber toplam 687 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim