· / Ant olsun asra / Kaleme / Divite /
· / Mürekkebe / Ve hürriyete /
- / Ki kalem / Özgürlüğün demini /
- / Yazmak zorundadır... /
-I-
İlk defa Kâbil’le bozuldu töre
Kanlar ılık ılık toprağa düştü
Değdi bıçak sırtı, hayınlık cana
Hâbil’in nefesi gül-bağa düştü
Çiğnendi ilk defa insan hakları
Güzellik zâlimle bir ağa düştü
Belâ kanla yundu dünya başında
Özgürlük boğuldu ırağa düştü
İlk defa Kâbil’le bozuldu töre
Değişti dünyada bir anda denge
Mazlumlar öndeyken arkaya düştü
Şeytan telkin etti kötülükleri
Kardeş kardeşiyle kavgaya düştü
İnsanlık cem olmuş gülce yaşarken
Bozulan töreyle kavgaya düştü
Rezil-rüsvây etti iblis âlemi
Âlem savaşlarla ayağa düştü
Değişti dünyada bir anda denge
Şeytan kaptan kaba koydu kalpleri
Yusuf hicâbıyla kuyuya düştü
Kardeşin kardeşe zâlimliğiyle
Güzellik kuyuda uykuya düştü
İnsan tacirinin köle avında
İnsanlık bir yeni pusuya düştü
Vuruldu haklara bir daha darbe
Yusuf bir pazarda satıya düştü
Şeytan kaptan kaba koydu kalpleri
Kabuk bağlamadı yaradaki kan
Âlem döndü, canlar günâha düştü
Hak haklının değil, oldu güçlünün
Mahzunlar yüreği hep âha düştü
Demler sürdü Firavunlar, Nemrutlar
Hepsi de ayn’olan cenâha düştü
Parsellendi öbek öbek yeryüzü
Ah! Bir o şaha, bir bu şaha düştü
Kabuk bağlamadı yaradaki kan
Kalmadı tahammül hakka, hukuka
Hürriyetler her-dem yarına düştü
Bir beyaz muştuyla gelen İbrahim
Harlı ateşlerin nârına düştü
Nemrut bâki sandı koca âlemi
Saltanat düşünün kârına düştü
Nice Haccac, nice Sabbah zulmünden
Gül-canlar feryâdın zârına düştü
Kalmadı tahammül hakka, hukuka
Dünya tarihinde câhil-cühelâ
Girdi bir telaşa, yalana düştü
Yaratan ipinden koptu cehâlet
Savaşa, kavgaya, talana düştü
Cümle bir işkence / ve belâ-berzâh
Nice tahakkümle dolana düştü
Güzeller ufuklar gösterdi ama
Zâlimler zulmüyle kör-âna düştü
Dünya tarihinde câhil-cühelâ
Ne zalim, ne zulmet kalktı ortadan
Yeryüzü çok zaman fesada düştü
Krallar, Tiranlar, ağalar, beyler
Hakkın karşısında hasede düştü
Gülmedi bir ömür Yusuf soylular
Kaderleri çıkmaz miyâda düştü
Dün dünde kaldı ya, daha yakında
Bağdat’ta analar feryâda düştü
Ne zulüm, ne zulmet kalktı ortadan
/ Ve mürekkebin kuruduğu /
/ Kalemin kırıldığı yerde /
/ Kan / Gözyaşı vardır... /
-II-
Mürekkepler kurumasın kalemde
Yazsın fikri kalem, yazsın özgürce
Hakka, hürriyete; insana dâir
Çizsin fikri kalem, çizsin özgürce
Dizilirse nasıl inci-mercanlar
Dizsin fikri kalem, dizsin özgürce
- Açılırken pencereler öteye...
Gönüller bulanık, durulsun özden
Zulmetin devrânı dönmesin yeter
Bir lâhza huzûru ansın yürekler
Otağlar, ocaklar sönmesin yeter
Cellatlar hükmünü atsın cebinden
Ufuklar, ışıklar sönmesin yeter!
- Açılırken pencereler öteye...
Vurulmasın fikre pukağ-pranga
Fikir kokuları tel-tel saçılsın
Yer kara, gök kara kalmasın her dem
Yeni ufuklara doğru uçulsun
Öz ülkeler, özgür özgür ülkeler
Doysun özgürlüğe, bahtlar açılsın
- Açılırken pencereler öteye...
İntifada kırılmasın kol-kanat
Dinsin mazlumların âh-ı feryâdı
Filistin’de, Vietnam’da, Moro’da
Kalksın intikamın, kör-kînin adı
Çeçenistan, Afganistan, Irak’ta
Kara esaretin bitsin miyâdı
- Açılırken pencereler öteye...
Özgürlük bir beyaz olsun da türkü
Baş eğmesin taca, ne de bir şaha
Haccac’ın, Sabbah’ın çağdaş güçleri
Girsinler girdâba, düşsünler vaha
Güzellik çirkinden çok zulüm gördü
Görmesin hayını güzel bir daha
- Açılırken pencereler öteye...
Barıştır yalnızca güzellik demi
Çirkinlik güzelden elini çeksin
Güller gülü tartsın, yüreği yürek
Dünya özgürlüğün tacını taksın
İnsan haklarıysa bırakın-yeter
Baskılar, darbeler suyundan çıksın
- Açılırken pencereler öteye...
Özgürlük bir beyaz sevda türküsü
Dünya bir ağızdan söylesin aşkla
Birleşsin âlemin bütün sazları
Barışı çalsınlar edilen meşkle
Barış âbat olsun, savaş kaybolsun
Kardeşlik renklensin, çinili köşkle
- Açılırken pencereler öteye...
/ EY ÖZGÜRLÜK /