• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Kmaraş 27 °C
  • Malatya 20 °C
  • Kayseri 17 °C
  • Sivas 19 °C
  • Adıyaman 23 °C
  • Ünal: “Elbistan’ımız bu kış doğalgaz kullanmaya başlayacak”
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Ünal: “Elbistan’ımız bu kış doğalgaz kullanmaya başlayacak”
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak

Özelleştirmenin faydası olmaz

Özelleştirmenin faydası olmaz
ELKAY- Memur Sen’e bağlı Enerji-Bir-Sen Elbistan Temsilcisi Tacettin Dal, stratejik öneme sahip elektrik üretimindeki özelleştirmelerin, ülkeye fayda sağlamayacağını söyledi.

Dal, gündemden düşmeyen Afşin Elbistan Termik Santralinin özelleştirilmesi halinde bölgeye ve ülkeye katkı sağlamayacağını belirterek, “Devlet elektrik üretim özelleştirmelerinden gelir elde etme amacıyla hareket etmek yerine elektrik arz güvenliğini sağlamaya dönük politikalar geliştirmelidir. Stratejik öneme sahip elektrik üretimindeki özelleştirmeler, ülkemizin gelecek vizyonu açısından risk oluşturmaktadır” diye konuştu. Dal, açıklamasının devamında ise, “Ülkemizde 2009 yılında 193 milyar kWh’lık elektrik tüketimi oldu. 24.199 MW’lık kurulu gücü ile bu tüketimin yüzde 46’sını EÜAŞ karşılayarak 2009 yılında 89.450.000 MWh’lık bir üretim gerçekleştirmiştir. EÜAŞ Kurulu gücünün üçte ikisi olan 45 elektrik üretim santralinin yani 16.000 MW’lık kurulu gücünün özelleştirme süreci başladı. Enerji Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı santrallerin özelleştirilmesi ile ilgili stratejiyi belirledi. Eski ve düşük verimli santrallerle yeni ve verimli santralleri bir grupta toplayarak cazip hale getirmek için 9 portföy grubu oluşturulmuştu. Ancak özelleştirmede öncelik bu portföy gruplarından bağımsız olarak Hamitabat, Soma, Seyitömer ve Çan santrallerine verilecek ve sadece bu 4 santralden beklenen gelir 3,5 milyar dolar civarındadır. Yani görüleceği üzere özelleştirmelere sadece çok büyük şirketler girebilecektir. Özelleştirilecek diğer santrallerde göz önüne alındığında 15-20 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıkmaktadır. Eğer bu özelleştirmeler gerçekleşirse, Türkiye’deki büyük holdinglerin yeni santrallerin yapılması için yeterli kaynakları kalmayacaktır. Afşin-Elbistan C ve D santralleri için yapılan ihalelerde firmalar çok yüksek birim fiyatlar teklif etmişti. Yarın yeni santral yatırımlarına girebilecek firma sayısı kaynak yetersizliği sebebiyle çok az olacak ve dolayısıyla rekabet ortamı oluşmayacağından çok daha yüksek birim fiyat teklif edeceklerdir. Mevcut santrallerin özelleştirilmesinin elektrik üretimine hiçbir katkısı olmayacaktır, sadece sahip değişecek, devlet yerine özel sektör olacaktır. Ancak ülkemizin hızla gelişmesine paralel olarak elektrik tüketimi de hızla artacak, 2013 yılından sonra elektrik arzı talebi karşılamayacaktır. Özel sektör özelleştirilen santralleri almak için büyük masraflar yapacak ve yeni yatırımlara kaynak yetersizliği sebebiyle ilgisiz kalacaktır. Bunun sonucunda hem elektrik birim fiyatlarında aşırı yüksek teklifler nedeniyle sanayinin birim maliyeti hızla artarak uluslar arası piyasada rekabet gücünü kaybedecek, ya da daha önce planlandığı gibi izole bölge sistemleri oluşturularak komşu ülkelerden elektrik ithalatı yapılacaktır. Özelleştirmelerle ilgili olarak EPDK bankacılık sektörü ile görüşerek elektrik üretim santrallerinin özelleştirmesinde uygun koşullarda kaynak sağlamasını talep etti. EPDK nın en büyük problemlerinden biri de uzun vadeli elektrik birim fiyatlarının belirlenmesidir. Talebin hızla artmasına rağmen arz konusunda yapılan yeni yatırımlar yetersiz olduğundan elektrik üretimindeki özel firmalar bundan faydalanarak fiyatları daha da artıracaklardır. Ancak devlet santralleri özelleştirmeyip elektrikte bir aktör olarak kalmaya devam ederse fiyat artışlarının kısmen önüne geçebilecektir, olabilecek artışları engelleyebilecektir. Şu an EÜAŞ elektrik piyasasında olmasa idi elektrik fiyatları bugünkü rakamların çok üzerinde olacaktı, EÜAŞ’ın özel sektöre göre Tetaş’a daha ucuza elektrik satması fiyatları düşürücü etki göstermektedir, piyasadan çekilmesi halinde ise elektrik fiyatları artacaktır. Firmalar yeni termik ve nükleer santral yatırımlarında, muhtemel tüm riskleri değerlendirerek yüksek fiyatlar teklif etmektedirler. Halbuki bu santrallerde devletinde ortak olarak bulunması firmaların risk değerlendirmelerinde daha rahat hareket etmesi sonucu birim fiyatlarda düşmeye sebep olacaktır. Ayrıca devlet politikası bütünlük arzettiğinden dolayı özel sektörden farklı olarak, bu santrallerdeki hisselerinden kaynaklanan karı ile de birim fiyatları düşürücü etkide bulunabilecektir. Türkiye’nin ithalatının üçte birini enerji ithalatı oluşturmakta ve üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 55’i ithal kaynaklardan sağlanmaktadır. Ülkemizin kalkınma hedeflerini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için ithalata (özellikle doğalgaza) bağlı enerji bağımlılığı düşürülmelidir. Bunun için hidroelektrik ve kömür enerji kaynaklarının hızla devreye sokulması hayati öneme sahiptir. Bu aynı zamanda enerjide dış ülkelere bağımlılığı azaltacak, enerjide arz güvenliği sağlayarak ekonomiyi rahatlatacaktır. Bu bağlamda Afşin-Elbistan A santralinin rehabilitasyonu ile C, D ve E santrallerinin yapılması çok önemli olmasına rağmen bir gelişme sağlanamamıştır. Elektrik, sanayi maliyetlerini en çok etkileyen faktörlerin başında geliyor. Elektriği pahalıya kullanıyorsanız rekabet şansınızı kaybediyorsunuz demektir. Kömür ile çalışan santrallerin elektrik birim maliyeti doğalgaza oranla çok düşüktür. Bu durum ithal kömürle çalışan santraller için de geçerlidir. Yani kömür enerji çeşitliliği, arz güvenliği ve rekabet için çok önemlidir. Çevreyi kirleten kötü örnekler yüzünden yenilerinin yapılmasının, eskilerinin rehabilite edilmesinin ağırdan alınması çok büyük bir hatadır. Yeni santraller baca gazı arıtma sistemleri, online kontrol sistemleri ile çevreyi kirletmeden yüksek verimleri ile daha az kömür yakarak daha fazla elektrik üretebilmektedir. Elektrik arz güvenliğini sağlamak için yenilenebilir enerjiler için belli bir süre alım garantileri ve yüksek taban fiyatlar belirlenerek yatırımlar teşvik edilmektedir. Ancak bu durum da yüksek taban fiyatları sebebiyle elektriğin devlete maliyetini artırmakta dolayısıyla sanayimizi olumsuz etkilemektedir. Elektrik arz güvenliği ve sanayimizin uluslararası piyasada rekabet gücünü artırmak için devlet elektrik üretiminden çekilmemeli aksine mevcut üretim gücünü, dengeleyici bir unsur olarak elinde bulundurmalıdır” dedi.

Bu haber toplam 765 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaymakam Fatih Sayar, görevine başladı20 Eylül 2017 Çarşamba 16:18
  • Özcan’dan çiftçilere TKDK toplantısı daveti20 Eylül 2017 Çarşamba 16:17
  • 7 saatlik elektrik kesintisi yapılacak20 Eylül 2017 Çarşamba 16:14
  • 10 Ton Dondurma Dağıtılacak20 Eylül 2017 Çarşamba 15:03
  • Kalaycılık Yok Oluyor20 Eylül 2017 Çarşamba 11:23
  • Kahramanmaraş’ta Fetö Operasyonu: 19 Gözaltı19 Eylül 2017 Salı 18:23
  • Ziraat Türkiye Kupası19 Eylül 2017 Salı 16:48
  • Okul çevreleri emin ellerde19 Eylül 2017 Salı 16:41
  • 19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı19 Eylül 2017 Salı 16:39
  • Kanser, Nurhaklı astsubayı yaşamdan kopardı19 Eylül 2017 Salı 16:37
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim