ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,8295
EURO
2,3265
IMKB
56.936
ALTIN
627,21
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Kayseri8/23 ºC
Malatya10/20 ºC
Kmaraş12/28 ºC
Sivas11/23 ºC
Adıyaman14/29 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Celaleddin KURT
ÖZELLEŞTİRME ADIYLA NEREYE GİDİLİYOR
30.03.2010 15:18

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşundan bu yana, bünyesinde barındırdığı kamu iktisâdi teşekküllerinin kârlılık ve kârsızlık oranlarına bakılmadan, cari yönetimce bir bir özelleştirilmesi; ülkemizi emperyal ülkelere bağımlı hâle getiriyor.

Elbette, senelerdir devletin sırtına bir kambur gibi yapışan ve hep zarar konumunda kalan teşekküllerin özelleştirilmesi bir mecburiyettir. Ama, kârlılık oranlarıyla devletimize ve Türk insanını katma değer kazandıran kuruluşların özelleştirilmesi; ülkemizi üreten bir toplum yapısından, tüketen bir toplum yapısına götürmektedir. Bu hâl; ülkemizi ileri vâdede, bir çok konuda yabancı ülkelere muhtaç duruma getirecektir. Bu bir vebâldir.

 

Cari yönetim tarafından özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisâdi teşekküllerinin içinde, Türkiye’de bulunan bütün şeker fabrikaları vardır. Bir devlet projesi olarak ele alınan bu politikanın zarar-kâr kapsamında belki haklı yönleri bulunabilir. Lâkin, kâr oranları ve sıhhatli çalışma statüsünde bulunan teşekküllerin özelleştirme kapsamına alınması hiç de doğru değildir.

 

21 Ocak 2010 tarihinde özelleştirme idaresi tarafından satışına karar verilen şeker fabrikaları içinde, Elbistan Şeker Fabrikası da vardır. 2950 dekar (Yaklaşım üç bin dönüm) bereketli arazi üzerinde kurulan Elbistan şeker Fabrikası; Elbistan’ın iktisâdî hayatına canlılık verdiği gibi, şeker kalitesi açısından da Türkiye’nin en kaliteli şekerini üretmektedir.

 

Elbistan Şeker İş Sendikası Başkanı İsmail Şahin’den aldığımız bilgiye göre; daha önceleri altı ayı geçen kampanya süresi, günümüzde 49 güne kadar düşmüş, buna rağmen Elbistan Şeker Fabrikası zarar kapsamında kalmamıştır. Bir portföy olarak Malatya, Elazığ, Erzincan, Elbistan Şeker Fabrikalarının özelleştirme idaresi tarafından satılmaya çalışılması düşündürücüdür. Elbistan Şeker Fabrikası zarar kapsamında olmaması hesabıyla, zarar edenler satılsa bile, bir bölge fabrikası olarak kalmalı; Elbistan Şeker Fabrikası satılmamalı; üretimi muhafaza ettirilmelidir.

 

Bir takım dış baskılarla topraklarımızda pancar ekimine kotalar koydurulması ve pancar ekiminin engellenmesi, Türk insanını özellikle Amerika’nın genleriyle oynanmış, GDO’lu şeker kamışından üretilen ithal şeker tüketimine mecbur bırakmaktadır. Bu politika hem sağlık açısından, hem de bağımlı kalmamız açısından çok sakıncalıdır. Türkiye’nin millî tarım politikası  böyle olmamalıdır.

 

Edindiğimiz bilgilere göre, vilayet olarak sırf Kahramanmaraş ve civarının şeker pancarı Elbistan Şeker Fabrikasında işlense, Elbistan Şeker Fabrikasının katma değerine katma değer katacak; zarar etmeyen bir millî kuruluş olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine üretim hizmeti sağlayacaktır.

 

Öyleyse, özellikle Elbistan insanı, aydını, esnafı bu konuda duyarlı davranmak zorunda; Şeker-İş Sendikası tarafından Danıştay’a açılan haklı davaya destek vermelidir. Gösterilen tepki ve duyarlılıkla; Elbistan Şeker Fabrikasının bir bölge fabrikası hâline getirilmesinin mücadelesi sürdürülmelidir.

 

Yaklaşık üç bin dönümlük bereketli arazisiyle rantiyecilerin iştahını kabartan bu fabrika, biçilen fiyattan çok daha kıymetli; hemen hemen ileriki yıllarda şehir merkezi olacak bu toprakların, birkaç rantiyeciye bırakılması, hiç de akıl kârı değildir. Şu anki cari konumuyla adı konmamış bir il olan Elbistan; o kıymetli araziden kendisi faydalanmalı, kapitalizmin ayak sesini bu topraklardan bertaraf etmelidir.

 

Her geçen büyüme ve kalkınmasını artıran Elbistan, o üç bin dönümlük araziden pay sahibi olmalıdır. Yarın özelleştirilirse eğer; sırf fabrikanın arsa payı, satın alacakların verdikleri paranın onlarca katı olacakken, bu bir nevi peşkeş çekilme olmayacak mıdır? 

 

Elbistan insanı, daha önce Ceyhan nehrinin verilen su meselesinde olduğu gibi, bu meseleye de sahip çıkmalı, kâr eden, istihdam ve üretim yaratan bu kamu iktisadi teşekkülünün özelleştirilmesine karşı durmalıdır. Elbistan Kömür İşletmelerinden sonra, Elbistan’ın ikinci büyük kuruluşu olan bu teşekkülün yarın kapandığında, çalışamaz hâle geldiğinde; neler kaybettiğimiz daha iyi anlaşılacaktır.

 

Zirâ; özelleştirme sonunda fabrikayı alacak insanların sadece beş yıl çalıştırma mecburiyetlerinin olduğu söylenmektedir. Beş yılın ötesinde arazi değerlendirmelerine gidildiğinde ve o bereketli tarım arazilerinin bir kısmının site yapılaşmalarına bırakıldığı düşünüldüğünde; ortaya çok büyük rant hesapları çıkacaktır.

 

Gaye; mutlaka devleti küçültmek ve zarar eden kambur yapıları devletin sırtından atmaktır. Velâkin kâr eden kuruluşlar da bi-hakkın istihdam ve üretimini yapıyorsa; buna devleti küçültmek mantığıyla bakmamak gerekir.

 

Elbistan Şeker Fabrikası gerek arazi yapısı, gerek bölgenin ürettiği pancar kalitesi ve yarattığı istihdam açısından özeleştirilmemeli; hatta devlet tarafından daha da desteklenerek bir bölge fabrikası hâline getirilmelidir.        

Bu yazı toplam 474 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ökkeş SAATÇI
Muhsin ÖZALP
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
NÖBETÇİ ECZANELER
YENİ
YENİ Yeşilyurt Mahallesi AEL Camii karşısı
415 10 82
HAYAT
MALATYA CAD.
413 30 29
ÖZPOLAT
Malatya Caddesi
4132069
POSTA LİSTESİ