Türkiye ciddi bir seçim süreci yaşadı. Bu seçim sürecinde bölgemiz adına akılda kalıcı olan elbet Mahir Ünal’ın Kahramanmaraş’tan TBMM’ye Milletvekili olarak gitmesiydi. Sayın Ünal, vizyoner kimliğiyle oldukça farklı (alışıla gelmiş siyasetçilere göre) tablo ortaya koydu. Darbe dönemlerinden geriye kalma şehircilik, bölgecilik gibi toplum hafızasında geniş yer kaplayan bir konuya belki bir yaraya neşter vurdu. Şimdiye kadar geri planda kalmış ya da bırakılmış bir konuyu birlikte hareket edebilme yeteneğinin kaynağını da göstererek her gittiği ortama anlattı. Birlikte hareket etmeden yükselmenin zorluğuna her gittiği yerde vurgu yaptı. Elbistan zaten bölgeye ağabeylik ettiği için bu yaklaşım yabancı olamazdı. Darende, Gürün, Ekinözü, Nurhak hatta Afşin’in belirli bir kısmı Elbistan’ın gölgesinde konaklamış ve bundan da zarar görmemişti. Elbistan’ın serinde başkentlik bakiyesi de olduğu için bu kılıf yabancı gelmiyordu. Elbistan ağabeyliliğini yapmasına yapıyordu da acaba kardeşlik alanında yer alan kentler kendilerine biçilen rolleri hakkıyla yerine getirebiliyor muydu? (Dikkat ediniz çekişme olmaması adına isim bile belirtmiyorum. Her bir Elbistanlı bu derece hassas bir terazide değerlendirir konuyu) Gündemdeki konulara bakınız! Elbistan’ın bir fakülte talep süreci vardı bu süreç sıkıntı ile sonlandı. Göksun’a 4 yıllık meslek yüksek okulu açıldı ve Ak Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Elbistan için bir müjde vermişti.
Sonra ne oldu?
“Afşin’de faaliyet gösteren sivil toplum örgütü temsilcileri, siyasi partiler, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesiyle bir görüşme düzenleyeceği bildirildi. Görüşmede Afşin’e 4 yıllık yüksek okul açılması isteminde bulunulacak.”(yerel gazete),
Elbistan Fen Lisesi için talepte bulundu. Sonra ne oldu? “Turgay Ciner Fen Lisesi Afşin’e yakışır” (yerel gazete) Başka bir konu yine Afşin’de bir yerel gazete okuyucuları ile paylaştı. İktidar Milletvekilleri teşekkür için bu şehre gittiğinde vatandaşlar asfalt istiyorlar. Sebep: “Elbistan Belediyesi yapıyor. Bize neden yapılmıyor?”
Sorun derin sevgili okuyucularım.
Şehirlerin ihtiyaç öncelikleri hiç sorun değil. Göksun’a yapılıyorsa bize de yapılsın. Şeker Fabrikası kurulsun… Eee Pancar’ın yok. Olsun Elbistan’a yapılıyorsa bize de yapılsın! Garip bir anlayışımız var. Bize yatırım yoksa Elbistan’a da olmasın. Bu kadar basit. Yanlış çok yanlış. Belki siyasi bir medet umduğum sanılacak ama doğruyu kim söylerse desteklemek taraf olmak demek değildir. Birlikte büyümek denen bir olgu var. Acılarımız bir (örnek Çöllolarda ki Göçük), Mutluluklarımız bir. Halkımız birlikte yaşıyor. Elbistan’a hastaneye gelene sen Afşinlisin diye kimse sıranın en arkasına atmıyor. Dolayısıyla birçok ‘bir’in olduğu yerde birlikte büyümemek kayıp olur. Böyle düşünmek gerekiyor. Hayırlı Ramazanlar dileklerimle…