Türkiye genelinde TÜİK’in yaptığı açıklamaya göre işsizlik oranı yüzde 13. Geçtiğimiz günlerde CHP’li Milletvekili Durdu Özbolat işi daha da özelleştirip Kahramanmaraş’ta ki işsizlik oranının yüzde 19 olduğunu açıkladı. Bazı marjinal ağızları, klişeleşmiş ifadeleri belirli bir şartlanmışlık çerçevesinde sürekli kulak ardı ediyoruz. İşsizliğin önündeki en büyük engellerden birinin taşeronlaşma olduğu ifade ediliyor. Devlet hizmet alma yoluyla işi çözerken elbette vatandaş geçim derdi için her türlü şarta onay vermek durumunda kalıyor. Belki bu tartışma farklı boyutlarda devam edebilir ama ben kısa kesip işin özüne inmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde EÜAŞ’ın işçi alımlarıyla ilgili yaptığı mülakatı herkes çıplak gözle gördü. Ailesinden EÜAŞ’a girmek isteyenler de bizzat o travmayı yaşamak durumunda kaldı. İşin şekli çok farklıydı. Başlangıçta adaletli bir sistemle işçi alımına herkes inandı. Gerek verilen siyasi mesajlar, gerekse torpil arayanlara verilen net cevaplar bu işte torpil olmayacağını bağırıyordu. İktidar partisi yetkilileri adaletli sistem konusunda gayet ciddi bir refleks verdi. Sonuçta bin 500 kişi Ankara’ya gitti. İşe girmek isteyenlerden biri arkadaşına dert yanıyordu. Çevresinden borç alıp Ankara’ya gitmişti ve mülakata girmişti. Bu durumun vahametini, vicdani sorumluluğunu görenler torpile tenezzül etmezdi. İşin başka boyutu 2 bine yakın kişinin Ankara’ya gitmesiydi. 2 bin kişinin masrafını (yol parası+konaklama vs) geçtiğimiz günlerde ehil biri hesapladı. Kaba hesapla 300 Bin lira yapıyor. Az değil. Sanırım alınacak 175 kişinin uzun bir süre maaşını karşılardı. Ancak açıklanan liste kıyametin kopmasına neden oldu. Bu işte bir tutarsızlık olduğunu düşünenler, eylem yapma kararı aldı. İşe giremeyenler, işe girenlerin sayısından memnun olmayanlar Termik Santralleri Demokrasi meydanına çevirdi. Sonuçta liste geri çekildi. Çünkü birilerinin yanlış yollara saptığını düşünenler olmuştu. Şimdi sonuç bekleniyor. Avukatlar kazananların mutlaka işe alınacağını söylüyor. Ortada açıklanmış bir liste var ve en büyük delil bu. Hakkı gasp olanlar ne olacak onu da zaman gösterecek. İşsizlik konusunda devlet böyle bir süreç ortaya koyarken özeller ne yapıyor? İşsizler bazı şirketlerin geçim kaynağı. İnsanlar yurt dışında ve il dışında çalışmak için özel şirketlerin oyuncağı olmuş durumda. Yazık! Bu konuda net çizgiler ortaya konmalı. Devlet insanları kötü niyetlilerin elinde oyuncak olmaktan kurtarmalı. Bu konuda daha yazılacak çok şey var ama inanın hukuksal süreç takip edecek vaktimiz yok. Ona mahal vermek istemiyorum. Ama son olarak şunu söylemek doğru olacak. İstihdam konusunda devlet özele verdiği yetkilerde kalın bir çizgi çekmeli ve kişilerin emeğinin ve umutlarının sömürülmesine izin vermemeli.