ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,8295
EURO
2,3265
IMKB
56.936
ALTIN
627,21
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Kayseri8/23 ºC
Malatya10/20 ºC
Kmaraş12/28 ºC
Sivas11/23 ºC
Adıyaman14/29 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Celaleddin KURT
NE AMERİKA-NE RUSYA-NE ÇİN
01.03.2008 20:44

Uğur Görür Bey, gerek beyefendiliği, gerek memleket konularında duyarlılığı, gerek nâzenin yüreğiyle gerçekten takdir ettiğim bir dosttur. Geçen haftalarda yazdığım “Çıplak Kral ve Soytarıları” adlı makaleme, cevaben yazdığı yazısını okuduğumda, bir şeylerin eksik algılandığının kanaatine vardığımı söylemem gerekir. Uğur Bey’in yazısına vereceğim cevap, kesinlikle bir tartışma ortamı yaratmak değil; bu konuda kendisiyle sadece fikir jimnastiği yapmaktır. 

İnanç, teori ve pratikler perspektifinde, 1980 öncesi kuşağının düştüğü ahvâli çeşitli boyutlarıyla görmek, o yılları çok iyi tahlil etmek, sanırım daha doğru olur. O yıllarda kamplara ve ayrışmalara giren bir neslin, sağ ve sol hiç önemli değil, bunların bir şekilde dış güçlerce yönlendirildiklerini, kullanıldıklarını, yönlendirmelerle ülkemizin içine düştüğü kaosu, girdâbı, geriye gidişimizi  kabullenmemiz gerekir. 

O zamanda yapılan hatalardan eğer ibret almaz, biz doğruyduk diğerleri yanlıştı mantığıyla hareket edersek, gelecek günler ve yeni nesillerin geleceği açısından yanılgılara düşeriz; güzel ülkemizin aydınlık ufuklarını hiçbir zaman çizemeyiz... 

O makalemde belirttiğim Amerika karşıtlığı fikirlerim, Uğur Görür Bey’in belirttiği gibi otuz yıl geriden gelmemektedir. Kendileri öyle düşünmüş olsalar bile, şahsımın ve bağlı bulunduğum idealin tavrı; “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin” diyebilen, bunu slogandan öte âdeta hayat felsefesi yapan bir anlayıştır. Daha o yıllarda dillerimizde slogan olan, kalemlerimizde teoriye dönüşen emperyalizm karşıtı mücadelemiz, kayıtlardadır; tarihin sayfalarındadır. 

O yıllarda belirli bir kuşak; “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin” lafzını canı gönülden söylerler ve emperyalizme karşı savaşırlarken, Rusya ve Çin emperyalizmini, acaba bazıları kendi idraklerinden çıkarabilmişler midir? 

Emperyalizm dünyada, sadece bir ülkenin seyrinde değildir. Dünyayı kasıp kavuran, insanları kölemenliğe iten, üçüncü dünya ülkelerini esaret altına alan, o ülkelerin zenginlik kaynaklarını tümüyle sömüren emperyalist ülkelerin çokluğu, sanırım bilinmektedir. Dünyada emperyalizmi bütün boyutlarıyla kucaklayan, sadece Amerika değildir; bu kategorinin içine, yedi düvel diğer emperyalleri de katmak gerekir. Karşı çıkış ve aykırılık, emperyalizmin tamamına olmalıdır. O yıllarda şahsımın ve intisaplı olduğum hareketin çıkış noktası bu yöndedir; aykırılığımız ve isyanımız; her zaman emperyalizmin tamamınadır. 

Millî birlik fikrini savunduğumuz yıllarda, millîliğe o günlerde karşı çıkanlar, otuz yıl geriden gelerek, bugün adına “Ulusalcılık” dedikleri kavramla daha yeni tanışabilmişlerdir. Bu da çok manidardır. O yıllarda millîlik kavramını ağızlarına alamayanlar; günümüzde bizlerden daha millî olma yoluna girmişler; “Kızılelma” koalisyonlarıyla uğraşır hâle gelmişlerdir. Bu da ülkemizin sağlam zeminlerde kalması açından güzel bir gelişme; güzel bir kabullenmedir. 

Çağın deccali konumunda olan Amerika; yaptığı zulümlerle, emperyalistlikte diğer emperyal ülkeleri  çok gerilerde bırakmıştır. Aykırı tavrımız ve sitayişlerimiz, yazımda bundan ön plandadır. Yoksa, Amerika’sından İngiliz’ine kadar bütün emperyalistler, aykırılığımız ve karşıtlığımız içindedir.

Dünyanın bütün bölgelerinde gerek işgal, gerek kadife devrimleriyle dünya halklarına kan kusturan bütün zâlimlerin geçmişlerini şükür çok iyi bilenlerdeniz... Otuz yıl önce Türkiye sathında attığımız “Ne Amerika, ne Rusya, Ne Çin / Milliyetçi Türkiye” sloganı bunun en büyük delilidir. 

Yazıma cevaben yazılan yazıda, sanki o yıllarda bizler Amerika yanında bir pozisyondaymışız, ya da o zamanlarda Amerika’nın gerçek yüzünü görememişiz gibi bir imada bulunulmuş... Hayır efendim hayır! O gün ne kadar Rusya, ne kadar Çin, ne kadar İngiliz emperyalizminin karşısındaysak, ondan fazla da Amerika emperyalizminin karşısında olduğumuz bilinmektedir. 

Yazımın başında belirttiğim, iç ve dış güçlerin Türk gençliğini üzerinde kurduğu tuzaklar, gençliğimizi o yıllarda bir araya getirmemiştir. Yoksa, o tuzaklar olmasa, bir takım ayrılıklara Türk gençliği itilmese; o yıllarda da Türk gençliği olarak bir araya gelir; 6. Filoyu hep beraber taşlar; çağın ozanı Mahsunî’ye hep birlikte eşlik ederdik... Bu gayet iyi bilinmeli ve görülmelidir. 

Bu yazım sadece bir gerçeğin belirlenmesi ve yanlış algılamalara sebebiyet verilmemesi içindir. Bu konuda aslında sayfalar dolusu yazılar yazılabilir; geçmişin değerlendirilmesi tarihin süzgecinden geçirilerek yapılabilir; Türk insanı ortak noktalarda buluşabilir. Varsa, geçmişte yapılan bir takım hatalardan ibret alınarak, aydınlık Türkiye profili, el ele verilerek çizilebilir. 

Bu yazıdan kastım, yineleyerek söylüyorum; kesinlikle bir tartışma ortamı doğurmak değildir. İdeolojiler devrinin kapandığı bir dönemde, seksen öncesi bizim kuşağın düştüğü hâle, günümüz kuşağının düşmemesidir. Bugün itibariyle; tek Türkiye, tek bayrak, tek sancak diyen herkesle kucaklaşma zamanımız gelmiştir. Sanırım; dost kalem, dost yürek Uğur Bey’de aynı şeyleri düşünmektedir.

 

 

 

Bu yazı toplam 412 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ökkeş SAATÇI
Muhsin ÖZALP
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
NÖBETÇİ ECZANELER
YENİ
YENİ Yeşilyurt Mahallesi AEL Camii karşısı
415 10 82
HAYAT
MALATYA CAD.
413 30 29
ÖZPOLAT
Malatya Caddesi
4132069
POSTA LİSTESİ