• BIST 96.122
  • Altın 240,222
  • Dolar 5,8331
  • Euro 6,5604
  • Kmaraş 14 °C
  • Malatya 9 °C
  • Kayseri 4 °C
  • Sivas -3 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Elbistanspor, play-out oynayacak
  • Polis Haftası, törenle kutlandı
  • ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini güzel okuma yarışması düzenlendi
  • Elbistanspor, play-out oynayacak
  • Polis Haftası, törenle kutlandı
  • ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini güzel okuma yarışması düzenlendi

MÜŞTERİ HİZMETLERİ

Dr.Zafer Eren

MÜŞTERİ HİZMETLERİ

Vasfi Bey, evine bağlattığı interneti ile ilgili bir sorunun çözümü için cep telefonuyla, ilgili şirketin "Müşteri Hizmetleri" bölümünü arar. Dakikalarca meşgul çalan telefon her nasılsa birden düşüverir. Vasfi Bey, kendisini tanıtır ve sorununu söyler. Ama o da ne?  Bizim Vasfi, daha "Vas" demeden karşıdaki ses başlar konuşmaya ve sürekli olarak Vasfi Bey'e "Şuraya basın, buraya basın..." diye yol (!) gösterir.  Vasfi, önce nereye ve nasıl basacağını bilemez. Ancak sonradan basmaların tuşlarla ilgili olduğunu anlar. Vasfi, durumu geç de olsa çakmıştır. Bu bir bant kaydıdır ve Vasfi,  bu Otomatik Hanım'ın verdiği buyrukları uygulamaya başlar.

"Yeni kampanyalarla ilgili arıyorsanız 1'i, eski kampanyaları kaçırdığınız için pişmansanız 2’yi, bunlar dışında bir nedenle arıyorsanız 3'ü tuşlayın." Vasfi, 3’e basar. Otomatik Hanım, şakımaya başlar tekrar: "Modeminiz yanmıyorsa 1'i, yanıyor ve duman çıkarıyorsa 177’yi tuşlayın." Vasfi Bey, bir şey anlamaz; onun için 3'e basar. Otomatik Hanım, hemen devreye girer:" Sayın müşterimiz, siz angut musunuz,3 de nereden çıktı, çabuk 1'e ya da 2’ye basın, yoksa basın gidin."  Vasfi şaşırır, kızarır,2'ye basıverir. Yine o hanım, Vasfi'nin kafasına çekiçle vururcasına sözlerine devam eder: " İnternete girmekte zorlanıyorsanız 4'e, zorlanmıyor ama zorlanırım diye korkuyorsanız 5'e basın. Zorlanmıyorsanız da gaza basın, bizi de rahatsız etmeyin." Vasfi, öfkeden kudurmuş halde peş peşe birkaç kez 5’e basar. Otomatik Hanım, tekrar devreye girer : " Sayın müşteri, yine angutlaştınız, sakin olun lütfen. Başa dönmek için 1'e, taşa dönmek için de 112’ye basın."

 Vasfi, umutsuzca çabalarına devam eder. Aynı ses yine karşısına çıkar: " Sayın müşterimiz, hala telefonun ucundaysanız 1'e, telefonun üzerinde tepiniyorsanız 13'e,karyolanın altına girmişseniz 43’e basın. " Vasfi nereye basacağını şaşırır; ama tansiyonu çoktan 25'e basmıştır bile. Otomatik Hanım, gayet sakince devam eder: "Sayın müşterimiz, evdeyseniz 1'e, işteyseniz 2'ye basın. Yok, eğer bir eğlencedeyseniz paraları Leyla’ya basın. Ben neredeyim, diyorsanız ayaklarınızı yere basın."  Vasfi'nin telefonunda sadece 3,4,6,8 tuşları kalmıştır; çünkü Vasfi 1,2,5,7 ve 9 tuşlarını ağzında çiğnemektedir. Karşıdaki ses, basma buyruklarına devamla Vasfi'ye basacağı yerleri tarif eder. "Telefon sağ elinizde ve sağlam tuşunuz kalmışsa birine basın, yok eğer telefonunuz sol elinizde ise kare'ye basın."  Vasfi, bütün aklî vasıflarını yitirmiş halde "Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman." türküsünü söylemeye başlar. Bu arada da telefonun diğer tuşlarını çoktan mideye indirmiştir bile. Vasfi, türkü tüttürürken Otomatik Hanım yeniden ahizedeki yerini alır: "Şimdi sizi Müşteri hizmetlerine bağlıyoruz, bu arada sesinizi de kaydediyoruz, sakın ola küfür falan etmeyin."  Vasfi birden kendine gelir, gözleri ışıl ışıl olur. Soluk soluğa kalsa da dünyanın en zor işini başarmış ve nihai hedefe çok yaklaşmıştır. Telefondaki ses, Vasfi’ye anımsatmada bulunur: "Şu anda 4.sıradasınız, sıranız için tahmini süre 10 dakikadır." Vasfi, biraz afallar; ama yine de artık hedefe çok az kalmıştır, onun için beklemeye başlar. Aradan 13 dakika geçince Otomatik Hanım, o özlettiği kılçık sesini ahizeye üfler: "Değerli müşterimiz, siz sıradayken araya 4 kişi girdi, neden itiraz etmediniz, oldu mu ya, bak 6.sıraya düştünüz, hadi hayırlı beklemeler." Aradan 20 dakika daha geçer. Müşteri Hizmetleri, Vasfi için artık Kaf Dağı'nın ardında kalmıştır. Otomatik Hanım'ın sesi artık çok derinlerden gelmektedir. Hatta sesi, karın gurultularıyla birlikte çıkmaktadır; çünkü cep telefonu, çoktan Vasfi'nin ince barsağına inmiş, hatta çıkışa da oldukça yaklaşmıştır. Çoook derinlerden “Güvenliğiniz için annenizin göbek adının ilk ve son harfinin tersten okunuşunu söyler misiniz lütfen? …Anlamadım efendim, gark gurk mu dediniz?” diye bir ses duyulur. Vasfi derin bir nefes alır, göbeğinin çevresini şöyle bir sıvazlar ve avazı çıktığı kadar bağırır: "Hay  a......... k.........!"  Acaba Vasfi ne demiştir? Elbette, "Allah kahretsin!"  demiştir. Ama burayı boş bırakarak nasıl tamamlanması gerektiğini sizin hayal gücünüze sunuyorum. Kafanıza göre bu boşluğu Vasfi Bey adına ve hatta tüm insanlık adına dolduruverin! Haydi, hayırlı dolduruşlar.

 

 

Bu yazı toplam 743 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim