• BIST 96.122
  • Altın 240,222
  • Dolar 5,8331
  • Euro 6,5604
  • Kmaraş 14 °C
  • Malatya 9 °C
  • Kayseri 4 °C
  • Sivas -3 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Elbistanspor, play-out oynayacak
  • Polis Haftası, törenle kutlandı
  • ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini güzel okuma yarışması düzenlendi
  • Elbistanspor, play-out oynayacak
  • Polis Haftası, törenle kutlandı
  • ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini güzel okuma yarışması düzenlendi

MORONİSTAN

Dr.Zafer Eren

Tanrı bir gün dünyayı gözlerken Moronistan’ı çok güzel yarattığını düşünür ve bunun diğer topluluklara haksızlık olacağını takdir eder. Bunun üzerine Moronları yaratır.             Moronistan, dünyanın geri kalmış bir toplumudur. Bir türlü çağdaşlaşamaz. Çünkü şu üç şeye yabancıdır, Moronistan. Sorgulama yeteneği, özgüven ve adalet duygusu.  Moronistan’da kabaca iki sınıf bulunur. Birincisi krallar tabakası, ikincisi hıyarlar tabakası. Krallar, krema ve kaymak yalayarak geçinirken hıyarlar tabakası avucunu yalar. İşin ilginci; hıyarlar sınıfı bu durumdan hiç de hoşnutsuz değildir. Hıyarlar sınıfı üzerlerine biraz tuz serpiştirildiğinde, hafiften sulanıp “Verdiğine şükür.” diyerek yalanırlar. Bazı hıyarlar mırın kırın etse de diğer hıyarlar  “Hıyarlığın lüzumu yok, kesin sesinizi.” diyerek onları sustururlar.

 Moronların özgüven eksikliğinin nedeni, bilgiye değer vermeyişleridir. Zaten garip olan da budur. Akla ve bilgiye “şeytan “ gözüyle bakarlar; ama aklın ürünü olan cep telefonu, araba vb.nin de en lüksüne sahip olmak için çıldırırlar. Bilgisizliğin nedeni bilgi’ye karşı duyulan kuşkudur. Kuşkunun nedeni de kafa bulanıklığıdır. Kafa, hem bulanık hem de suludur. Bu durumda beyin de balık gibidir. Yani Moronistanlı hıyarlar, bulanık sudaki balık gibidirler.

 Eee durum böyle olunca hiç krallar boş durur mu? Hemencecik  “bulanık suda balık avlama”  faaliyetlerine başlarlar. Bu durumda moron kafa, kafa değil akvaryumdur. Bu durumda da akvaryuma oksijen lazım gelir. Bundan dolayı da “akvaryum kafa”yı sık sık ağzı açık oksijenlenirken görürsünüz. Bu sırada da ses telleri istem dışı titreşir ve borudan “Aaa öyle mi?”, Aaaa deme yav!” veya “Yaa demek öyle!” veya “Allah Allah şu işe bak yav.” şeklinde sesler çıkar. ”Neden öyle, nasıl böyle?” diye hiç sormaz Moron halkı. Aslında bu tepki de bilinçli değil, refleks tarzındadır. Özgüven eksikliğinin diğer nedeni de “değersizlik duygusu”dur. Çünkü Moronistan’da insan hayatı, bedavadan bile ucuzdur.

 Moronistan’da toplumsal ve bireysel ilişkilerde beyin devreye pek girmez. Soru soruşlar, yanıt verişler, ifade edişler hep omurilikten olur. Bunun nedeni, beynin devre dışı kalarak enerji sarfiyatını en aza indirmektir. Yani moronlar, tasarruflu ampul gibidirler; az yakarlar. Moronistan’da insan eylemlerine egemen olan organ, beyin değil omuriliktir. Hatta bazı hıyarlarda bu durum o kadar geriye gider ki egemen organ olarak omuriliğin yerini kemik iliği alır. Omurilik toplumlarında mantık ve sağduyu, maaşına zam yapılıp işine son verilen zavallı ve unutulmuş kavramlardır. Bu nedenle Moronistan’da akıldışılıklar ne yadırganır ne de yargılanır.

 Sorgulamaya gelince… Moronistan’da sorgulamayı sadece polis yapar. Moronlar; olaylar, durumlar ve düşünceler karşısında donukturlar. Bir vakayla karşılaştıklarında ayazda kalmış Bangladeş tavuğu gibi davranırlar. Genel anlayış,”Ağam bilir.”,”Beyim bilir.” veya “Büyüklerim bilir.”,”Sakalı olan bilir.” vb. şeklindedir. Sorgulamama nedeni de bilgisizliktir. Dolayısıyla kolayca koşullandırılıp biçim verilmeye uygundurlar. Bilgiye yabancılık sonucu, beyin boş CD gibidir. Bu durumda yine krallar sahneye çıkar ve bu CD’leri işlerine geldikleri gibi doldururlar; yine işlerine geldikleri zaman CD’leri çalıştırıp duymak istediklerini duyarlar. Moronistan’da dinler, krallar tarafından geçim kaynağı olarak kullanılırlar. İnanç sistemleri Tanrı‘ya ulaşmak için değil, paraya-mülke ulaşmak için bir gereçtir, Moronistan’da.

Adalet konusuna gelince… Çağdaş toplumlarda haklı güçlü; Moronistan’da ise güçlü haklıdır. Peki, Moronistan’da hukuk nedir? Aslında hukuk, adil ile adaletin çocuğudur. Adil’in ve Adalet’in genleri bozuksa ne olur? Mutasyon (sakat döl) olur ve hukuk da guguk olur. Adalet’in süresiz izne çıktığı toplumlarda iki şey revaçtadır. Birincisi, karizmatik liderler; ikincisi, prizmatik yalakalar. Moronistan’da kurallar kâğıt üstünde; krallar da yalakaların üstünde cirit atarlar. Yalakalar, omurilikten tepki veren bir canlılar topluluğudur; hıyarlar sınıfının seçmece (elit) grubundandırlar.

 Tanrı, bir gün dünyayı gözlerken Moronistan dikkatini çeker. Üzeri simsiyah bir tabakayla kaplıdır. Bu durumdan melekler telaşa kapılır. Tanrı’dan bir müdahale beklerler. Tanrı, meleklere şöyle seslenir: “Onları Bilgi Çağı’na ulaştırdım. Verdiğim akılla doğadaki yasalarıma ulaşsınlar istedim. Ulaştıkça bana daha çok yaklaşsınlar istedim. Ama onlar verdiğim akla da üflediğim öze de sırt çevirdiler, bu lütufları reddettiler. Hatta içlerinde kimileri yaptıkları ibadetleri yeterli gördüler. Oysa ibadetleri ‘yapsınlar’ diye değil ‘değişsinler ve içlerindeki Tanrısal özü bulsunlar’ diye emrettim. Ama onlar asla kristalleşip bahşettiğim öze ulaşma yolunda olmadılar. Bilgi çağında bilgiyi dışladılar. Bu durumda varacakları son belli değil mi? “

 Biz de bu vesileyle belirtelim ki, Ramazan’da tutulan oruç, insanların aç kalarak açın halinden anlaması için değil (çünkü böyle olsaydı 1–2 yıllık oruç yeterli olurdu.) içimizdeki Tanrısal öz’e bir adım daha yaklaşmak için bir fırsattır. Tüm ibadetlerde olduğu gibi bunda da amaç insanda kristalleşmeyi sağlamak, Tanrı’nın halifesi olabilmeyi sağlamaktır.

 

 

Bu yazı toplam 791 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim