ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,8295
EURO
2,3265
IMKB
56.936
ALTIN
627,21
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Kayseri8/23 ºC
Malatya10/20 ºC
Kmaraş12/28 ºC
Sivas11/23 ºC
Adıyaman14/29 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan GÜLLÜ
MERHABA YENİ YIL
30.03.2010 00:16

2008 yılının yaşadığımız şu son günlerinde, insanlarımızın yürekleri yeni yılın getireceği umut rüzgârlarıyla kıpırdamakta veya öyle olduğunu zannetme ihtiyacı duymakta.

Ne olursa olsun biz insanlar için yinede çok güzel. Çünkü mühim olan yılların sayısı değil tartısıdır diyorum. Çünkü işin gerçeğini araştırmadan kulaktan dolma klasik bilgiler, insanları gerçekten de güç durumda bırakıyor. Ve bu bakış açısından yola çıkarak yılbaşının ne olduğu anlatmak istiyorum.

            Bu konu ile ilgili Büyük Larousse ansiklopedisi ne yazmış ona bakalım: Yılbaşı, yılın ilk günü 1 ocak Kronol Takvimdeki yılları saymak için başlangıç alınan tarih. Kronol Ortaçağ’da yılın başlangıcını belirlemek için birçok tarih kullanıldı. Romalıların yılı 1 Ocakta başlıyordu ve bu kullanım Ortaçağ’da bazı ülkelerde sürdü. Fakat, bu tarih her zaman yıldız yılının başlangıç noktası olmakla birlikte, bazı önemli Hıristiyan bayramlarının başlangıcı ona tercih edilir. Kilise ise, ayların ilk günlerinin kullandığı putperest bayramının yerini almak üzere Hz. İsa’nın Sünnet gününü bayram olarak belirlemişti. Ortaçağ’da özellikle şunlar kullanılıyordu: Hz. İsa’nın doğum tarihi (Nativitas)(Yılın başlangıç noktası 25 Aralıktı) Hz. İsa’nın doğumunun Meryem’e haber verildiği tarih (Muştulama)         ( Pisa usulünde M.Ö. yılın 25 Mart günü,Floransa usulündeyse M.S. yılın 25 mart günü  yılbaşı olarak kullanılırdı.)ve Paskalya tarihi (akla en az yakın,ama  en çok yaygın olandı; Paskalya tarihi değişken bir bayramdı) Bu tarihin başlangıcının belirlenmesi  bazı karmaşık kurallara dayanır. Ayrıca şu kullanımlar kaydedilebilir. 1 Eylül yılbaşı, Bizans’ta ve Yunanistan’da kullanılırdı. 1 Nisan yılbaşı, 1Mart yılbaşı yada Venedik yılbaşı. Nihayet 1 Ocak yılbaşı, 1563- 1564’te Charles IX’un buyruğuyla Fransa’da zorunlu kılındı, fakat ancak1567’de kabul edildi.

            Müslümanlığı benimsedikten sonra Türklerin de kullandığı hicri takvimde yılbaşı olarak 1 Muharrem kabul edilmişti. Osmanlı Padişahı I. Mahmut döneminden başlayarak kullanılan ve Julius takvimine dayanan rumi(mali) senenin başlangıcı ise 1 Mart’tı. Şubat 1917’de yapılan bir düzenleme ile tarih başlangıcı (hicret) aynı kalmak üzere Gregorius takvimi ve yılı kabul edilince yılbaşı 1 Ocak oldu. 1935’te çıkarılan bir yasa ile de 31 Aralık öğleden sonra ile 1 Ocak gününün tatil olması benimsendi. Bu akademik açıklamalardan sonra yanlış bilinen kavramlara bakalım.    

Yılbaşı Hıristiyan Geleneği Değildir! 

            Papa  I. Julius (M.S.337-352 ) 25 Aralık gününü Noel, Christmas olarak ilan etmişti. Buna nasıl karar verdiğini bilmiyoruz ama Majikal ve astrolojik olarak Hıristiyan Noel gelenekleri antik geleneklerle karışmıştır, kuzeysel yani Nordik ve Hıristiyanlık öncesi Roma’nın mevsim dönümü kutlamalarının etkileri derin ve güçlüdür. Kuzey ülkelerinde (İsveç,Norveç,Danimarka) kış güneş dönümünde (21-22 Aralık) ökseotları törenlerle kesilir; büyük tanrıları olan Odin ve Thor adına kurbanlar adanır, dev ateşler yakılırdı. Roma’da 17 Aralık’ta “Saturnalia”  festivali kutlanırdı. Bu törenlerde asillerle köleler elbiselerini ve evlerini o gün için değiştirirlerdi Arkasından gelen “Kalends” gününde, evlerinin kapılarına çelenler asılır, kehanetler yapılır, herkes yüzünü siyaha boyar, hayvan derileri giyerler ve sokaklarda dans ederlerdi.  

3000 Yıllık Gelenek

            Nordik ve Roma kış dönümü kutlamaları daha sonraları ilk Hıristiyanlık tarafından benimsenmiş ve İncillerinin anlatımına dayanılarak, Hz. İsa’nın doğumu olarak simgelenmiştir. (Hiç bir tarihi kayıtlarda Hz. İsa’nın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir) ve özellikle de pagan kökenli Anglo- Sakson ülkelerinde ilgi görerek Noel’e ya da Chrismas’a  (25 Aralık Hz. İsa’nın doğum günü olarak kutlanmaktadır, İsa’nın adından yola çıkılarak bu güne Christmas denmiştir) dönüştürülmüştür. Görüldüğü kadarıyla yeni kutlamalarının dinsel yönü her ne kadar şu anda Hıristiyanlık anımsatıyorsa da, gerçekte insanlığın bin yıllar öncesinden gelen kış dönümü kutlamalarından başka bir şey değildir. Bu nedenle de, dinsel yani bir Hıristiyan kutlaması olarak değil, kışa geçişin kutlaması olarak düşünülebilir. Önemli olan şu veya bu tarihte bir mevsim dönümünün kutlanmasıdır.

            Ayrıca Hz. İsa’dan binlerce yıl öncesinden beri isimleri şunlar olan Mitraik Güneş Doğumu, Aryen Töton Noeli, Galya Drüidlerinin Kış Dönümü kutlamaları yapılıyordu. Noel kutlamaları tüm kutlamalar ve çevre kutlamalardan etkilenerek gelenek haline geldi. Işıklandırma,ökseotu,çobanpüskülüve sarmaşık süsleri,noel ağacı,içki içmek,hediye vermek gibi gelenekler aslında Hz. İsa öncesinden kalmış geleneklerdir. Bunun yanı sıra 28 Aralık günü ise, Noel kutlamaların aksine, bir matem günüdür. İncillere göre, Kral Herod, kendisini tahtından indirecek olan kurtarıcıyı yani Mesih’i yok etmek için yeni doğmuş çocukların öldürülmesini emretmişti. İlk dönem kilise kayıtlarında 28 Aralık tarihine karar verilmiş ve bu tarihte 144000 çocuğun öldürüldüğü kabul edilmiştir. Bu rakam oldukça abartılıdır. Çünkü , bu olayın geçtiği Bethlem kasabası çok küçük bir yerdi. Tarihçilerin ifadesine göre bu kadar nüfus yoktu. Ancak 20 civarında çocuk öldürülmüş olacağı tahmin edilmektedir.  

 

NOEL AĞACI, HIRİSTİYAN ADETİDİR 

YANLIŞ! Noel ağacının geçmişi, eski Mısır’da ve Çin’de varolan “sonsuz hayat” inancına dayanır ve yeşil olan her şey, bu sonsuz hayatın sembolüdür. Hıristiyanlık öncesi dönemlerde Baltık memleketlerine kadar gitmiş olan bu inanç oralarda ormanların tapınak yerine kullanılmasına dönmüş, karanlığın sonu ayinlerinde de yeşil ağaçlar yer almıştır. 16 Asır Almanya’sında, Aralık ayının sonlarına doğru evlere yeşil ağaç koyma geleneği daha sonra bütün Avrupa ‘ya yayılmış 17. asırda Alman ve Hollandalı göçmenler tarafından Amerika’ya da götürülmüş ve tabiat güçlerine tapma zamanlarında kalan bu adet “Noel Kutlaması” haline gelmiştir.

Bu yanlış bilgiler zamanla gelenek haline getirilerek, ticari ranta dönüşmesi sağlanmıştır ve bütün amaç ticaridir.  Yeni yılın, menfaatimize göre değil, Vicdanımıza göre yaşayacağımız, bir yıl olması dileğiyle        

 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 491 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ökkeş SAATÇI
Muhsin ÖZALP
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
NÖBETÇİ ECZANELER
YENİ
YENİ Yeşilyurt Mahallesi AEL Camii karşısı
415 10 82
HAYAT
MALATYA CAD.
413 30 29
ÖZPOLAT
Malatya Caddesi
4132069
POSTA LİSTESİ