• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • Kmaraş 16 °C
  • Malatya 20 °C
  • Kayseri 16 °C
  • Sivas 13 °C
  • Adıyaman 19 °C
  • 95 bin 724 seçmen sandık başına gidecek
  • Elbistan Bilim Şenliği başladı
  • Elbistan Şeker Fabrikası, 297 milyon TL’ye Mutlucan Tuz’a satıldı
  • 95 bin 724 seçmen sandık başına gidecek
  • Elbistan Bilim Şenliği başladı
  • Elbistan Şeker Fabrikası, 297 milyon TL’ye Mutlucan Tuz’a satıldı

MAGANDALARA KİM DUR DİYECEK?

Dr.Zafer Eren

 

"Yönetmelik, bir kuruluşun çalışma yöntemlerini belirleyen kurallar olup temelde amacı yasa ve tüzüklerin uygulanmasına açıklık getirerek çalışanlara yol göstermektir. Resmî belgedir;  yasa ve tüzüklere aykırı olmamak üzere başkaca kurallar da içerebilir.

Gel gör ki bu yönetmeliklerin bazıları sadece yayımlanır; yani uygulama aşamasına gelince birden görünmez olur. Adı var, tadı yoktur. Bu yönetmeliklere “dostlar alışverişte görsün” yönetmelikleri veya raf yönetmelikleri” de diyebiliriz.

Bir örnekle konumuzu somutlaştıralım. 2872 sayılı bir çevre yasası var. Bu yasanın 14. maddesi aynen şöyle: “ Kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır. Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara  indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır.

“Evet, yasa böyle. Şimdi bu yasanın uygulanmasına açıklık getirmek için  Çevre ve Orman Bakanlığınca bir yönetmelik yayımlanıyor. Yönetmeliğin 26.maddesinin ğ alt maddesi de şöyle: MADDE 26…  ğ) Eğlence amacıyla patlayıcı, maytap, havai fişek ve benzeri şeyleri kullanmak, ateşlemek gibi benzeri faaliyetlerin, çok hassas kullanımların bulunduğu alanlarda yapılması yasaktır…

Gelelim aynı yönetmeliğin 41. maddesine: “Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve Çevre Kanununun 20. maddesinde öngörülen idari yaptırımlar uygulanır.

Bu yönetmeliğin 4. maddesinde “Çok hassas kullanımları” açıklıyor. O da aynen şöyle: “Çok hassas kullanımlar: Konut, yataklı hizmet veren sağlık kurumları, eğitim kurumları, çocuk ve yaşlı bakım evleri, canlı müzik izni almış olan oteller hariç diğer oteller, açık arazideki ve yerleşim alanı içindeki sessiz alanlar gibi kullanımları…

İşte böyle değerli okurlar. Bu örnekle birlikte “Dostlar alışverişte görsün” veya “raf yönetmelikleri” derken neyi kastettiğimizi anlamışsınızdır. Her gün yüz binlerce, milyonlarca kişinin gözü önünde yasalar ve yönetmelikler çiğnenirken rafta duran yönetmelikler nedense devreye girmiyor. Düğünlerde veya diğer eğlencelerde havai fişek patlatıldıkça yasalar, yönetmelikler çiğneniyor ve herkes buna seyirci kalıyor. Seyirci kalsa iyi, bir de alkışlıyor. Hukuk kurallarını çiğneyip de göbek atan başka bir millet var mıdır bu dünyada? Silah sıkmak kadar havai fişek patlatılması da yasaktır ve idarî işlem gerektirir. Çifte standartlı milletiz; silah sıkana “maganda” diyor; havai fişek patlatanı takdir edip alkışlıyoruz.(Bu arada Aziz Nesin’i de analım)

Havai fişek, potasyum nitrat, kükürt ve meşe odunu kömürünün karışımı ile yapılan, gökyüzünde renkli basit gösterilerde kullanılan kutlama aracıdır. Havai fişekler bakır, çinko, sodyum gibi maddelerle renklendirilir.(Wikipedia)

Havai fişeklerin insan sağlığı üzerine zararları vardır: Özellikle çocuklarda kalıcı işitme kayıpları; yanma ve patlamalar sonucu el-yüz yaralanmaları; solunum sistemi rahatsızlıkları; alerjik rahatsızlıklar; olumsuz ruhsal etkiler…

Patlamalardan sonra yapılan hava analizlerinde havadaki cıva, kurşun, kadmiyum, bakır, krom gibi maddelerin normalin 4 ila 5 katı arttığı saptanmıştır. Solunan havada yoğun kirlilik oluşturduğu ve bundan dolayı oluşan zehirli gazların ciğerlere zararlı olabileceği gerçeği herkesçe bilinmelidir.

Yasa, tüzük ve yönetmelikler hep gereksinim sonucu çıkarılırlar. Buradaki gereksinim de yukarıda açıkladığımız gibi apaçık ortadadır. O halde gereği yapılmalıdır.

Yayımlanan yönetmelikler raflardan indirilmeli, uygulamaya geçilmelidir. Sonra sorun olduğunda suçlu veya sorumlu arama derdine düşülmemesi için bunlar gereklidir. Yönetmelikleri uygulamak isteyenlere köstek değil destek olunmalıdır.

Bu ülkede,”çocuklar düşüp öldükten sonra çukur kapatma anlayışı” son bulmalıdır. Bu ülkede, raflarda tozlanmaya terk edilen yasa, tüzük ve yönetmelik olmamalıdır."

Evet, yukarıdaki yazıyı 05 Ağustos 2010’da Bizim Elbistan’daki köşemde “Raf Yönetmelikleri” başlığı ile yazmıştım. Tam 5 yıl önce. Bu arada Elbistan’da dâhil birçok yerde çocuklar, gençler… düğünlerde, askerlik uğurlamalarında katledildi. Magandalar sıkmaya, yetkililer görmemeye devam etti.

Bu arada kulağı sağır olanları da saymıyorum. Sözgelimi son 1 haftada 14 kişi sadece bana işitme kaybı ile (düğünlerde silah sıkma sonucu) başvurdu.

Dün Karaelbistan’da asker uğurlaması sırasında maganda kurşunu ile ölen 5 yaşındaki çocuğun vebali sadece magandanın mı, başka sorumlular da var mı? Sözgelimi sorumlular ne kadar sorumlu? Sorumlular sorumsuzsa o halde yasalar sorunlu. Sizce?

Bu yazı toplam 3371 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim