Her hükümet farklı gerekçelerle ilçeleri il yapıyor. Kimi stratejiyi önemsiyor. Kimi siyasi rüşvet olarak küçük kentleri il yapıyor. Kimisi biz Popülist politikaları bıraktık diyor ve sonra terör gibi bir gerekçe ile 2 ilçeyi il yapma çalışması içerisine giriyor. Deprem gerekçesiyle il yapılanlar ve Belediye Başkanı öldü diye siyasi rüşvet’e giren bir anlayışla bir ilçeyi il yaptılar. DYP, Zaman’ında Doğan Güreş paşa istedi diye Kilis’i il yaptı. Sadece Kilis örneğini versem, Elbistan’ın önemini bir kere daha anlarsınız ve sorgularsınız bazı değerleri. Kilis’in 3 ilçesi var. Musabeyli ilçesi 973 nüfuslu, Elbeyli 2061 nüfuslu ve Polateli 1015 Nüfuslu. Kilis 1995 yılında il olarak ilan edildi. Merkez Nüfusu 78 bin. Şimdi Elbistan’a dönelim. Merkez nüfusu 82 bin. Yapalak’ı bırakın, Bakış’ı, Demircilik’i bir kenara bırakın sadece Akbayır’ın nüfusu Kilis’in tüm ilçelerinden fazla. Uçurumun görülmesi için bu bariz örneği vermek istedim. Ne Kilis düşmanıyım, ne de bizi il yapın delisiyim. Ama vicdan-i bir durum varsa, Elbistan’ın göz ardı edilmesini istemem. Elbistanlı mülayim diye, Elbistanlı devletini sever, millet olma duygusunu özümsemiş, ayrımcılık tohumlarını söküp atmış bir memleket diye bunun cezasını çekmemeli. Türkiye’de sonradan il olmuş tüm ilçeleri karşılaştırın Elbistan örneği başı çeker. İşin aslı şu, bu il olma meselesi siyasi çekişmeler için bir zemin olurken, aslında Elbistan için de tehlikeli bir sürece işaret ediyor. Elbistanlılar artık devletine güvenmek istiyor. Son 10 yıllık süreçte Devlet-Vatandaş işbirliği ve şeffaflık yönündeki politikalar, vatandaşın devletine bakış açısında çok olumlu değişimlere neden olmuştu. Bu değişimden cesaret alarak bu yorumları rahatlıkla yapabiliyoruz. Kısacası eğer Elbistan il olma konusunda yine es geçilirse, 350 bin’e yakın bir nüfusa hitap eden bölge’de devlete bakış açısı çok fazlasıyla değişecek.Hükümet demiyorum dikkat ederseniz. Devlet diyorum! Sanki Elbistan’ı görmezden gelmek bir devlet politikası haline gelmiş. Sokaktaki insanın sesine kulak verilmeli. Sokakta ki “illa il olmak için başkan mı ölmeli? Terör mü hortlamalı? Silah alıp dağa mı çıkılmalı?”yorumunu yapıyor. Bu konu yabana atılmamalı. Avrupa Birliği süreci Türkiye adına önemli kazanımlara vesile oldu. Millet, istikrar istedi, akılcı yönetim istedi ve kendisine bidon kafalı diyen anlayışa bir seçim de set çekti. Ak Parti hükümetini başa getirdi. Bu mesajı doğru algılayanlar, milletin devletine güvenmek istediğini anladı. Ve şu il konusunda yapılan çalışmalar bu anlayışa ters düşüyor. Bu yanlış düzeltilmeli.