• BIST 90.787
  • Altın 254,429
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • Kmaraş 31 °C
  • Malatya 31 °C
  • Kayseri 26 °C
  • Sivas 23 °C
  • Adıyaman 34 °C
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı

HERKES KENDİSİNDE OLANI HAYATA KATIYOR  

M. Emin ELAGÖZ

                İnsan, acayip oranda hem sevgi hem de acı verme kapasitesine sahiptir. O kapasiteleri okumak, faydalı ve güzel olanı anlayabilmek gerek. İnsanı kitap gibi okuyabilirsek; hayata kattığı güzellikleri, yaptığı fedakarlıkları veya fenalıklarını da görebiliriz.  Küpte ne varsa o sızıyor. Anlayacağınız kişi kendisinde var olandan verir. İyi-gerçek, kötü-yalan ne varsa! Fenalığın en büyüğü de yalanlardır.

 Bir tarafta sanal alemde ve günlük konuşmalarda yalan rüzgarları esiyor. Koca koca insanlar yalan-yanlış haber yapıyor, yalanı fotokopi makinesi gibi çoğaltıyor ve yayıyor. Yalanla kendilerini kirlettikleri gibi toplumu da kirletiyorlar. Üretimsizlikten-boşluktan yalanlar ve kötülükler türüyor. Öyle ki; yalan alışkanlığa dönüşüyor ve kültür oluyor. Yalanı, zayıflığına ve kaypaklığına örtü yapıyor. Kelimeleri kibir rozetine dön deriyor. Karanlıklarda gizlenmeye çalışıyor ve sakız gibi kuralları çiğniyor. Yalanla, içinde tutamadığı heveslerine kılıf uyduruyor. Yalan, her kapıyı açar diyerek maymuncuk olarak kullanıyor. Dinimiz, ’’yalan söylemeyin’’ der ama onlar, yalanla kötülerin ve kötülüğün taşeronu oluyorlar. Bilinmeli ki; yalan karıştırdığın her yapı gerçeğin en küçük esintisinde yıkılır gider. Aslında yalan bahanedir ve teslim olduğun düşmandır. Biline...

             Bu kadar yalanın ve olumsuzlukların olduğu toplumda; kayda değer saklı güzel insanlar da vardır. Herkes sustuğunda suyun sesi geldiği gibi kabalıklar, kavgalar ve bağırtılar bitince sessiz-saklı güzellikler görülmeye başlıyor. Anlamak ve bilmek gerek.

             Baharı yaşadığımız bu günler de çevreyi temaşa ederim ve insanları ağaçlara benzetirim. Ağaçlar üzerinden insanları tanımaya çalışırım. Kavak ağacına kimse dokunmaz. Gölgesi bile yok derim. Esersiz ve emeksiz ilerleyenlere, sadece kendisini düşünenlere kimse dokunmuyor. Ama elma, armut, kiraz, erik, badem, dut ve benzeri ağaçlara tüm canlılar dokunur. Baharda çiçekken arılar, böcekler, kuşlar bayram ederler, meyveye durunca da çocuklar istila etmeye başlar. Olgunlaşınca da herkes meyvesini toplamak için dallar sallanır, ağaca sopayla vurulur, hırpalanır, örselenir, yapraklar dökülür, ama ağaçlar yılmadan, küsmeden hayatına devam ediyor derim. Her sene yaralarını sarıyor hiçbir şey olmamış gibi tekrar çiçek açıyor, meyve vermeye devam ediyor. Güzel insanların hali de böyledir. Her şeye rağmen iyiliklere ve güzelliklere devam ediyorlar.

            İnsanlar, kendilerinde var olandan veriyorlar. Böyle güzel insanların hayata kattıkları ve halleri huzur verir çevreye...Vermeyene dokunan yok, ama meyve verene dokunan çok derim. Her şeye rağmen insanlığı ihya ve inşa eden gizli güzel insanlar toplumda az değil. Onların farkına varmalıyız derim. Yıllarca görev yaptığım okullarda böyle ‘’saklı güzel öğrencileri’’ görmek beni mutlu ederdi. Onların hallerine çok sevinir ve hayran kalırdım. O  güzel öğrencilere otomatik olarak saygı duyardım. Saygı duyulmaz mı?

İşte o‘’gizli güzel değerlerin’’ temel özellikleri dikkatinize sunmak isterim. Başta geçimli insanlardır.  Herkesin her şeyi bildiği yerde onlar sınırlarını bilirler. Herkesin ganimet derdine düştüğünde ellerini uzatmazlar. Hiçbir işi yarım bırakmazlar. Sözlerinde  dururlar ve söz borçları olmaz. Çalışkan ve edeplidirler. Hiç kimseyi yarı yolda bırakmazlar. Kendilerini değil, yaptıklarını ve hayata kattıklarını önemserler. Hayata kattıkları bereketi derinde olan insanlardır. Başlarına gelenden şikayet etmezler ve hatayı kendilerinden bilirler. Kimseye ayar vermezler. Kimseyi kırmaz, her kırılanla kırılırlar. Kendi muhasebesinden kaçmaz, boylarının ölçüsünü unutmazlar. Hiç kimsenin hayalleriyle dalga geçmezler. Kalabalıkların içine girer ve fakat orada kaybolmazlar. Asıl tenhada kendilerini bulurlar. İstikameti doğru tutmaya gayret ederler. Hatasız değiller ama hatada ısrar etmezler. Güven kaynağı olur ve güveni boşa çıkarmazlar. Küçük bir hayat yaşıyormuş görünen büyük insanlardır. İnsanlara kendilerini iyi hissettiren kişilerdir. Tebessümü kimseden esirgemezler. Hayır işlediklerinde sessizce yapar ve pazara çıkarmazlar. Alkış için kırk takla atmazlar. Kaybetseler de yalan söylemezler. Adildirler. İnsanlığa huzur veren görünmez kahramanlardır. Saklı güzellere; saygılar, sevgiler, selamlar. Var olasınız.

               

               

                

               

                

         

 

         

 

                                      

Bu yazı toplam 316 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim