• BIST 95.335
  • Altın 256,327
  • Dolar 5,7693
  • Euro 6,5173
  • Kmaraş 30 °C
  • Malatya 18 °C
  • Kayseri 25 °C
  • Sivas 18 °C
  • Adıyaman 31 °C
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı

HER ŞEYİ BEN BİLİRİM DİYENLER!

Bekir YILMAZ

Her şeyi bilmek mümkün mü? Cahiller için evet.

Herkes her şeyi bilmez ama cahiller her şeyi bilir.

Bu genetik bir yapı mıdır, yoksa bencillik midir? O kadarını bilemem ama bildiğim bir gerçek var cahiller her şeyi çok iyi biliyor. Hepimizin etrafında böyle kişiler mutlaka vardır. Her konuda fikir sahibi, akıl veren bütün işlerde deneyimli olduğunu söyleyen bu kişiler arkadaşımız, akrabamız, komşumuz, çevremizdeki her hangi biri, ya da hiç tanımadığımız birileri olabilir. Bunların her konuda muhakkak bilgileri vardır. Gündemdeki tüm olaylar hakkında bilgi sahibidirler. Bilmedikleri konu, yapmadıkları iş yoktur. İki düşünüp bir konuşmak yerine, bir düşünüp beş konuşurlar.

Düşüncelerini mantık süzgecinden geçirmeden ifade ettikleri için genelde boş konuşurlar. İşin esprisini bir kenara bırakalım, bir insanın her şeyi bilmesi mümkün değildir. Allah herkese farklı bir kabiliyet vermiştir.

Mevlana’nın söylediği gibi haddimizi bilelim yeter.

"Bin sene de okusam, ne biliyorsun diye sorsalar bana haddimi bilirim derim"

Her şeyi ben bilirim diyenler! Kendilerini öne çıkarmak için her konuda ahkâm keserler, her konuda fikir belirtirler ve her şeyi bildiğini iddia ederler, genellikle fazla savunmacı ve hatta agresif olurlar. Her şeyi bilen kişilerle uğraşmak yerine “tavsiyelerin için teşekkür ederim” demek en güzel cevap olsa gerek!

Kavanozda yüzüp kendini deryada zannedenler için Ahmet Hamdi Tanpınar diyor ki;

“Âlim bazı şeyleri bilir, cahil her şeyi”

Her şeyi ben bilirim diyenler! Kompleksli kişilerdir.

Her şeyi ben bilirim diyenler! Pek çok konuda yüzeysel bir bilgiye sahiptirler.

Her şeyi ben bilirim diyenler! Kimseyi can kulağıyla dinlemez, dinler gibi yaparlar.

Her şeyi ben bilirim diyenler! Pohpohlanmaya bayılır ancak eleştiriye katlanamazlar.

Her şeyi ben bilirim diyenler! Kendilerinden yukarıda gördükleri kişilere hayranlıkla bakarlar. Onların davranışlarını taklit eder, sözlerini ezberlerler.

Her şeyi ben bilirim diyenler! Konuşmayı da çok severler. Bunlar için sadece kendi düşündüklerinin önemi vardır. Hangi konuda olursa olsun ben biliyorum demek zordur.

Her şeyi ben bilirim diyenler! Parfümleri kadınlardan, bilgisayar oyunlarını çocuklardan, eğitim sistemini öğretmenlerden daha iyi bilir. Ne olur her şeyi de bilmeyelim, her şeye komplo teorisi ya da kesinmiş yargılarıyla yaklaşmayalım. Anne olmadan annelik, doktor olmadan doktorluk, din ehli olmadan hocalık, okumadan yazmacılık yapmayalım.

Her şeyi bilmemize gerek yok, haddimizi bilelim yeter.

Çünkü ne zaman biliyorum desek mutlaka bilmediğimiz çok şey vardır.

Ampulü icat eden Edison, çalışma odasında bulunan kedisi ile yavrusunun dışarı çıkmak için kapıyı tırmaladığını görünce kalkar, kapıyı açıp dışarı çıkmalarını sağlar. Bir müddet sonra kediler içeri girmek için yine kapıyı tırmalarlar. Bilgin yine yerinden kalkar ve kedileri içeri alır. Konsantresinin bozulmaması için marangozu yanına çağırarak, kapıya büyük kedi için büyük bir delik, yavrusu içinde küçük bir delik açmasını, böylece artık rahatça çalışmasını sağlamasını ister.

Marangoz; “Efendim, büyük bir delik açmak yeterlidir.

Bu delikten kedi de yavrusu da geçer. İki delik açmak gereksiz olur” der.

Bilgin, düşünmediğini marangozdan öğrenmiş olur.

Sözüm meclisten dışarı deyip ders niteliğinde ki bu fıkra ile yazıma son vereceğim.

Eşek ve Kurt ormanda gezerlerken aralarında bir tartışma başlamış.

Eşek, yemyeşil otlara bakıp, “otlar ne güzel kırmızı” demiş.

Kurt bu sözü duyunca, “Lan olur mu hiç, yemyeşil ot işte, bunun neresi kırmızı?”

Diye sormuş. Eşek bu, dinler mi inatlaşmış durmuş.

Kurt bu duruma çok kızınca aralarında büyük bir tartışma başlamış.

En nihayetinde olay büyüyünce konu ormanlar kralı Aslan’a intikal etmiş.

Aslan her iki tarafı dinlemiş ve kararını açıklamış.

Karar, Eşeğe istediği kadar ot verilip salıverilmesi, Kurt için ise bir ay hapis cezası olarak çıkınca Kurt hemen atılmış,

“Kralım gerçekten olay böyle mi, yani otların rengi kırmızı mı, bende mi sıkıntı var”

Diye sorunca Aslan şu cevabı vermiş.

-“Sen kurtsun, ne diye bir eşekle tartışmaya giriyorsun ki?

Ben de biliyorum ot yeşildir ve sen haklısın ama eşeğe uyup onunla tartıştığın için bu cezayı sana layık gördüm” demiş.

Hani bir söz vardır ya, bu söz bu fıkraya cuk diye oturuyor.

“Âlimle sohbet et, alırsın mertebe; cahille sohbet etme, dönersin merkebe”

Hayatta bazı insanlar vardır ki bunlarla tartışmaya girmek gerçekten çok büyük bir hata. Cahil olanlar her şeyi biliyorlar. Peki, kim bu cahiller?

Aslında biliyor ve tanıyoruz bu cahilleri lakin pek de önemsemiyoruz.

Acaba siz de her şeyi ben bilirim diyenlerden biri olabilir misiniz?

 

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim