• BIST 101.327
  • Altın 260,431
  • Dolar 5,6710
  • Euro 6,3615
  • Kmaraş 37 °C
  • Malatya 34 °C
  • Kayseri 26 °C
  • Sivas 20 °C
  • Adıyaman 39 °C
  • Ünal’dan Başkanlara hayırlı olsun ziyareti
  • Arpa tarlasındaki yangın için seferber oldular
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Ünal’dan Başkanlara hayırlı olsun ziyareti
  • Arpa tarlasındaki yangın için seferber oldular
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı

Elbistan Devlet Hastanesi, obezite cerrahisinde bir ilke imza attı

Elbistan Devlet Hastanesi, obezite cerrahisinde bir ilke imza attı
Elbistan Devlet Hastanesi, obezite cerrahisinde bir ilke imza attı

Elbistan Devlet Hastanesi’nde, sadece büyük merkezlerde uygulanabilen mide küçültme (gastrik bypass)  ve tüp mide ameliyatı ilk kez yapıldı.

Geçtiğimiz aylarda B grubu hastane statüsünden A-II seviyesine yükseltilen ve il hastanesi statüsüne kavuşan Elbistan Devlet Hastanesi’nde bir ilke daha imza atıldı. Genellikle büyük merkezlerde ve yapılabilen obezite cerrahisi ameliyatları, Elbistan Devlet Hastanesi’nde yapılmaya başlandı. Elbistan Devlet Hastanesi’nde görevli Genel Cerrahi Uzmanları Op. Dr. Uğur Kılınç ve Op. Dr. Vural Soyer ile diğer personellerden oluşan ekip, 3 obezite hastasını birden ameliyat etti. Hastalardan birine mide küçültme ameliyatı yapılırken diğer 2 hasta ise tüp mide operasyonu geçirdi. Her 3 hastanın da sağlık durumunun iyi olduğu kaydedildi.

Elbistan Devlet Hastanesi’nde ilk kez mide küçültme ameliyatı yapılan hasta, ameliyat ekibinde yer alan Op. Dr. Uğur Kılınç’ın annesi 67 yaşındaki Fatma Kılınç, oldu. Kendisini oğlunun ve arkadaşlarının yer aldığı ekibe emanet eden anne Kılınç, şeker hastalığına bağlı olarak aşırı kiloları nedeniyle yürüyemez duruma geldiğini söyledi.

 

“Elbistan’daki ekibe güvensinler”

 

30 yıldır şeker hastalığı ile boğuştuğunu belirten Kılınç, eski sağlığına kavuşacak olmanın umuduyla şunları söyledi:

“Şeker hastasıyım. Şeker tansiyonum gözlerime ve dizlerime vurdu. Kilolarım vardı. 30 sene çektim. Çok ilaç kullanıyordum. Yürüyemez oldum. Hayatım çok zorlaşmıştı. Şimdi doktorlarımızın sayesinde ameliyat oldum. Çok çok iyiyim. Doktorlarımız sayesinde sağlığıma kavuşacağım. Evimizin içinde ameliyat olmak çok güzel bir şey. Ankara’yı da, Kayseri’yi de gördüm. Hem maddi hem de manevi güç yetecek bir şey değil. Burada doktorlarımızın maalesef kıymetini bilen yok. Kapısını vurup giriyorlar. 24 saat telefonları susmuyor. Ama bir teşekkürü çok görüyorlar. Başta oğlum Uğur’a, Burak ve Cüneyt hocama, bütün ekibine, başhekimimize ve hastane personelinin hepsine teşekkür ederim. Hepsinden Allah razı olsun. Buraya bu hizmeti getiren başta Mahir Ünal vekilimiz olmak üzere tüm herkesten Allah razı olsun. Benim gibi hastalar da gelsinler ameliyatlarını olsunlar. Canlarını bu ekibe rahatlıkla güvenebilirler.”

 

“Obezite büyük sorun”

 

Elbistan Devlet Hastanesi’ndeki görevi boyunca birçok özel operasyona imza atan ve en son olarak da annesini ameliyat eden Op.Dr. Uğur Kılınç da, obezitenin Türk toplumun en büyük kanayan yarası olduğuna dikkati çekti.

Kılınç, “Türk toplumunun en büyük kanayan yarası olan obezite ve obeziteye bağlı olarak birçok ek hastalığın problemlerini yaşıyordu. İnsülün bağımlı diyabeti vardı. Kiloya bağlı yürüme bozukluğu gibi birçok rahatsızlıkla beraber yaşıyordu. Annesi olunca insan daha bir sıkıntı çekiyor. Daha önceden de kendisine tavsiye etmiştik ama bir korkusu vardı. Memleketimizde bunu bir ihtiyaç gördüğümüz için Akif hocam ve Vural hocamla el ele vererek bu ameliyatları getirmeye çalıştık, uğraştık ve nihayetine erdirdik. Bu ameliyatla şifa bulabilmesi için de ilk olarak annemi seçtik. Çok şükür başarılı bir ameliyat geçirdi.  Ameliyatla zayıflatmak, şişmanlığın en net tedavi yöntemi. Hastayı kilolarına ve ona bağlı birçok hastalıktan kurtarmanın kesin yöntemi” şeklinde konuştu.

 

“Ameliyatı memleketimde olmak istedim”

 

Tüp mide ameliyatı olan 25 yaşındaki Tuba Akkuş da, bu operasyonu memleketinde yaptırmak istediğini ifade ederek, “Ameliyatım çok iyi geçti. 2 gün oldu. Ben ameliyat olmayı düşünüyordum. 2 yıldır araştırıyordum. Elbistan Devlet Hastanesi’nde yapılabileceğini öğrendim ve kararımı buradan yana verdim. Kilolarımdan şikayetçiydim. Mide ameliyatı oldum. Kilolarımdan kurtulacağım günü bekliyorum” dedi.  

 

“Obezite pek çok hastalığa zemin hazırlıyor”

 

Hastanenin genel cerrahi bölümünden Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Vural Soyer ise, obezitenin, pek çok hastalığın da zeminini oluşturduğuna dikkati çeken Soyer, sorunun uzun yıllardır Amerika ve Avrupa toplumunun önemli problemi olarak bilindiğini ancak son yıllarda Türkiye'de, Batı toplumunun beslenme ve hayat tarzının benimsenmesiyle görülme sıklığının arttığını söyledi.

Soyer, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme gibi unsurlar bir araya geldiğinde Türk toplumunun da "obez bir toplum" olarak ön plana çıkmaya başladığını ancak bununla mücadelenin Sağlık Bakanlığının koordinasyonuyla önemli faaliyetlerle sürdürüldüğünü dile getirerek, şöyle devam etti:

"Obeziteyle, cerrahi ve cerrahi dışı yöntemlerle mücadele edilmekte ve biz bu işin cerrahi kısmında yer almaktayız. Obezite cerrahisinde, vücut kitle indeksi 40 ve üzeri olan kişiler, cerrahi için aday olarak değerlendirmeye alınır. Tabii ki önemli bir cerrahi olduğu için hastalarımızı pek çok ön incelemeden geçirmekteyiz. Hastanemizde ciddi bir heyet takibi var. Ameliyat öncesinde hastamızı en az 4 farklı branştan doktorumuz, pek çok hastalık açısından değerlendirmektedir. Daha sonra da kişinin ameliyat olup olamayacağına karar veriliyor."

 

"Cerrahi için tecrübeli kişilerle hareket edilmeli"

 

Morbid obez hastalarının yarısına yakınında, obezitenin yanı sıra ek sorunların da bulunduğunu aktaran Soyer, şöyle devam etti:

"Morbid obez hastaların yarısından fazlası aynı zamanda hiper tansiyonu ve diyabeti olan kişilerdir. Bu sebeple önemli psikolojik sorunu bulunmayan, vücut kitle endeksi 40'ın üzerinde ve anestezi riski açısından problemi olmayan hastalarda bu cerrahinin uygulanmasında engel bir durum yoktur. Obezite cerrahisinin popülerliğinin artmasıyla ciddi ameliyat maliyetleri de ortaya çıkmaya başladı. Bu da hastalara ciddi külfetler getirdi. Son yıllarda Sağlık Bakanlığımızın önemli girişimleri ve hastane yönetimimizin bu konuda bizlere yardımcı olmasıyla, bu ameliyatı olabilmenin kriterlerini taşıyan hastalarımız, herhangi bir ücret ödemeden ameliyatlarını olabiliyor."

 

“3 hastamızın da sağlık durumu iyi”

 

Soyer, obezite cerrahisinin Türkiye için çok eski bir geçmişe sahip olmadığını dile getirerek, "Yeni bir alan. Bunun için de bu konuda tecrübe çok önemli. Tecrübeli kişilerle devam etmek, ortaya çıkması muhtemel komplikasyonları yönetebilmek, bu problemlerin sonuçları açısından çok önemli. Her ameliyatın bir riski olduğu gibi obezite cerrahisinin de riskleri var. Hiçbir zaman hastalarımıza 'sıfır risk' demiyoruz ama riskler olduğunda bunların yönetilmesi çok daha önemli. O yüzden ekip tecrübeli olduğunda komplikasyon oranı çok azdır. Komplikasyon yaşayan hastaların da tekrar tedavi edilme oranları oldukça yüksektir.. Ekibimiz her anlamda obeziteyle mücadele ediyor. Bizlere bu konuda neden Elbistan’da da bu ameliyatlar yapılmıyor diyerek başvuran çok fazla sayıda hasta vardı. Tüm bunların ışığında ve İl sağlık Müdürlüğümüzün de desteğiyle ilk 3 hastamızın ameliyatını gerçekleştirdik. Allahın izniyle olumsuz hiçbir komplikasyon gelişmeden taburculuklarını yapacağız. Devamında ise şuan için bilgi almak ya da ameliyat olmak isteyen onlarca hasta var. Biz bu ameliyatları Op. Dr. Uğur beyle birlikte burada yapmaya devam edeceğiz.

Büyük hastanelerden eksiğimiz yok. Altyapı, malzeme ve tecrübemiz zaten vardı. Sadece zaman gerekiyordu. Onu da bekledik ve ameliyatlarımızı yaptık. Çok şükür 3 hastamızın 3’ü de sağlıklı. Her şey iyi giderse hastalarımızı taburcu edebiliriz.

 

"Obezite cerrahisi zayıflamak için başlangıç"

 

Obezite cerrahisinin, zayıflamak için bir giriş kapısı olduğunu, hastaların kilo vermesinde o kapıyı araladığını ama sonraki süreçte zayıflamaya devam etmenin kişiye bağlı olduğunu anlatan Soyer,

"Beslenme çok önemli. Hastaların mutlaka diyetisyen kontrolünde olmalarını, beslenmeyi öğrenmelerini istiyoruz. Bu hastaların çoğu ameliyattan önce diyete uyamayan, diyet yapsa biraz kilo verse dahi geri kilo alan hasta grubu olduğu için ameliyat bu durumu çok daha fazla kolaylaştırıyor. Bu yöntem, vücuttaki yağ dokusunun azalmasıyla insülin direncinin ortadan kalkmasıyla çok rahat ideal kilolara gelmelerini sağlayan bir yoldur. Ancak hiçbir zaman olaya, 'Evet ben ameliyat oldum, kendi kendime kilo vereceğim.' gibi bakmıyoruz. Ameliyat sonrası dönem de en az ameliyat kadar önemli."

Opr. Dr. Soyer, hastaların Sağlık Bakanlığının "Alo 182" hattından ya da Merkezi Randevu Sisteminden randevu alarak kendilerine ulaşabileceğini sözlerine ekledi.

 

“A-II statüsüne yükselmenin meyvelerini topluyoruz”

 

Elbistan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Akif Türk de, hastanenin A-II statüsüne yükselmesine bağlı olarak bu tür özellikli ameliyatların yapılabildiğini kaydetti.

Önümüzdeki günlerde hastaneye onkoloji, nefroloji, gastroenteroloji ve birçok yan dalda atama yapılmasını beklediklerinin altını çizen Türk,

Hastalarımızın ameliyattan sonraki 3.günleri. 3 hastamız da gayet iyi durumda. Emeği geçen başta hocalarımıza ve tüm personellerimize teşekkür ederim 2-3 ay önce hastanemizin statüsünün il hastanesi seviyesine çıktığında söylemiştim bu ameliyatların olabileceğini. A-II seviyesi olmanın getirileri olacağını söylemiştim. Bir sürü özellikli ameliyatların hastanemizde yapılabileceğini belirtmiştim. Ayrıca, doktor kapasitesinde ve personel kapasitesinde yüzde 40’lara varan bir artış bekliyoruz. Daha bunun meyvesini tam anlamıyla almadık ama ilk meyvelerini toplamaya başladık. A-II seviyesine yükseldikten sonra hastanemizde III. basamak yoğun bakımımızı açtık. Bu yoğun bakımı açmanın getirdiği imkanları kullanıyoruz. Obezite cerrahisi ile ilgili ameliyatları da Uğur Bey, Vural Bey ve hocalarımızın destekleri ile başlattık. Bundan sonra da sürekli hale getireceğiz.

 

“Sevkleri yavaş yavaş azaltacağız”

 

Personel artışı bu ayın sonunda belli olacak. Sağlık Bakanlığı’nca yılda bir kez açıklanıyor. İnşallah, onkoloji, nefroloji, gastroenteroloji ve birçok yan dalı hastaneye getirmeyi planlıyoruz. Bakanlığımız sistemde yer açarsa özellikle branşlar için ilçe dışına çıkan hemşerilerimiz haziran ayından sonra inşallah yavaş yavaş azalmaya başlayacak. İnşallah en büyük hedefimiz olan anjiyo ünitesini de kazandırıp halkımızın hizmetine sunacağız” ifadelerini kullandı.elbistan-devlet-hastanesi-obezite-(2).jpgelbistan-devlet-hastanesi-obezite-(3).jpgelbistan-devlet-hastanesi-obezite-(4).jpgelbistan-devlet-hastanesi-obezite-(5).jpg

Bu haber toplam 947 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim