• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • Kmaraş 26 °C
  • Malatya 20 °C
  • Kayseri 21 °C
  • Sivas 17 °C
  • Adıyaman 22 °C
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Kaymakam Akkoyun, Yaz Spor Okullarındaki öğrencilerle bir araya geldi
  • Ünal: “15 yıldır Türkiye’yi büyük hedeflere taşımak için çalışıyoruz”
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Kaymakam Akkoyun, Yaz Spor Okullarındaki öğrencilerle bir araya geldi
  • Ünal: “15 yıldır Türkiye’yi büyük hedeflere taşımak için çalışıyoruz”

ÇELİK: DARBE ANAYASASINI TARİHE GÖMELİM

ÇELİK: DARBE ANAYASASINI TARİHE GÖMELİM
ELKAY- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı-Milli Eğitim eski Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Elbistan’a yaptığı ziyarette, “Türkiye’de farklı bir iklim oluşturmak istiyoruz. Ayaklarımızdaki zincirleri kırmak,

ELKAY- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı-Milli Eğitim eski Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Elbistan’a yaptığı ziyarette, “Türkiye’de farklı bir iklim oluşturmak istiyoruz. Ayaklarımızdaki zincirleri kırmak, Türkiye’nin önündeki takozları kaldırmak istiyoruz. Bunun için 12 Eylül’de yani 30 yıl sonra darbe anayasasını tarihe gömelim. Hep birlikte çifte bayram yapalım. Bize yakışan, Elbistan’a yakışan budur” diye konuştu. Elbistan Belediyesi ve Kent Konseyi’nin davetlisi olarak ilçeye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı-Milli Eğitim eski Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, 12 Eylül’de yapılacak olan referandum öncesi halkı bilgilendirdi. Şehit Er Mehmet İnan Parkında toplanan kalabalığa önce AK Parti İlçe Başkanı Bünyamin Kılıç ve Belediye Başkanı Av. Durmuş Küçük seslendi. Daha sonra kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik; Memlekette neler oluyor? Nelerin olması gerektiği konularında bir konuşma yaptı. Çelik konuşmasına şu sözlerle başladı: “Bazı insanlar anadan doğma eleştirmendir. Ne deseniz eleştirirler. Gözleri güzel bir şey görmez. Memleket batıyor, Türkiye kötüye gidiyor diye sürekli felaket tellallığı yaparlar. Bazı insanların gözleri gerçekleri görmüyor. Anadan doğma köre demişler ki şimdi gecedir. Ne zaman gündüz oldu ki demiş. Kör için sürekli gecedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti 75 milyon nüfusu ile inanın itibarının zirvesinde olan ülkedir. Dünyada yıldızı parlayan, yükselen ülkelerden biri Türkiye’dir. Bakın bu ay BM güvenlik konseyi başkanlığı Türkiye’ye geçti. Eskiden birleşmiş milletlerdeki uluslararası oylamalarda bugün felaketlerle uğraşan Pakistan, sürekli Türkiye’nin yanında olurdu. Bizim BM banko bir tane oyumuz vardı. Yanına ikinci bir ülke geldi mi Afganistan’da bizi destekledi mi biz çok şükür oyumuz yüzde yüz arttı diyorduk. Bir oy iki olunca yüzde yüz artmış oluyor. Bazen gazeteciler bana diyor ki; Sayın Bakan Başbakan neden bu yurt dışına gidiyor. Başbakan canı sıkıldığı için piknik yapmaya gitmiyor. Başbakan niçin yurt dışına gidiyor olabilir. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve bakanlarımız uçaklar dolusu iş adamlarını Yeni Zelanda’dan Afrika’ya kadar götürüyor. Bugün iş adamlarımız bu insanları tanımamış olmasalardı. Dostane ilişkiler kurmamış olsalardı Türkiye’nin 2002’de 36 milyar dolar olan ihracatı 2008 yılının sonunda 132 milyar dolara çıkarmıydı. Durup dururken böyle bir şey olabilir mi? Bakın dünya krizlerle boğuşuyor. O dönem Başbakan, kriz Türkiye’yi teğet geçecek dedi. Bazıları keşke Türkiye’yi teğet geçmese de şu ekonomi bozulsa da Ak Parti alaşağı olsa. Bu zihniyet komşumun eli yansa da ben yumurtamı pişirsem zihniyetidir. Dünya büyük bir ekonomik buhranla boğuşurken biz ufak tefek arızalarla atlattık. 2002 yılında gemi karaya oturmuştu. Bir örnek vereceğim size, 1999’da DSP, MHP, Anavatan koalisyonu görevi devraldığı zaman BM insani gelişim endeksine göre bu parametre eğitim, sağlık ve ekonomik göstergelere bağlıdır. Türkiye dünyanın 85. ülkesiydi. 57. hükümet işi bıraktığı zaman Türkiye 11 basamak aşağıya indi. 96. sıraya düştük. Ben demokrasinin bir iktisat devlet sistemi olduğuna inanıyorum. Bugün bir siyasetçi kardeşiniz olarak eski bir hükümet mensubu, bugün iktidar partisinin yöneticisi olarak Elbistanlılara hesap veriyorum. Ne yaptı AK Parti peki? 96. sırada olan Türkiye’yi 20 basamak yukarı çıkarttık. 76. sıraya yükseldik. Türkiye 2002’de eğitim alanında 102. sıradaydı. Biz 74. sıraya çıkarttık. Bunlar kendiliğinden olmadı. Enflasyon Türkiye’de yüzde 30’larda idi. Şimdi yüzde 7’nin altına düştü. Borsa dibe vurmuştu. Devlet her 100 lira borçlandığında 63 lira faiz ödüyordu. Sizi rakamlara boğmayacağım ama şu felaket tellallarına ders olmasını istiyorum. Şimdi çalma çırpma var diyorlar. Bir ana muhalefet lideri ismini vermek istemiyorum. Çıkıyor, maalesef terbiye sınırlarını zorlayacak şekilde sayın başbakanı kalpazanlıkla hırsızlıkla yapmakla suçluyor. Ak parti 8 yıldır iktidardadır. Mahalli İdarelerde 2004’ten beri Ak Parti iktidardadır. Belediyelerin yüzde 60’ı Ak Partiye aittir. Bir tane bizim yolsuzluk dosyamızı iktidarımızla ilgili yolsuzluk dosyamızı Cumhuriyet savcılığına teslim ettiniz mi? Hayır. Bu çamur siyasetidir. Bizi niye yolsuzluklarla suçluyorlar, “Anadan doğma iki kör aynı tabaktan sarma yiyorlar, bir tanesi demiş ki oğlum sen çift çift yiyorsun, çift çift yeme. Yahu sen kör ben kör, benim çift çift yediğimi nerden görüyorsun. Çünkü ben öyle yapıyorum” demiş. Şimdi insanlar kendisi ne ise karşıdakini öyle görür. Eğer bu ülkede Ak Parti döneminde çalma çırpma malı götürme olsaydı. Merkez bankasının kasasında 26,5 milyar döviz vardı. Şimdi 75 milyar dolar var. Hırsızlık yapılan bir memlekette böyle bir gelişme olabilir mi? Şuan da 15 milyon öğrencimizin eğitim gördüğü her üç derslikten birisini bizim iktidarımız yaptı. Bütün tarih boyunca bu ülkede yapılan duble yol 6 bin kilometredir. Bizim iktidarımız döneminde 12 bin kilometre duble yol yapıldı. Her geçen gün insanımızın hayat şartları iyileşiyor. 230 milyar dolar bu ülkenin milli geliri vardı. Şimdi 650 milyar dolar oldu. Krizden önce 745 milyar dolara çıktı. Bunlar devletin resmi rakamlarıdır. Ben bunları sizlerle paylaşmak istedim. Sayın başbakanımız istirahatından feragat ederek uyku nedir bilmeden memleketin ve dünyanın dört bir yanını dolaşıyor. Biz Ankara’da kuluçkaya oturan başbakanlar biliyoruz. Koltuk soğumasın diyen başbakanlar biliyoruz. Bunları niye söyledim. 8 yıl önce bize bir emanet teslim ettiniz. Sizin iktidarınızı halkın iktidarını bize teslim ettiniz. Biz emanetinizi el üstünde baş üstünde tuttuk. Emanetinizi yere bırakmadık. Başınızı dik tuttuk” dedi. Çelik açıklamasının devamında; “Eğer ekmeğimizin büyümesini istiyorsak. Özgürlük alanlarımızın genişlemesini, büyümesini istiyorsak, kişi başına düşen gelirin 20 bin ila 30 bin dolarlar olmasını istiyorsak, Türkiye’nin önündeki takozları kaldırmamız lazım. Ayaklarımızdaki prangaların sökülmesi, zincirlerin kırılması gerekir. Peki, nedir önümüzdeki takozlar. Ayağımızdaki prangalar, zincirler ne derseniz, en büyük takoz bu darbe ürünü olan 1982 anayasasıdır. Bugün milletin önüne bir fırsat gelmiştir. Milletimizin halkımızın kendi iradesi ile kısmen de olsa 12 Eylül darbe anayasasından kurtulması için çok ama çok önemli fırsat gelmiştir. Halkımızın bu fırsatı çok iyi değerlendireceğine inanıyorum. Bize diyorlar ki; 26 madde var. Biz 24 maddeye karşı değiliz. Muhalefet HYSK ile Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesine karşıyız diyor. Bizde diyoruz ki mademki siz bunlara karşı değilsiniz mecliste oylamalar yapılırken 24 maddeye oy verseniz de o zaman 367’nin üzerinde çıksaydı. Cumhurbaşkanı 24 maddeyi referanduma sunmayacaktı. Madem karşı değildiniz neden oy vermediniz. Bütün mesele nedir? Bakın bu 26 maddeyi kendileri getirseydi. Bunu yerlere göklere sığdırmayacak şekilde anlatacaklardı. Bütün dertleri eğer bu referandum kabul edilirse bu şeref ak partiye ait olacaktır. CHP Genel Başkanı iken Deniz Baykal o zaman bu meclis anayasa yapamaz diye karşı çıktı. Millet kendi iradesi ile hiçbir zaman Anayasa yapamayacak mı?. Darbeciler gelecekler bize anayasa yapacaklar. 1960 yılında rahmetli Menderes ve arkadaşlarını darbe sonucu astılar. Sonrada çıkıp özür dilediler. Bakın şimdi, 1961 Anayasasının lehinde konuşmak serbest, evet denmesini propaganda etmek serbest, evet lehinde yayın yapmak serbest, hayır demek yasak. Hayır’la ilgili propaganda yapmak yasaktı. O zaman yaşanan demokrasi tarihini gençlerimizin bilmesi gerekiyor. Bu ülkede yaşanan maskaralıkların tarihe karışması gerekiyor. Adalet partisinin o zaman ki Genel Başkanı Org. General Ragıp Gümüşpala diyor ki; akşam Adalet Partisinin referandumdaki oyunun rengini açıklayacağım. Adalet Partisi 1961 Anayasasına evet mi diyecek, hayır mı diyecek. Hemen bu açıklamadan sonra Ankara’da Yargıtay Cumhuriyet başsavcısı bir açıklama yapıyor. Adalet Partisine kapatma davası açıp açmayacağımı akşam açıklayacağım. Bunun tecrübesi nedir. Ragıp Gümüşpala sıkıysa hayır diyeceğini söyle senin partini kapatırım. Bunun adı bağımsız yargı. Yassıada’da bir mahkeme kurmuşlardı. Adı Yüksek Adalet Divanı idi. Ne kadar alçak adam varsa orada görev yapıyordu. Adı Yüksek Adalet Divanıydı. İlk defa bizim hükümetimiz döneminde özgür ortamda evet diyenlerde evetlerini çok rahat bir şekilde savunuyor. Hayır diyenlerde hayırlarını çok rahat bir şekilde savunuyor. Son derece özgür demokratik bir tartışma ortamı var. Türkiye’nin bu demokratik olgunluğa gelmesi son derece sevindiricidir” dedi. Çelik, “Şimdi referanduma gidiyoruz. Bu anayasa paketi acil meselelerimizle ilgilidir. Bazıları diyor ki bu anayasa paketindeki değişiklik yetmez ama ‘evet’ diyorum diyor. Bende diyorum yetmez ama evet. Bu anayasa değişiklik paketi ne yapacak? Türkiye’yi bürokratik bir cumhuriyet olmaktan çıkartıp, demokratik bir cumhuriyet yapacak. Türkiye bürokratik bir cumhuriyet görünümündedir. Cumhuriyet bürokrasisi nedir? Bunda esas olan seçimler var, parlamento var ama sivil ve askeri bürokrasinin idaresi her zaman millet iradesinin üzerindedir. Ama Türkiye demokratik bir cumhuriyet olduğu zaman milletin iradesi, halkın tercihi herkesin iradesinin üzerinde olacaktır. Bir insanın adını Bahtiyar koymakla bahtını düzeltemezsiniz. Bizim adımız Cumhuriyet değil mi? Bakın şimdi İran Cumhuriyet, Suriye Cumhuriyet, Küba Cumhuriyet, Çin Cumhuriyet, bu ülkelerin isimlerini aklınızda tutun. İsveç Krallık, Belçika Krallık, Norveç Krallık, İspanya Krallık peki hangisi gerçek anlamda krallık, hangisi gerçek anlamda cumhuriyettir. Bu iş isimle olmuyor. Bu kafa ile oluyor. Mantalite, uygulama bizim için lazım. Onun için Türkiye’de farklı bir iklim oluşturmak, ayaklarımızdaki zincirleri kırmak, Türkiye’nin önündeki takozları kaldırmak istiyormuyuz. 12 Eylül’de 30 yıl sonra darbe anayasasını tarihe gömelim. Hep birlikte çifte bayram yapalım. Bize yakışan, Elbistan’a yakışan budur. Benim Elbistan’dan bir şüphem olduğu için değil, ben inanıyorum ki Kahramanmaraş vilayet olarak adındaki kahramanlığa yakışır şekilde ortaya bir sonuç çıkaracaktır. Biz Kahramanmaraş’tan rekor bekliyoruz. Size yakışan budur. Elbistan’da bu rekoru bekliyoruz. Biz emanetine sahip çıkmaya çalışıyoruz. Biz elimizi size uzattığımızda siz hep tuttunuz. Biz halkımızın ayağına gitmekten onların dertlerini dinlemekten büyük bir şeref duyuyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, başbakan olduktan sonra 7-8 defa Kahramanmaraş’a geldi. Elbistan’a geldik. Bundan sonrada gelmeye devam edeceğiz. Bu bizim bireysel meselemiz değil. Bu ülkenin önünün açılması meselesidir. Bu anlayış ve şuurla halkımızın hareket edeceğine inanıyorum” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı-Milli Eğitim eski Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, son olarak yargı ile yaşanan tartışmalara değinerek, “Yargıyı düşman ilan eden iktidar, bugün kendi yargısını teknoloji donatır mı? Böyle yapar mı? Şimdi CHP meclisten çıkan 26 maddeyi Anayasa Mahkemesine götürdü. İddia şu; bu anayasa değişikliği paketi yargının bağımsızlığını ortadan kaldırıyor. Yargıyı kuşatma altına alıyor, yargıyı siyasetin emrine sokuyor. Bugün ki anayasa mahkemesi gerekçeli kararında ne dedi biliyormusunuz; “bu yapılan düzenleme yargı bağımsızlığını güçlendiriyor. Bu doğru değil” diyerek, CHP’nin bu iddiasını ret ediyor. Siyasetin yargıyı emri altına alması söz konusu değildir. Bu iddiada doğru değildir. Yargının özerkliğini ortadan kaldırıyor, HSYK’nın özerkliğini ortadan kaldırıyor diye bir iddia var. Buda doğru değil. Bunu ben söylemiyorum yüksek mahkemenin kendisi bunu söylüyor. Peki, o zaman nedir derdiniz? Bu şeref Ak Partiye ait olmasın istiyorlar. Muhalefetin yaptığı muhalefetlik inanın bundan ibarettir. Bu paketin içerisinde itiraz edebilecekleri bir şey yok. Peki, beyler bu paketin neresine karşısınız” diyerek açıklamasını tamamladı.

darbe-anayasasini-tarihe-gomelim-2.jpg

darbe-anayasasini-tarihe-gomelim-3.jpgdarbe-anayasasini-tarihe-gomelim--4.jpg

Bu haber toplam 651 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim