ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,8295
EURO
2,3265
IMKB
56.936
ALTIN
627,21
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Kayseri8/24 ºC
Malatya10/20 ºC
Kmaraş12/27 ºC
Sivas10/22 ºC
Adıyaman14/27 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Celaleddin KURT
CAMİ AĞALARI
30.03.2010 16:02

İnsanlarımızın idrâkinde bu anlayış kaldığı sürece de, İslâm toprakları her zaman mutlu ve müreffeh bir biçimde yaşayacaktır. Fakat, İslâm dîni, bu müesseseye öyle bir düzen getirmiştir ki, “sağ elin verdiğini sol elin görmemesi” anlayışına cevaz vermiştir. Yani hayırda gösterişe, yapılan yardımın başa kalkılmasına dînimiz kesinlikle cevaz vermemiştir.

 

İşte bu minvalden yola çıkarak, son günlerde gerek bizzat şahit olduğumuz, gerekse kulağımıza bir vesile gelen cami-cemaat-imam-müezzin ekseninde gelişen bazı hadiselere değinmemiz  mecburiyet olmuştur. Değinmediğimiz takdirde, köy ağalığı gibi, cami ağalarının da türeyeceği ve bu ağaların cami ekseninde gelişen bir takım hâdiselerde tahakküm ve yaptırım sahibi olacakları görülmektedir. Bir vazife telakkisi içinde böyle bir yazıyı yazmak, şahsım adına bir görev olmuştur.

 

Mutlaka ki, infak; yani yardım etmek, hele ki kutsî müesseselere bu infakı ulaştırmak çok önemlidir. Bahsettiğimiz yardım, sırf Allah rızası için yapılır ve bunun karşılığı öteler dünyasından beklenilirse. bunun ecri çok büyüktür. Her gün sayısız insanın ibadet için girip çıktığı yerlere yardım ve himmet etmek, şüphesiz ki çok faydalıdır, faydadan öte çok mübarektir.

 

Ama gelin görünüz ki, yazımın girizgâhında belirttiğim gibi, kendilerini hayır sahibi olarak tanıtan bazı cami efradının son zamanlarda şahit olduğumuz, ya da duyduğumuz bazı davranış biçimleri, İslâm idrâkinin uzağında kalmaktadır. Bazı zât-ı muhteremler, yaptıkları hayırların karşılığında, cami ve cami ekseninde söz ve yaptırım sahibi olmak istemektedirler. Sanki, kendilerini bir devlet dairesinin müdürü, amiri, yöneticisi gibi görüp, imam-müezzin ve cami üzerinde tahakküm kurmaktadırlar.

 

Benim bildiğim kadarıyla, camilerin bağlı olduğu kurum, Türk Diyanet İşleri bünyesinde müftülüklerdir. Camileri ve kadrolarını müftüler denetler, aksayan yönler varsa, aksaklıkları onlar çözer. Yine, kurulan cami dernekleri de, bu gidişata yardımcı olurlar. Ama ne acıdır ki, son demlerinde Allah’ı hatırlayan bazı ihtiyarcıkların, para güçleriyle gösterdikleri tahakküm ve yaptırımları son zamanlarda sık sık telaffuz edilir hâle gelmiştir. Böyle bir anlayış küllümen yanlıştır ve İslâm’ın hiçbir tarafına sığmaz... Eğer camilere bir yardım yapılıyorsa, bu sadece Allah rızası için yapılır ve karşılığı tahakkümle sürdürülmez... Zaten, yapılan yardım ve himmetler eğer bir şekilde karşılığı başa kalkmaya, gösterişe ve tahakküme dönüyorsa, bunun Allah indinde hiçbir ecri ve faydası olamaz...

 

Meşveret ve istişare, İslâm Dîninin en vazgeçilmez unsurlarındandır. Mutlaka ki, camilerin imam ve müezzinleri de beşerdirler ve bizler nasıl hata yapıyorsak, onlar da aynı hataları yapabilirler. Ki, yapılan eğer hatalar varsa, bunların istişare ve meşveretle çözülmesi gerekirken, imam ve müezzinler hakkında kulis ve dedikodu merkezlerini çalıştırmak, günahtır, vebâldir; çok büyük hatadır. Yapılacak bir iş varsa, işin özü; bu insanların bağlı oldukları merkezle diyaloga geçmek, aksayan yönleri oralarla çözmektir. Kulis ve dedikodu yaparak çareler aramak, zayıf insanların yapacakları işlerdir.

 

Böyle bir seyirden sonra, camilere yardım yapan ve yapmayı düşleyen insanlara buradan şöyle bir çağrı çıkarmak doğru olacaktır. Ey hayır sahipleri! Camilere, okullara, fakirlere mutlaka yardım yapınız; bu zaten Allah’ın emridir. Yaptığınız her yardımın sevabını, karşılığını Allah mutlaka sizlere misli misli verecektir. Ancak; lütfen yaptığınız yardımların karşılığında, şahsınız zaviyesinde tahakküm ve yaptırıma dayalı bir karşılık beklemeyiniz... Beklediğiniz an, yapmış olduğunuz o yardımların Allah indinde bir karşılığı olmayacaktır. Ve camilerin üzerinde tahakküm kurma ve yaptırım sahibi olma düşüncelerinden artık vazgeçiniz... Çünkü camileri, yineleyerek söylüyorum ki, Diyanet İşleri yönetir. Sizler camilerin ne müdürü, ne de amirisiniz... Amir ve müdür değilseniz dışarıdan cami yönetme işlerine katılmayınız... Yaptığınız yardımları da, sadece Allah rızası için yapınız...

 

Yukarıda bahsettiğimiz anlayışlar yüzünden, daha önceleri de şahit olduğumuz bir takım hadiseler cami ekseninde vukû bulmuştur. Yine aynı anlayışa hâkim olan zat-ı muhteremler tarafından, tarihî camilerimizin bir zamanlar ne hâle getirildiği bilinmektedir. Tarih kokan otantik yapıların yanına camiyle örtüşmeyen demir aksamların yerleştirilmesi, cami yazılarının ala firik şekillerde yazdırılması hep gördüğümüz ve şahit olduğumuz hâllerdendir. Yine söylüyorum; ey yardım sahipleri! Camilerimize yardım yapanlar; lütfen, yardım yapıyorsanız yardımınızı gizli tutunuz ve camiler üzerinde yönetim erki olma düşüncesinden vazgeçiniz... Yaptığınız bu hâl biliniz ki, çok yadırganmakta ve eleştirilmektedir. Yaptıklarınız doğru da değildir.

 

Dostçakalınız...

Bu yazı toplam 352 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ökkeş SAATÇI
Muhsin ÖZALP
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
NÖBETÇİ ECZANELER
YENİ
YENİ Yeşilyurt Mahallesi AEL Camii karşısı
415 10 82
HAYAT
MALATYA CAD.
413 30 29
ÖZPOLAT
Malatya Caddesi
4132069
POSTA LİSTESİ