• BIST 98.106
  • Altın 259,980
  • Dolar 5,7085
  • Euro 6,4168
  • Kmaraş 27 °C
  • Malatya 25 °C
  • Kayseri 22 °C
  • Sivas 15 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Arpa tarlasındaki yangın için seferber oldular
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • Arpa tarlasındaki yangın için seferber oldular
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek

Bu ülkede işyerlerinin adları artık İngilizce değil Türkçe olacak!

Dr.Zafer Eren

1910' lu yıllarda baş gösteren, Dil Devrimi'yle birlikte sona erip 1950'lerden sonra yeniden kendini gösteren ve altmış yıldır süregelen yabancı sözcük özentiliği ve istilası artık sona eriyor. Türkçe yeniden keşfediliyor. İnsanlar kültürel yaşamda dillerinin ne kadar önemli olduğunu yeniden fark ediyor.

Devlet, dildeki yozlaşmaya el koydu! Rüya gibi; ama değil. Alınan kararlar yıllardır özlemle beklenen kararlardı. Geç de olsa uyanmak uyanmaktır. Türkçe, Anadolu’da yeniden ana dili oluyor.  

Milli Eğitim Bakanlığı, tüm okullara ve yayınevlerine yolladığı genelgeyle artık kitaplarda ve derslerde Türkçesi varken yabancı kökenli sözcük kullanımını yasakladı. Tüm kitaplardan gereksiz yabancı sözcükler çıkarılacak. Bakanlık; gerekçe olarak da yabancı sözcük kullanımının ezberciliği körüklediğini , yaratıcılığa balta vurduğunu, gençleri yabancı sözcük kullanmaya özendirdiğini ve Türkçeye zarar verdiğini belirtti. Ders kitaplarındaki yabancı sözcüklerin, Türkçeyi de yetersiz bir dilmiş gibi gösterdiği ve bu yanılgının yok edilmesi gerektiği, bakan tarafından açıklandı.

Gümrükten sorumlu Devlet Bakanlığı ise ilgili tüm birimlere yolladığı genelgede, dışalımı yapılacak mallara Türk Dil Kurumu tarafından Türkçe ad konulana dek bu malların ülkeye girişinin yasaklandığını açıkladı. Türk Dil Kurumu da, ilgili uzmanların dilbilimcilerle birlikte çalışarak teknolojik ürünlere Türkçe ad konması için bir  hafta içinde kurullar oluşturulacağını belirtti.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da aynı ilkeler ve kararlar doğrultusunda genelge yayınladı. Bu genelgeye göre mağazalarda bedenler artık larç, smol veya medyum olarak değil; küçük, orta, büyük, en büyük beden olarak adlandırılacak. Etiketlerde kesinlikle yabancı sözcük kullanılmayacak; larç, midyum ve smol sözcüklerini belirtmek üzere yazılan L,S,MXL yerine büyük, orta, küçük, en büyük bedenleri temsilen B,K,EB, O harfleri etiketlere yazılacak. Kullanma kılavuzları Türkçe olup yabancı sözcüklerden arındırılacak.

İçişleri Bakanlığı ise tüm belediyelere yolladığı genelgeyle iş yerlerinin artık yabancı ad alamayacağını ve bu kararın titizlikle uygulanması için gereğini emretti. 

RTÜK, tasarının mecliste yasalaşmasının ardından konuyla ilgili kararlar alıp tüm basın ve yayın kuruluşlarına yolladı. Buna göre; yabancı sözcüklerin yerine kullanılması gereken Türkçe sözcüklerin liste halinde kuruluşlara yollandığını belirten RTÜK başkanı, konunun sıkı takipçisi olacaklarını söyledi. TV izlencelerinde harflerin de artık Türkçe okunmasının zorunluluk olduğunu belirten RTÜK başkanı bu karara uymayanları büyük cezaların beklediğini açıkladı.

Kültür Bakanlığı da "Türkçemize sahip çıkalım." adlı dilde ulusallaşma çalışmasına katıldı. Bakan, kültürel yozlaşmanın dildeki yozlaşmayla hız kazandığını, bunun için de dilimize sahip çıkmak gerektiğini belirtti. Bakan, küresel anlayışın dilde etnikleşmeyi körüklediğini, bunun da ulusal bütünlüğe yapılmış hareket olduğunu, kendilerinin ise ulusal dile sahip çıkmakla görevli olduğunu belirtti.

Evet, altmış yıllık özlem sona eriyor. Türkçe yeniden ana dili konumuna yükseliyor. Elimizle yaraladığımız, diilimizle yozlaştırdığımız Türkçemiz artık yeniden can damarlarına, yeniden soluk yolarına kavuşuyor. Türkler, dillerine sahip çıkmaya başlıyor. Karamanoğlu Mehmet Bey ruhu 733 yıl öncesinden can veriyor yeniden Türkçeye.

Esnaf, yabancı sözcük taşıyan işyeri adlarını yavaş yavaş sökmeye başladı. Haber izlencelerinde bir esnaf şöyle diyordu: "İnanamıyorum, otelime "Entrance" adını koymuştum; anlamını ben de bilmiyorum; bir arkadaşım İngiltere'de görmüş, önerdi; ilgi çeker diye bu adı koyduk. Şimdi kendi kendime soruyorum; ben dilime bu kötülüğü nasıl yapmışım? Meğer bunların hepsi yozlaşmaymış. Devletim de hükümetim de bu kararları alınca iyice bilinçlendim. Bir uyku haliymiş, uyandık gitti diyelim."

...........

O da ne? Bir korna sesiyle yataktan irkilerek uyandığımı fark ettim. Gözlerimi açmamla kapatmam bir oldu. Ne yazık ki bu bir rüyaydı ve ben bu rüyanın bitmesini hiç istemiyordum. Gözlerimi yeniden sıkı sıkıya kapattım. Ama ne fayda ki rüya sona ermişti.

Bu ülkede Türkçeye değer verildiğini ancak rüyada görebilmek içimde tatlı bir burukluk bırakmıştı. Ben uyanmıştım; ama ülke gerek resmi gerek özel tüm kurum ve kuruluşlarıyla hâlâ uyku halindeydi. Sabah olmuştu, her zamanki gibi; ama Türkçe hala alaca karanlıktaydı. 

Türkçe bizimdi, biz Türkçeydik. Türkçe dilimizdi, sevgimizdi, sevgilimizdi. Ama sadece rüyalarda ona sahip çıkabildik.

Biz uyuduk, kanadı Türkçe      

Bir uyuduk, kirlendi Türkçe

Biz uyandık, kanatlandı.       

Bir uyandık, akçalandı.

Biz uyuduk, vuruldu Türkçe   

Bir uyuduk, sarsıldı Türkçe

Biz uyandık,o canlandı.     

Bir uyandık, gökçelendi.

 

Özsöz: Türkçe varsa Türk vardır

 

Bu yazı toplam 2090 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim