• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Kmaraş 24 °C
  • Malatya 20 °C
  • Kayseri 18 °C
  • Sivas 17 °C
  • Adıyaman 20 °C
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu

Av. Bilal Doğan "Neye evet diyeceğiz"

Av. Bilal Doğan "Neye evet diyeceğiz"
AK Parti Elbistan İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Av. Bilal Doğan, 12 Eylül’de yapılacak olan referandumda insanların hangi nedenlerden dolayı “evet” demesi gerektiği konusunda açıklamada bulundu.

Doğan, açıklamasında; Anayasa değişikliği hakkında genel bir değerlendirme yapacak olur isek, yeni anayasa, darbelerle kurulan devlet yapısındaki vesayetçi sistemin değiştirilmesi, birey haklarını önceleyen ve güvence altına alan, sosyal hakları artıran ve toplumun genel ekseriyetinin bürokrasiye katılımını sağlayan bir vizyon ön görmektedir. Bu bağlamda, 26 maddeden oluşan Anayasa değişikliği paketini 3 ana kategoriye ayırabiliriz. Devlet nezdinde sosyal ve bireysel haklarının genişletilmesi, yargıda bağımsızlık ve tarafsızlığın pekiştirilmesi ve vatandaşların hak arama imkânlarının genişletilmesi. Devlet Nezdinde Sosyal ve Bireysel Güvence Haklarının Genişletilmesi: BİREYSEL GÜVENCELER 1- Anayasanın 129. maddenin 3. fıkrası değiştirilerek Devlet memurlarına verilen tüm cezaların, yargı denetimine açılması sağlanıyor. Anayasamızda mevcut hali ile kınama ve uyarma cezaları yargı denetimi kapsamında değildir. Bu da, amiri ile bir şekilde ters düşen bir memurun, amirinin keyfi uyarma ve kınama cezaları sebebiyle mağduriyet yaşamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple terfi edemememe durumu söz konusudur. Bu değişiklik ile amirleri tarafından mağduriyet yaşayan memurların hak araması güvence altına alınmıştır. 2- Anayasanın 125. ve 159.maddelere ekleme yapılarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) ve Yüksek Askeri Şura (YAŞ) tarafından ihraç edilen personel ile ilgili güvence getirilmiş olacaktır. Bilindiği gibi, bu mercilerin ihraç karaları yargı denetimi dışında olup, makul gerekçeler gösterilmeden personeller ihraç edilmektedir. Değişiklik ile ihraç edilen personel, hakkını yargı mercilerinde arayabilecektir. Toplum nezdinde Personelin inancından dolayı ihraç edildiği yönündeki endişe son bulacak. Böylece toplum vicdanı yara almayacaktır. Toplumun devlete olan güveni artacaktır. 3- Anayasa değişikliği gerçekleşir ise, 20. maddeye bir fıkra eklenecek ve yasa ile kendisine yetki verilmemiş hiçbir kurum ve kişi, insanların özel bilgilerini toplayamayacaktır. Yani hiç kimsenin suç sayılmayan meziyetleri olan dini, fikri yapısı, meshepi, cemaati, tarikatı ve diğer tüm özel bilgileri toplanıp kaydedilemeyecek ve vatandaşa bu surette muamele edilemeyecektir. Herkes 1. sınıf vatandaş sayılacaktır. Eğer bu kişi ve kurumlar, kanunen yetkili olmadıkları halde, insanların özel bilgilerini kayıt altına alıyorlar ise, bunu yapanlar Anayasal suç işliyor konumuna düşeceklerdir. Halk arasında konuşulan “fişleme” hususları son bulacaktır. 4- Anayasa değişikliği gerçekleşir ise, 145. madde değişecek ve savaş hali haricinde, hiçbir sivil askeri mahkemelerde yargılanamayacaktır. Böylece hukuk tekniği açısından, “doğal hakim ilkesi” güçlendirilmiş olacaktır. Askeri disiplin suçu ve askeri hizmetle ilgili asker kişilere karşı işlenen suçlar haricinde, genel ceza yasası kapsamında suç işleyen askerler ise, genel mahkemelerde yargılanacaktır. Darbeye teşebbüs eden askerler ise her halükarda sivil mahkemelerde yargılanacaktır. 5- Anayasanın 23. madde 5. fıkrası değişerek seyahat hürriyeti genişletilmektedir. Anayasa değişikliği sayesinde, yurt dışına çıkış yasaklarını sadece mahkemeler koyabilecektir. Mevcut uygulamada ise, birçok kurumun bu yasağı koyuyor olması, çeşitli mağduriyetlere sebebiyet vermektedir. Örneğin, 200 TL trafik cezası borcu bulunan bir iş adamı, 10 milyon dolarlık ihracat bağlantısı yapmak için yurt dışına çıkmak isterse, vergi dairesince konulmuş olan yurt dışına çıkma yasağı sebebiyle iş yurt dışına çıkışına izin verilmemektedir. SOSYAL GÜVENCELER 6- Anayasanın 41. maddesi değiştirilerek çocuk istismarının ve hakların güvencesi anayasal koruma altına alınmıştır. Kimsesiz çocuklar ile sokak çocuklarının korunması ve topluna kazandırılması bundan böyle devlete yüklenen anayasal bir sorumluluk haline gelmiş olacaktır. Sokaklarda başıboş gezen ve bali çeken çocuklar tarihe karışacaktır. 7- Anayasanın 10. maddesine eklene bir fıkra ile çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmü getirilmiş ve bundan sonar bu kişiler için alınacak tedbirler ve yapılacak yardımlar lütuf değil hak olacaktır. 8- Anayasa değişikliği gerçekleşir ise anayasanın 53. maddesi değişecek, memurlar için toplu sözleşme hakkı getirilecektir. Ayrıca toplu sözleşme sırasında, Hükümet ile Memur Sendikaları arasında, uyuşmazlık çıkması halinde taraflar uzlaştırma kuruluna gidecek. Uzlaşma kurulunun vereceği karar, hem hükümeti, hem de memur sendikalarını bağlayacaktır. Bundan sonra memura maaş zammı hükümet ne önerirse değil uzlaştırma komisyonu ne belirlerse o olacaktır. Yargıda bağımsızlık ve tarafsızlığın pekiştirilmesi (madde 159 ve devamı) Bilindiği gibi, mevcut düzenlemede HSYK’da seçilen üye sayısı 5 kişiden oluşmaktadır. Bu üyeler, Yargıtay ve Danıştay’ca seçilmektedir. Bu durum ise, yargıda kapalı devre kısır bir döngüye yol açmakta, sanki kast sistemini çağrıştırmaktadır. İşleyiş şu şekildedir: Danıştay ve Yargıtay, HSYK üyelerini seçmektedir. HSYK ise, kendilerini seçen Yargıtay ve Danıştay üyelerini atamaktadır. Bu sebeple, yargı camiasının genel ekseriyeti bu kurumlarda temsil edilememektedir. Bu sistem, meslekte liyakatten ziyade, eş-dost, akraba ve meşrep yakınlığına bağlı soru işaretlerine sebep olmaktadır. Eğer Anayasa değişikliği gerçekleşir ise, 22 üyeden oluşan kurula 6 üyeyi yüksek yargı seçecek 10 üyeyi ise yerel mahkemeler seçecektir. Böylece mesleğinde yüksek başarı yakalayan Anadolu'nun bir yerinde görev yapan bir hakim veya savcı, HSYK veya yüksek yargıya üye seçilebilecektir. Bu sayede de yargının tarafsızlığı ilkesi pekiştirilecektir. Şimdiki yasada Adalet Bakanının onayı ve imzası olmadan kurul atama ve tayin yapamamaktadır. Yeni düzenleme ile Adalet Bakanının yetkileri kısıtlanmış Adalet Bakanı olmadan dahi kurul işleyebilecek hale getirilmiştir. Ayrıca hakim ve savcıların görevleri ile ilgili denetiminin adalet bakanlığı müfettişlerince değil HSYK müfettişlerince yapılacak olması da yargının bağımsızlığı ilkesini pekiştirmektedir. Ayrıca anayasanın 145,156 ve 157. maddeleri değiştirilerek askeri mahkemelerde askeri gereklilik prensibi iptal edilmiş ve askeri mahkeme hakimlerine de hakimlik teminatı ilkesi getirilmek suretiyle askeri mahkemelerinde bağımsızlığı sağlanmış olacaktır. Yani artık askeri hakimler kendilerinden daha rütbeli olan askerlerden talimat alarak değil, bağımsız olarak hukukun gereği neyse öyle yargılama yapacaklardır. Vatandaşların hak arama imkânlarının genişletilmesi (Anayasanın 74. maddesi) 1- Mevcut Anayasamıza göre, herhangi bir kamu kurumunun yanlış ya da eksik işleyişi ve hak ihlalleri ile ilgili, vatandaşların, bu kamu kurumlarının işleyişindeki yanlışlıkları, eksiklikleri hak ihlallerini direkt olarak şikâyet edecekleri bir makam bulunmamaktadır. Kurumlardaki işleyiş hatası, kurum amirlerine bildirilmekten öteye geçilemediği için, genelde olumlu sonuç alınamamaktadır. Örnek verecek olur isek, ilçemizdeki bir kamu kurumu müdürlüğünde hizmet verme şekli vatandaşa yorgunluk veriyor ise, bu şikâyetler bu kurumun amirinden öteye geçmeyebilmektedir. Bu şekildeki uygulama ile vatandaşa hizmet kalitesini yükselmemektedir. Anayasa değişikliği paketi gerçekleşir ise, bu şikâyetleri doğrudan inceleyecek ve çözüm üretecek olan bir makam oluşturulacaktır. Bu makamın adı, Kamu Denetçiliği makamıdır. Vatandaşlarımız, idarenin işleyişi ile ilgili, eksiklikleri, yanlışlıkları ve hak ihlallerini doğrudan bu makama bildirebileceklerdir. Kamu Denetçiliği makamı ise, yapacağı araştırmalar neticesinde, hem aksaklıkları tespit edecek, hem de bu aksaklıkların giderilmesi için gerekli önlemleri alacaktır. Bir hak ihlali söz konusu ise ihlalin derhal giderilmesini sağlayacaktır. Bir kamu kurumuna müfettişin gelip inceleme yapması ile Kamu Denetçiliği Makamının değerlendirmesi arasındaki en önemli fark, sorunun derhal çözümüne yönelik önlemlerin alınmasıdır. Kamu Denetçiliği Kurumunu, TBMM bünyesinde oluşturulacaktır. (Anayasanın146.maddesi) 2- Anayasa Mahkemesi konusunda yeni düzenleme gerçekleşir ise, Anayasa Mahkemesi'nde liyakat esaslı bir üye yapısı oluşturulacaktır. Görev yapan üye sayısı artacak, böylece yüksek mahkeme daireler halinde çalışabilecektir. Bu sayede yüksek mahkeme, evrensel hukuka göre, temel hak ve özgürlükleri esas alan bir vizyona kavuşacaktır. 3- Anayasa değişikliği gerçekleşir ise, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı gelmektedir. Bir vatandaşımız, devlet tarafından hakkının ihlal edildiği iddiasında ise ve bu hakkını mevcut mahkemeler nezdinde alamamış ise, son çare olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne müracaat yollarının tam olarak bilinmemesi veya bazı vatandaşlarımızın haklarını yabancı bir mahkemede aramaktan imtina etmesi nedeniyle birçok hak kaybı söz konusu olabilmektedir. Mahkemelerde hakkını alamadığına inanan bir vatandaşın, önüne bir fırsat daha gelmektedir. Hakkını mahkemelerde alamayan bir vatandaş, eğer Anayasa değişikliği gerçekleşir ise, Anayasa Mahkemesine bireysel olarak başvurma hakkı elde etmiş olacaktır. Kurulacak ekonomik ve sosyal konsey sayesinde yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlar daha hızlı ve halktan yana bir çözüme kavuşacaktır. Demokrasi adına atılacak olan bu güzel adımların yanı sıra, Anayasa değişikliği paketinin toplum nezdinde önem arz eden bir diğer hususu ise, darbecilerden hesap sorulacak olmasıdır. Bu konuda zamanaşımı iddiaları doğru değildir. Evet, darbe zamanaşımına uğramış olabilir ama darbeden sonra yapılan insanlık suçu olan işkenceler zaman aşına uğramamıştır. Bir Anayasa'da darbe yapan, suç işleyen, idam eden, halkına işkence yapan insanların koruma altına alınmış olması insan hakları ve demokrasi ile bağdaşması mümkün değildir. Anayasa değişikliği gerçekleşir ise, bu çelişkili durum ortadan kalkacak ve darbe mağdurlarının hak arama yolları açılmış olacaktır. Gelecek nesillerimizin, bir darbeye maruz kalıp, 12 Eylül'de yaşandığı gibi ağır işkenceler ve haksız idamlarla karşılaşmasının önü alınmış olacaktır.

Bu haber toplam 1444 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim