• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Kmaraş 17 °C
  • Malatya 6 °C
  • Kayseri 2 °C
  • Sivas 5 °C
  • Adıyaman 11 °C
  • Eylül’de de hava kirliliği arttı
  • EÜAŞ’tan taşeron açıklaması
  • Akılcı ilaç kullanımını resmettiler, hediyeleri aldılar
  • Eylül’de de hava kirliliği arttı
  • EÜAŞ’tan taşeron açıklaması
  • Akılcı ilaç kullanımını resmettiler, hediyeleri aldılar

Asıl Hedef Cumhuriyet

Asıl Hedef Cumhuriyet
Son günlerin gündemi haline gelen “Türban” konusunda bir basın toplantısı yapan Cumhuriyet Halk Partisi Elbistan İlçe Başkanı Av. Mehmet Uzun, asıl hedefin Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti olduğunu söyledi

Cumhuriyet Halk Partisi ilçe merkezinde yapılan ve çok sayıda partilinin katıldığı toplantıda “Türban” konusuna değinen Başkan Av. Mehmet Uzun, yaptığı ön değerlendirmelerde, “Cumhuriyet tarihinde Türkiye’nin içine girdiği doğrultuyu tehdit eden, o doğrultuya özünde ters düşen bir anlayış, bir zihniyet, bir değerler sistemi çeşitli gerekçelerle, çeşitli, bahanelerle, çeşitli fırsatlar kullanılarak yaşama geçirilmek isteniyor” dedi.

Türban konusunun sıradan bir kılık kıyafetten ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Uzun, “Konu sanılmasın ki, insanlarımızın kendi bireysel ve kişisel özgürlükleri ve kişisel değerler sistemi ile onların kendilerini huzurlu, rahat hissettikleri bir yaşam ortamı, özlemi arayışla ilgilidir! Bunu çok aşan, bunun ötesinde sonuçlar doğuracak bir yeni süreç işletilmeye başlanmıştır” dedi.

Anadolu’da yaşayan insanların bin yılı aşkın bir süreden beri Müslüman olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Av. Mehmet Uzun kapsamlı değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:

“Böyle bir İslamiyet çizgisinin içinden geçmişiz. İslamiyet’in Anadolu’da nasıl bir yaşam biçimi ortaya koyduğuna hepimiz tanık olduk. Anadolu’da insanlarımızın, kadınlarımızın, erkeğin birbirine yönelik bakış açısı, geride bıraktığımız dönemlere göre birbirinden çeşitli farklılıklar göstermiş, ama daima bizde kadın, Ortadoğu ülkelerinde görülenlerden çok daha saygın, çok daha ağırlıklı, çok daha eşitlikçi bir konum elde etmiştir. Bizde kadın erkek ilişkisi daha çağdaş bir ilişki olarak gelişmiştir.

Başörtüsü, bizim kültürümüzün, yaşam biçimimizin doğal bir parçasıdır. Bu konuda hiç kimsenin en küçük bir itirazı olamaz. Hayatın içinde, köyde, kentte her yerde her kesimden insanın en doğal bir şekilde, en haklı olarak kullandığı bir gelenektir. Bunda bir tereddüt yoktur. Ama onun arkasına saklanarak.”Türban’ diye tarif edilen bir kıyafet biçimini Türkiye’de kökleştirmek, yaygınlaştırmak, meşrulaştırmak, hukuksallaştırmak, anayasallaştırmak istenmektedir. Nedir bu türban? Türban nereden çıktı, 50 yıl önce türban var mı idi? 50 yıl önce insanlar müslüman değil miydi? Yani İslamiyet’in ayrılmaz bir parçası olarak sanki şimdi takdim edilmek istenen türban, gerçekten İslamiyet’in ayrılmaz bir parçası ise 40 yıl, elli yıl önce Müslüman olanlar bunun farkında değil mi idi? Yeni mi ortaya çıktı? İslamiyet yeniden mi yorumlandı? Dindarlığı belli alanlara hapseden, diğer alanlarda dinin genel mesajını boşaltan şekilci, belli davranışlarda dindarlığı arayan bir anlayış gelişiyor. Bu siyasetin kullandığı elbette inançlı Müslüman kardeşlerimiz, vatandaşlarımızdır. Elbette onların samimi duygularını, düşüncelerini kullanarak onların sırtından yapıyor, onları kullanıyor. Burada asıl hedef Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyettir.

Laik Cumhuriyetimizin gereği olarak okullarımızda, üniversitelerimizde okuyan öğrencilerin kamuda çalışan memurlarımızın, uymakla yükümlü olduğu bir kılık kıyafet biçimi elbette vardır ve olmalıdır. Eğer Üniversitelerde bu düzenleme kaldırılırsa türbanla üniversite okuyan kız çocuklarımız mezun olduklarında kamuda işe başladıklarında onlara “Türbanını çıkar” deme hakkımız olamayacaktır. Bu çocuklar öğretmen olarak okullarda, hemşire, doktor olarak hastanelerde, hâkim, savcı olarak adliyelerde görev almak istediğinde nasıl bir kargaşa doğacağını hepimiz bilmeliyiz. Güzel Türkiye’mizin o zaman nasıl bir görünüm alacağını tasavvur etmek bile istemiyoruz. Sevgi ve Saygılarımla”

Bu haber toplam 569 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim