• BIST 95.218
  • Altın 256,275
  • Dolar 5,7659
  • Euro 6,5175
  • Kmaraş 30 °C
  • Malatya 18 °C
  • Kayseri 25 °C
  • Sivas 18 °C
  • Adıyaman 31 °C
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı
  • İl Sağlık Müdürlüğü, aşırı sıcaklara karşı uyardı
  • Anız yakana, dekar başı 60 TL ceza kesilecek
  • 10 bin 843 hektar arazi toplulaştırıldı

ARTIK VATANDAŞA SAYGI SIRASI GELMEDİ Mİ?

Arif Bilgin

Yakın zamana kadar insanlarımız öncelikle subay, polis, jandarma, bekçi, gardiyan, mübaşir, zabıta gibi üniformalılara saygı ile karışık korku ve tedirginlik içinde yaklaşırdı. Bir dilekçeyi imzalatmak için bile olsa emniyete veya jandarmaya giderken çoklarının yüreği kıt kıt ederdi. Vali, kaymakam, bakan, başbakanın adı geçse yeterdi… Gençlerin çoğunun bu cümlemi iyi anlayacağı kanaatinde değilim; yaşamadıkları için abarttığımı sanacaklar; ama ben çok hafif geçtim daha…

Devletin eşyasına bile neredeyse saygı duyardı insanlarımız. Kazara bir kapıya, pencereye devletin bir eşyasına zarar verse de mahkemeye düşse adam yaralamaktan çok ceza yerdi alimallah…

Bir örnek vereyim.

Mahkeme de değil, resmi bir evrak teslimi için yirmi kadar vatandaş şimdi Kent Müzesi olan binada bir kapının önüne yığılmışlardı. Rahmetli dedem o binada görevli olduğu için onun yanına gelmiştim. Tam karşısındaki kapıda cereyan ediyordu, olaylar. Bir ara mübaşirin biri kapının eşiğine basarak boyunu yükseltti ve kalabalığa adeta talimat verdi:

‒ Kimse sesini çıhartmasın. Gapıya da yığılman. İçeri çağırdıımız şapgasını çıhartıp girsin

Bir süre sonra yeni gelenlerle daha da kalabalıklaşmışlardı. Köylü vatandaşlar, bir an önce buradaki işini bitirip alış verişini vs yapmak istiyordu. Öyle ya erkenden bitirmeli, erkenden kağnısına, traktörüne, atına eşeğine binip köyüne gidecekti. İtişme kakışma ile o dairenin kapısını açtılar ve bir iki adım da içeri girdiler. Mübaşir tekrar gelerek eliyle sanki balya itiyor gibi ite kaka hepsini geri çıkartıp bağırdı:

‒ Yav siz adam deal misiiz? Durun deyince durunsene. Bir daha beyle yaparsaaz garışmam haa

Çok sürmedi, bir daha yaptılar. Acele edenler, kendine güvenenler, bir an önce sırasını savmak isteyen gözü açıklar kapının eşikliğini aştılar. Onları gören mübaşir birden saldırdı ve “pat küt…” kimin yüzüne kimin başına, kimin koluna neresi rast geldiyse yumruk sille saldırdı ve hepsini dışarı çıkartıp kapıyı kapattı. Hepsi benim önümde süklüm püklüm duruyorlardı; biri de ağzını açıp “Sen kim oluyorsun da bize vuruyorsun?” falan demek şöyle dursun, tek bir hece söylemediler…

Hadi şimdi de birisi yapsın da görelim.. Adamlar -gemi azıya almış teröristler diyelim- kendilerini engellemeye hatta kavgayı aralamaya çalışan polislere bile saldırıyorlar, vuruyorlar, dövüyorlar…

Artık insana saygı dönemi başlamalı. Her türlü hizmetten, toplu taşıma araçlarına, resmi dairelerden okullara, öğrencilere kadar bir saygı çerçevesi içinde hareket edilmeli.

Dün hastahane de idik. Saat 13.00’te randevulu olarak gittik. “Saat 13.00’te hastahane açık mı ki” demeyin; biz de randevu alırken sorduk, “Evet o doktor böyle kayıt alıyor” dediler. Geldik beklemeye başladık. Saat 13.00 oldu, 13.20 oldu, 13.30 oldu kimseler yok. Listede bizzat saydığım 36 insan bekliyor. Sonra eklenenler de olmuştur.

Kendi kendine veya yanındakine şikâyetlerden aktarayım: Kimisi iki ayrı yerde muayene olacak, buradaki zamanı aşılırsa ötekini de kaçıracak. Kimisi randevu saatinde biteceğini tahmin ettiği için yolculuğunu ona göre başlatacak, gecikirse her şey yatacak. vs vs…

Sakın, bu halden şikâyet ettiğimi sanmayın; zira kayıt memuresinden gecikme sebebini öğrenince saygı içinde beklemeye başladık. Hatta iki de bir homurdananlar, mırıldananlar olursa ve kulağıma gelirse açıklama yaptım:

‒ Arkadaşım, acile ağır bir hasta gelmiş. Doktor bey onunla ilgileniyormuş. İşini bitirince gelecekmiş.

Nitekim 14.00 civarında yorgun bir halde geldi ve muayenesine başladı.

Şikâyetim şu: Bu kadar insana neden SAYGI DUYULMUYOR ve bir yetkili ağzıyla “Arkadaşlar, doktor bey şu sebepten gecikecek, bilginiz olsun…” diye bir açıklama yapılmıyor? İnanın o kadar çok şey değişecek, o kadar gerilen sinirler gevşeyecek, küfür etme noktasına gelenlerin dilleri ağzında düğümlenip kalacak, küçük bir işi varsa onu görüp gelenler bile olacak…

Evet, vatandaşlar vaktinde resmi insanlar şöyle dursun eşyalara bile saygı duydu; şimdi siz de biraz vatandaşlarımıza saygı duyunuz…

Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim